Prof. Dr. Cemal Yıldız: “Türk-Alman Üniversitesi, İki Ülkenin Ortak Geleceğini İnşa Eden Stratejik Bir Bilim Köprüsüdür”

Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkiler yalnızca diplomatik ve ekonomik alanlarla sınırlı değil. Bilim, eğitim ve teknoloji alanında kurulan ortaklıklar da iki ülke arasındaki en kalıcı bağlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu ortaklığın en önemli kurumlarından biri olan Türk-Alman Üniversitesi, uluslararası eğitim modeli, çift diploma imkânları ve mezunlarının yüksek istihdam oranıyla dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Cemal Yıldız: “Türk-Alman Üniversitesi, İki Ülkenin Ortak Geleceğini İnşa Eden Stratejik Bir Bilim Köprüsüdür”
Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız, Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’nin sorularını yanıtlayarak üniversitenin gelecek vizyonunu, Türkiye-Almanya akademik iş birliğini ve gençlere sunduğu uluslararası fırsatları değerlendirdi.
Prof. Dr. Cemal Yıldız: “Türk-Alman Üniversitesi, İki Ülkenin Ortak Geleceğini İnşa Eden Stratejik Bir Bilim Köprüsüdür”
Prof. Dr. Cemal Yıldız: “Türk-Alman Üniversitesi, İki Ülkenin Ortak Geleceğini İnşa Eden Stratejik Bir Bilim Köprüsüdür”
Prof. Dr. Cemal Yıldız: “Türk-Alman Üniversitesi, İki Ülkenin Ortak Geleceğini İnşa Eden Stratejik Bir Bilim Köprüsüdür”
Prof. Dr. Cemal Yıldız: “Türk-Alman Üniversitesi, İki Ülkenin Ortak Geleceğini İnşa Eden Stratejik Bir Bilim Köprüsüdür”
Prof. Dr. Cemal Yıldız: “Türk-Alman Üniversitesi, İki Ülkenin Ortak Geleceğini İnşa Eden Stratejik Bir Bilim Köprüsüdür”
Prof. Dr. Cemal Yıldız: “Türk-Alman Üniversitesi, İki Ülkenin Ortak Geleceğini İnşa Eden Stratejik Bir Bilim Köprüsüdür”

Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi, Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız ile üniversitenin bugününü ve gelecek vizyonunu konuştu. Yapay zekâdan dijital dönüşüme, sanayi iş birliklerinden Almanya’da yaşayan Abitur mezunu Türk gençlerine sunulan fırsatlara kadar birçok önemli başlık bu özel röportajda ele alındı.

Bilim diplomasisinin en güçlü örneklerinden biri

Küresel rekabetin giderek bilgi üretimi üzerinden şekillendiği günümüzde üniversiteler artık yalnızca eğitim veren kurumlar değil; aynı zamanda ülkelerin bilim diplomasisini, ekonomik kalkınmasını ve uluslararası rekabet gücünü belirleyen stratejik merkezler olarak görülüyor.

Türkiye ile Almanya’nın ortak yükseköğretim projesi olarak kurulan Türk-Alman Üniversitesi de bu anlayışın önemli örneklerinden biri. İki farklı akademik geleneği aynı çatı altında buluşturan üniversite, yetiştirdiği mezunlarla yalnızca iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap vermeyi değil; aynı zamanda iki ülke arasında uzun vadeli bilimsel ve teknolojik iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Bugün mezunlarının Türkiye’de ve Almanya’da kamu kurumlarından uluslararası şirketlere, araştırma merkezlerinden teknoloji girişimlerine kadar geniş bir yelpazede görev alması, bu modelin başarısını ortaya koyuyor.

Peki Türk-Alman Üniversitesi geleceğe nasıl hazırlanıyor?

Yapay zekâ çağında üniversitenin yeni vizyonu ne olacak?

Sanayi ile kurulan iş birlikleri nasıl geliştirilecek?

Ve Almanya’da yaşayan binlerce Abitur mezunu Türk genci için hangi fırsatlar bulunuyor?

Tüm bu soruları Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız’a yönelttik.

“Mezunlarımız iki ülke arasındaki akademik iş birliğinin en somut sonucudur”

Mustafa Ekşi: Sayın Rektörüm, öncelikle bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. İlk sorumu mezun istihdamı üzerine sormak istiyorum.

Türk-Alman Üniversitesinin mezun istihdamındaki başarısını Türkiye ile Almanya arasındaki akademik ve ekonomik iş birliğinin en somut çıktılarından biri olarak değerlendirebilir miyiz?

Prof. Dr. Cemal Yıldız: Öncelikle Üniversitemize gösterdiğiniz ilgi için ben teşekkür ediyorum.

Bu vesileyle sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.

Sorunuza gönül rahatlığıyla “evet” diyebilirim.

Türk-Alman Üniversitesinin mezun istihdamındaki başarısını, Türkiye ile Almanya arasında yıllardır sürdürülen akademik ve ekonomik iş birliğinin en somut sonuçlarından biri olarak görüyorum.

Üniversitemiz yalnızca iki ülkenin yükseköğretim sistemlerini bir araya getiren bir kurum değildir.

Aynı zamanda akademik bilginin sanayiyle, teknolojiyle ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluştuğu özgün bir iş birliği modelidir.

Kuruluşumuzdan bu yana Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD) ve Almanya’daki 39 partner üniversitemizle yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde öğrencilerimiz iki farklı akademik geleneğin güçlü yönlerini aynı eğitim süreci içerisinde deneyimleme fırsatı elde ediyor.

Çift diploma imkânları, öğrenci değişim programları ve ortak bilimsel araştırmalar bu modelin en önemli unsurlarını oluşturuyor.

Dolayısıyla bugün ortaya çıkan mezun başarısı, Türkiye-Almanya iş birliğinin yalnızca teoride kalan bir yaklaşım olmadığını; ölçülebilir ve somut sonuçlar üreten başarılı bir model olduğunu açıkça gösteriyor.

“İş dünyasında tercih edilen mezunlar yetiştiriyoruz”

Mustafa Ekşi:Bu eğitim modelinin mezunlara sağladığı en önemli avantajlar nelerdir?

Prof. Dr. Cemal Yıldız: Mezunlarımız yalnızca güçlü akademik bilgiyle mezun olmuyor.

Aynı zamanda Almanca ve İngilizce dil yetkinliği, uluslararası çalışma kültürüne uyum sağlayabilme becerisi ve disiplinler arası düşünebilme kabiliyetiyle iş dünyasında önemli avantaj elde ediyorlar.

Bunun somut göstergelerinden biri de Kariyer.net tarafından hazırlanan “İşverenlerin Tercihi Üniversite Endeksi”nde Türk-Alman Üniversitesinin Türkiye genelinde dördüncü sırada yer almasıdır.

Ancak bizim için başarı sadece istihdam oranlarından ibaret değildir.

Asıl önemli olan mezunlarımızın Türkiye’de ve Almanya’da bilimsel üretime, ekonomik kalkınmaya ve toplumsal gelişime sağladıkları katkıdır.

Biz bunun çok daha değerli olduğuna inanıyoruz.

“Başarıyı yalnızca istihdam rakamlarıyla ölçmüyoruz”

Mustafa Ekşi: Yeni dönemde Türk-Alman Üniversitesinin temel vizyonu hangi alanlarda şekillenecek?

Prof. Dr. Cemal Yıldız: En temel hedefimiz kuruluşumuzdaki güçlü iş birliği ruhunu daha da ileriye taşımaktır.

Başarımızı yalnızca mezunlarımızın iş bulma oranlarıyla değerlendirmiyoruz.

İki ülke arasında ortaya koyduğumuz bilimsel üretim, yetiştirdiğimiz nitelikli insan kaynağı ve geleceğin sorunlarına sunduğumuz çözümler bizim için çok daha büyük önem taşıyor.

Türk-Alman Üniversitesi önümüzdeki yıllarda da bu vizyon doğrultusunda çalışmalarını sürdürecektir.

“Yapay zekâ artık yalnızca mühendisliğin değil, bütün disiplinlerin konusu”

Dünyada yükseköğretim kurumları, yapay zekâ ve dijital dönüşüm ekseninde yeni bir yapılanma sürecine girerken, Türk-Alman Üniversitesi de bu değişime hazırlanan öncü kurumlar arasında yer alıyor.

Rektör Prof. Dr. Cemal Yıldız’a göre geleceğin üniversitesi, yalnızca teknik bilgi aktaran bir eğitim kurumu değil; teknolojiyi etik, hukuki ve toplumsal boyutlarıyla ele alan çok disiplinli bir bilgi merkezi olmak zorunda.

Mustafa Ekşi: Sayın Rektörüm, yapay zekâ ve dijital dönüşüm bugün dünyanın en önemli gündemlerinden biri. Türk-Alman Üniversitesi bu dönüşümün neresinde yer alıyor?

Prof. Dr. Cemal Yıldız: Bugün yapay zekâ, veri bilimi, dijital dönüşüm, yeşil teknolojiler ve ileri üretim sistemleri neredeyse bütün sektörleri yeniden şekillendiriyor.

Artık bu dönüşüm yalnızca mühendislik alanlarını ilgilendirmiyor.

Hukuktan ekonomiye, iletişim bilimlerinden kültür çalışmalarına kadar her disiplin yeni döneme hazırlanmak zorunda.

Biz de üniversite olarak eğitim programlarımızı bu anlayış doğrultusunda sürekli güncelliyoruz.

Disiplinler arası eğitim modellerimizi geliştiriyor, araştırma merkezlerimizi güçlendiriyor ve uygulama odaklı çalışmalara daha fazla ağırlık veriyoruz.

Çünkü geleceğin dünyasında bilgi üretmenin yolu farklı disiplinleri birlikte çalıştırabilmekten geçiyor.

“Üniversite ile sanayi arasındaki duvarları kaldırıyoruz”

Türkiye’de yükseköğretim kurumlarının en önemli hedeflerinden biri de teorik bilgiyi doğrudan üretime dönüştürebilmek.

Türk-Alman Üniversitesi bu konuda Almanya’nın uygulamalı eğitim modelinden de yararlanarak öğrencileri eğitim sürecinde sektörle buluşturmayı hedefliyor.

Mustafa Ekşi: Sanayi ile kurulan iş birliklerini nasıl geliştirmeyi planlıyorsunuz?

Prof. Dr. Cemal Yıldız: Üniversite-sanayi iş birliğini öğrencilerimizin eğitim hayatının doğal bir parçası hâline getiriyoruz.

Türkiye’deki ve Almanya’daki şirketlerle daha fazla ortak proje yürütmeyi hedefliyoruz.

Bunun yanında staj programları, uygulamalı eğitimler ve mentorluk sistemlerini de genişleteceğiz.

Amacımız yalnızca öğrencileri mevcut mesleklere hazırlamak değil.

Onların yeni iş alanları geliştirebilen, girişimci düşünebilen ve teknolojik dönüşüme yön verebilen bireyler olarak yetişmelerini istiyoruz.

Endüstri 4.0 çağında ihtiyaç duyulan insan profili tam da budur.

Araştırma Laboratuvarları Uygulama ve Araştırma Merkezimiz ile Dijital Dönüşüm Uygulama ve Araştırma Merkezimiz de bu hedef doğrultusunda önemli çalışmalar yürütüyor.

Bilim üretmek kadar teknolojiyi doğru yönetmek de önemli

Rektör Cemal Yıldız’a göre geleceğin en önemli tartışmalarından biri yalnızca yeni teknolojiler geliştirmek olmayacak.

Bu teknolojilerin etik, hukuki ve toplumsal etkilerini doğru yönetebilmek de üniversitelerin temel sorumlulukları arasında yer alacak.

Mustafa Ekşi: Araştırma alanında nasıl bir vizyon ortaya koyuyorsunuz?

Prof. Dr. Cemal Yıldız: Hedefimiz Türk-Alman Üniversitesini yalnızca eğitim veren bir kurum olarak değil;

iki ülkenin araştırmacılarının, girişimcilerinin ve sanayi temsilcilerinin buluştuğu uluslararası bir bilim ve üretim merkezi hâline getirmek.

Bu doğrultuda laboratuvarlarımızı güçlendiriyoruz.

Araştırma projelerimizi artırıyoruz.

Yeni programlar geliştiriyoruz.

Özellikle yapay zekânın güvenli, etik ve insan odaklı biçimde süreçlerimize entegre edilmesine büyük önem veriyoruz.

Teknoloji üretmek elbette çok önemli.

Ancak teknolojinin toplum üzerindeki etkilerini doğru yönetebilmek de en az bunun kadar önem taşıyor.

Üniversitelerin önümüzdeki dönemde üstleneceği en önemli görevlerden biri de bu olacaktır.

“Abitur diplomasına sahip Türk gençleri için önemli bir fırsat sunuyoruz”

Türk-Alman Üniversitesi, yalnızca Türkiye’deki öğrenciler için değil, Almanya’da yaşayan binlerce Türk genci için de uluslararası nitelikte bir eğitim alternatifi sunuyor. Özellikle Abitur diplomasına sahip öğrenciler, Türkiye ile Almanya’nın ortak yükseköğretim modeli içerisinde eğitim alma fırsatı yakalıyor.

Rektör Prof. Dr. Cemal Yıldız, Almanya’daki Türk gençlerine bu imkânlardan yararlanma çağrısında bulundu.

Mustafa Ekşi: Sayın Rektörüm, Almanya’da yaşayan ve Abitur diplomasına sahip Türk gençlerine nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Prof. Dr. Cemal Yıldız: Türk-Alman Üniversitesi, Almanya’da yaşayan gençlerimiz için gerçekten önemli bir fırsat sunuyor.

Abitur diplomasına ve gerekli diploma notuna sahip adaylar, uluslararası öğrenci kontenjanı kapsamında Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden başvurularını gerçekleştirebiliyor.

Bu sayede Almanya’da edindikleri akademik birikimi Türkiye’de geliştirme imkânı buluyorlar.

Aynı zamanda iki ülkenin ortak yükseköğretim modeli içerisinde uluslararası bir eğitim ortamında kariyerlerini şekillendirme fırsatı elde ediyorlar.

Bu yönüyle Türk-Alman Üniversitesi, iki ülke arasında eğitim alanında güçlü bir köprü oluşturmaya devam ediyor.

“Gençlerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına hazırlıyoruz”

Rektör Prof. Dr. Cemal Yıldız, röportajın sonunda gençlere seslenirken üniversitenin temel hedefini de özetledi.

Mustafa Ekşi: Son olarak gençlere vermek istediğiniz mesaj nedir?

Prof. Dr. Cemal Yıldız: Türk-Alman Üniversitesi, Türkiye ile Almanya’nın birlikte düşündüğü, birlikte ürettiği ve geleceği birlikte inşa ettiği stratejik bir yükseköğretim kurumudur.

Biz gençlerimizi yalnızca bugünün mesleklerine hazırlamıyoruz.

Asıl hedefimiz onları geleceğin dünyasına hazırlamak.

Uluslararası akademik iş birliklerimiz, güçlü öğretim kadromuz, araştırma altyapımız ve çok dilli eğitim modelimiz sayesinde öğrencilerimizi küresel ölçekte rekabet edebilecek donanımla yetiştiriyoruz.

Beykoz’daki kampüsümüzde attığımız her adım, aslında Türkiye ile Almanya’nın ortak geleceğine yapılan bir yatırımdır.

Bugün mezunlarımızın ulaştığı başarı, bu vizyonun yalnızca başlangıcıdır.

Önümüzdeki yıllarda bunu çok daha ileriye taşıyacağımıza inanıyoruz.

Bu vesileyle emeği geçen tüm akademisyenlerimize, idari personelimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyor; gençlerimizi ve ailelerini Türk-Alman Üniversitesini yakından tanımaya davet ediyorum.

Türk-Alman Üniversitesi, kuruluşundan bu yana iki ülke arasındaki akademik iş birliğini kurumsal bir yapıya dönüştüren en önemli yükseköğretim projelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Rektör Prof. Dr. Cemal Yıldız’ın açıklamaları, üniversitenin klasik bir eğitim kurumunun ötesine geçerek bilim diplomasisi, teknoloji üretimi ve uluslararası araştırma kapasitesi ekseninde yeni bir vizyon benimsediğini ortaya koyuyor.

Özellikle yapay zekâ, dijital dönüşüm, Endüstri 4.0, uygulamalı eğitim ve üniversite-sanayi iş birliklerine yapılan vurgu, yükseköğretimin geleceğine yönelik stratejik bir yaklaşımı yansıtıyor.

Almanya’da yaşayan Abitur mezunu Türk gençlerine yönelik davet ise yalnızca bireysel eğitim fırsatı sunmuyor; aynı zamanda iki ülke arasında yetişmiş insan kaynağının güçlenmesine katkı sağlayacak uzun vadeli bir vizyonun parçası olarak değerlendiriliyor.

Bugün Avrupa’da eğitim, bilim ve teknoloji alanındaki rekabet giderek artarken, Türk-Alman Üniversitesi’nin uluslararası ortaklık modeli ve çift dilli eğitim yapısı, mezunlarına küresel ölçekte önemli avantajlar sunuyor.

MEDYA.BERLİN NOTU

Prof. Dr. Cemal Yıldız’ın açıklamaları, Türk-Alman Üniversitesi’nin yalnızca akademik başarıya odaklanan klasik bir yükseköğretim modeli yerine; araştırma, teknoloji geliştirme, sanayi iş birlikleri ve uluslararası rekabet gücünü esas alan yeni nesil bir üniversite vizyonu oluşturmayı hedeflediğini gösteriyor.

Özellikle yapay zekânın etik kullanımı, Endüstri 4.0’a uygun insan kaynağı yetiştirilmesi ve Almanya ile ortak araştırma kapasitesinin artırılması, üniversitenin önümüzdeki yıllardaki stratejik yol haritasının temel başlıkları arasında yer alıyor.

ÖNE ÇIKAN 10 MESAJ

• Türk-Alman Üniversitesi, Türkiye ile Almanya arasındaki akademik iş birliğinin en somut örneklerinden biri.

• Mezunlar yalnızca diploma değil, uluslararası çalışma kültürü kazanıyor.

• DAAD ve 39 Alman partner üniversitesiyle güçlü akademik ağ oluşturuluyor.

• Yapay zekâ ve dijital dönüşüm üniversitenin yeni stratejisinin merkezinde yer alıyor.

• Üniversite-sanayi iş birlikleri daha da genişletilecek.

• Endüstri 4.0’a uygun girişimci insan kaynağı yetiştirilmesi hedefleniyor.

• Yapay zekânın etik ve güvenli kullanımı öncelikli araştırma alanlarından biri olacak.

• Abitur diplomasına sahip Türk gençleri için uluslararası eğitim fırsatı sunuluyor.

• Türk-Alman Üniversitesi iki ülke arasında bilim diplomasisinin önemli aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor.

• Hedef, yalnızca bugünün değil geleceğin dünyasına yön verecek mezunlar yetiştirmek.

İlgili ArşivVideo