Perinçek’ten X Odasında Çarpıcı Çıkış: “600 Bin İnsan Katılsa Korkmam!”
Doğu Perinçek, X odasında yaptığı açıklamalarda FETÖ ile geçmişte ilişkili oldukları iddia edilen kişilere seslendi: “FETÖ’yü mahkûm edin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle birleşin. 600 bin insan katılsa korkmam.”
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, X platformunda düzenlenen “Terörsüz Türkiye: Dr. Doğu Perinçek” başlıklı odada dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 9,7 bin kişinin katıldığı görülen yayında Perinçek, PKK için hazırlanan af modeli, FETÖ ile mücadele, hukuk devleti, toplumsal bütünleşme, iç cephe ve Türkiye’nin güvenlik politikalarına ilişkin soruları yanıtladı.
Yayında, FETÖ ile geçmişte bağlantılı oldukları iddia edilen ve yurt dışında bulunan bazı kişilerin sorularına da cevap veren Perinçek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle bütünleşme iradesi gösteren herkesin kazanılması gerektiğini savundu.
İlgili Arşiv Video
FETÖ Araştırma Raporu Neden Hükümsüz Kaldı? İhmaller Mi, Bürokrasideki Aksaklıklar Mı?
Perinçek’in en çarpıcı çıkışı ise PKK için hazırladıkları af modelinin FETÖ için de uygulanabileceğini söylemesi oldu.
“PKK İçin Hazırlanan Af Modeli FETÖ İçin de Olabilir”
Perinçek, Vatan Partisi’nin PKK yönetici ve mensupları için 14 maddelik bir af kanunu teklifi hazırladığını belirtti. Bu teklifin en kritik maddesinin, kişinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle bütünleşme iradesini açıkça beyan etmesi olduğunu söyledi.
Perinçek, bu modelin FETÖ için de uygulanabileceğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
“PKK için bizim hazırladığımız o af kanunu FETÖ için de olabilir. Onun kamuoyu yaratılabilir.”
Perinçek’e göre kişi, açık şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle bütünleşme iradesi gösterdiği anda artık farklı bir konuma geçer.
“O irade ifade edildiği zaman artık o insan farklı bir insandır.”
“Aynı Şeyi FETÖ Mensupları İçin de Yapabiliriz”
Perinçek, PKK için önerdikleri modelde kişinin yazılı başvuru veya mahkeme huzurunda beyan yoluyla aftan yararlanabileceğini söyledi. Bu beyanın temelinde ise “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle bütünleşme” iradesi yer alıyor.
Perinçek, aynı yöntemin FETÖ ile geçmişte ilişkili olmuş kişiler için de gündeme gelebileceğini belirtti:
“Aynı şeyi Fethullah terör örgütü mensupları için de yapabiliriz, yapmamız da gerekir.”
Bu açıklama, yayının en çok tartışılacak başlığı oldu. Perinçek’in önerisi, yalnızca suçsuz olduğunu söyleyen kişileri değil, suç işlemiş olanları da kapsayan geniş bir siyasi-hukuki model olarak öne çıktı.
“Benim Önerim Uçak Kaldıranları da Kapsıyor”
Perinçek, FETÖ ile mücadelede yalnızca suçsuzların ayıklanmasının yeterli olmayacağını savundu. Ona göre asıl mesele, suç işlemiş olanların da Türkiye’ye yeniden kazandırılması.
Perinçek, bu konuda şu ifadeyi kullandı:
“Benim önerim uçak kaldıran, tanka binip o suçları işleyenleri de içeren bir öneri.”
Perinçek, FETÖ meselesinin yalnızca adil yargılanma, mağduriyet veya etkin pişmanlık başlıklarıyla çözülemeyeceğini söyledi. Vatan Partisi liderine göre Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, daha köklü ve kapsayıcı bir çözüm.
“Suçlu-Suçsuz Ayrımına Girersek Bu İş Batar”
Yayında bir katılımcı, 2018’de doktora yapmak için yurt dışına çıktığını, Balyoz, Ergenekon ya da darbe süreciyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, yurt dışında akademik çalışma ve yayıncılık yaptığını söyledi. Katılımcı, hakkında açılan davaları göremediğini, iddianamelere ulaşamadığını ve mal varlığına el konulduğunu belirterek Perinçek’in önerisini eleştirdi.
Katılımcı, “Hiçbir suç işlememiş olsan bile devlet seni mağdur etmişse, çözüm yine devlete kendini affettirmek mi olacak?” sorusunu yöneltti.
Perinçek ise çözüm önerisinin suçlu-suçsuz ayrımı yapmaya dayalı olmadığını söyledi:
“Ben suç işleyen, suç işlemeyen ayrımı yapıp oradan adil yargılama yoluyla sistemin içinde bir çözüm önermiyorum.”
Perinçek’e göre bu ayrım yapıldığı anda süreç yeniden uzun yargılama dosyalarına döner.
“Tanka binenle hiçbir şeye karışmamış, yurt dışına gitmiş olanı ayıralım dediğiniz zaman, o yargılama işine girer. Oraya girdin mi oradan çıkılmaz.”
“497 Bin mi, 600 Bin mi; Hiçbirinden Vazgeçmem”
Yayında FETÖ soruşturmaları kapsamında yüz binlerce kişinin mağduriyet yaşadığı, 497 bin veya 600 bin civarında kişinin farklı şekillerde soruşturma ve yargı süreçlerine dahil edildiği yönünde değerlendirmeler yapıldı.
Perinçek, rakam ne olursa olsun hiçbir vatandaştan vazgeçmeyeceklerini söyledi:
“497 bin dediniz, kaç yüz binse; ben hiçbirinden vazgeçmemeyi hedefleyen bir çözüm öneriyorum.”
Perinçek, bu yaklaşımın temelinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle birleşme iradesinin bulunduğunu vurguladı.
“600 Bin İnsan Katılsa Korkmam”
Perinçek, FETÖ ile geçmişte ilişkili olmuş kişilere Vatan Partisi’ne katılma çağrısı da yaptı. Kendisinin FETÖ davaları nedeniyle yıllarca hapis yattığını hatırlatan Perinçek, buna rağmen geçmişte kendisine düşmanlık yapanlar dahil herkesi kazanmaya çalıştığını söyledi.
Perinçek, “600 bin insan katılsa ben bundan korkmam” diyerek, Vatan Partisi’nin samimi dönüş iradesi gösteren herkese açık olduğunu savundu.
“FETÖ örgütünde geçmişte şu veya bu şekilde görev almış insanlar Vatan Partisi’ne katılıyorlar. Biz onları bağrımıza basıyoruz ve katıldıkları andan itibaren hepsi bizim eşitimiz.”
“Uzlaşı Değil, Devlet ve Milletle Birleşme”
Perinçek, konuşmasında özellikle “uzlaşı” kavramına karşı çıktı. Ona göre bu kavram, devlet ile FETÖ arasında iki taraflı bir müzakere varmış gibi yanlış bir izlenim oluşturuyor.
Perinçek bu konuda net konuştu:
“Uzlaşı kelimesini bırakın. Burada iki taraf yok. Bir tane Türkiye Cumhuriyeti Devleti var, bir tane Türk milleti var.”
Perinçek’e göre FETÖ ile geçmişte ilişkili olmuş kişilerin yapması gereken şey, örgütü açıkça mahkûm ederek Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle birleşme iradesi göstermektir.
“FETÖ’yü Mahkûm Edin”
Perinçek, FETÖ ile geçmişte temas etmiş kişilere doğrudan çağrı yaptı. FETÖ’nün Amerika ile bağlantılı bir örgütlenme olduğunu savunan Perinçek, bu yapıyla her türlü bağın vicdani ve samimi biçimde reddedilmesi gerektiğini söyledi.
ilgili Arşiv Haber
Göründükleri Gibi Değil
Perinçek’in önerdiği çerçeve şöyle oldu:
“FETÖ Amerika ile bağlantılı bir örgütlenmedir. Biz bunu mahkûm ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine bağlıyız. Ülkemizin üretiminde, sanayisinde, tarımında, cephesinde görev almaya hazırız.”
“Adil Yargılanma Önemli Ama FETÖ Sorununun Özü Değil”
Yayında hukuk devleti, adil yargılanma, bireysel sorumluluk ve hukuki öngörülebilirlik de gündeme geldi. Bir katılımcı, terörle mücadele eden devletlerin en önemli sınavlarından birinin hukuk devleti ilkesini korumak olduğunu belirterek, öncelikli reformların ne olması gerektiğini sordu.
Perinçek, adil yargılanmanın önemli olduğunu kabul etti ancak FETÖ meselesinin yalnızca bu çerçevede çözülemeyeceğini savundu.
“Adil yargılanma önemli. Ben de bir hukuk hocasıyım. Fakat bu, FETÖ ile ilgili problemi çözmenin özü değil.”
Perinçek, FETÖ konusunda ortada somut suçlar bulunduğunu belirterek 15 Temmuz darbe girişimine atıf yaptı:
“Hareket eden tanklar var, uçan uçaklar var, atılan bombalar var, öldürülen insanlar var, yapılan bir darbe var.”
Perinçek’e göre suçsuzların adil yargılanma yoluyla kurtulması önemli olsa da, asıl mesele suç işlemiş olanların da Türkiye’ye yeniden kazandırılmasıdır.
“Yönetici-Mensup Ayrımı Yaparsanız Bu İş Batar”
Perinçek, af ve bütünleşme sürecinde yönetici-mensup, silaha sarılmış-sarılmamış gibi ayrımlar yapılmasına karşı çıktı. Bu ayrımların süreci kilitleyeceğini savundu.
“Yönetici, mensup ayrımı; silaha sarılmış, sarılmamış ayrımı yapmaya başladığınız zaman bu iş batar.”
Perinçek, Türkiye’nin Ege, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Yunanistan kıyılarındaki Amerikan üsleri ve İsrail üzerinden tehdit altında olduğunu ileri sürdü. Bu nedenle Türkiye’nin iç cephedeki sorunlarını hızla çözmesi gerektiğini söyledi.
“Devlet Buna Evet Demek Zorunda”
Perinçek, önerdiği modelin nihai olarak devlet iradesine dönüşmesi gerektiğini belirtti.
“Bu çabamızı devletin iradesine dönüştüreceğiz” diyen Perinçek, hem yasama hem de yürütme organlarının devreye girmesi gerektiğini söyledi.
Perinçek, “Devlet buna evet demek zorunda” ifadelerini kullandı.
Ancak Perinçek, yalnızca mevcut hükümete işaret etmediğini, bu sürecin yeni bir siyasi iradeyle çözülebileceğini de söyledi:
“O hükümeti, o devleti de hep birlikte kuracağız.”
“Ulusal Kanal’da Milyonların Önünde Konuşalım”
Perinçek, X odasındaki tartışmanın daha geniş kamuoyu önünde sürdürülmesini önerdi. Ulusal Kanal’da özel bir program yapılabileceğini belirterek, katılımcıların telefonla bağlanıp sorularını sorabileceğini söyledi.
“Bir buçuk saat, iki saat, üç saat; kaç saat istiyorsanız sorularınızı sorun. Bütün milyonların önünde bunları konuşalım.”
Perinçek, böyle bir programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve vatandaşların izleyebileceğini söyledi.
“İç Cephe Sadece Güvenlikle Kurulmaz”
Yayında Türkiye’nin iç bünyesinin nasıl güçlendirileceği de soruldu. Perinçek, güçlü bir iç cephenin yalnızca güvenlik politikalarıyla kurulamayacağını belirtti.
“Sırf güvenlik politikasıyla olmaz.”
Perinçek, ekonomik adalet, toplumsal dayanışma, hukuk, eğitim, liyakat ve kültürel değerlerin iç cephenin temel unsurları olduğunu söyledi.
“Milletin bir kısmı açlığın kenarında. Kirasını ödeyemiyor, bakkala, kasaba borcu yığılıyor, çocuğunu okula gönderemiyor. Ekonomide paylaşmacı olmamız lazım.”
Perinçek’e göre devlet, sosyal dayanışmayı kişilerin vicdanına bırakmamalı; refahın daha adil paylaşılmasını sağlamalıdır.
“Cemaat Değil, Demokratik Sivil Toplum”
Yayında cemaat tipi yapılardan ayrılan kişilerin yaşadığı aidiyet ve sosyal çevre boşluğu da gündeme geldi. Perinçek, modern toplumda insanların yalnızlaştığını, bu nedenle farklı topluluklarda aidiyet aradığını söyledi.
Ancak cemaat tipi yapılardaki “şeyh-mürit”, “bendelik” ve “kulluk” ilişkilerine karşı çıktı. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz” sözünü hatırlatan Perinçek, yeni aidiyet alanlarının modern ve demokratik sivil toplum yapıları olması gerektiğini söyledi.
Perinçek’e göre dernekler, sendikalar, meslek örgütleri, hemşehri dernekleri, yardım kuruluşları ve dayanışma platformları bu boşluğu doldurabilir.
“Hiç Kimseden Vazgeçmiyoruz”
Perinçek, konuşmasının sonunda “hiç kimseden vazgeçmeme” mesajı verdi.
“Bizim kazanacağımız hacmin içinde, iklimin içinde herkes var. Hiç kimseden vazgeçmiyoruz. Herkesi kazanmaya çalışacağız. Kazanabileceğimizi kazanırız, kazanamadığımızı kazanamayız. Ama biz hiç kimseyi baştan hariç tutmuyoruz.”
Perinçek, katılımcılara umutlu olmaları çağrısında da bulundu:
“Sizler de umutlu olun, buradan başarıyla çıkacağız.”
İlgili Arşiv Haber
15 Temmuz’un 9. Yılı…
Doğu Perinçek’in X odasındaki açıklamaları, FETÖ tartışmasında alışılmış “mağduriyet”, “adil yargılanma”, “etkin pişmanlık” ve “cezalandırma” başlıklarının ötesine geçen siyasi bir öneri olarak dikkat çekti.
Perinçek’in yaklaşımı üç temel başlıkta özetlenebilir:
FETÖ’nün Türkiye’ye karşı suç işlediğinin açıkça kabul edilmesi.
FETÖ ile geçmişte ilişkili olmuş kişilerin örgütü mahkûm ederek Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle bütünleşme iradesi göstermesi.
Bu iradeyi gösteren kişilerin suçlu-suçsuz ayrımı yapılmadan geniş bir siyasi-hukuki düzenlemeyle kazanılması.
Ancak Perinçek’in “uçak kaldıranları da kapsayan çözüm”, “yönetici-mensup ayrımı yapmayın” ve “600 bin insan katılsa korkmam” sözleri kamuoyunda geniş tartışma yaratacak nitelikte.
İlgili Arşiv Video

