Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete

Türk-Alman İşverenler Birliği’nin (TDU) düzenlediği ve Nalan Siper’in moderatörlüğünü yaptığı podyumda, Berlin siyasetinin önde gelen isimleri kentin ekonomik geleceğini tartıştı. CDU büyüme ve uluslararası bağlantıları, SPD bürokrasinin azaltılması ve startup çözümlerini, Yeşiller yenilenebilir enerji ve inovasyonu, FDP girişimci dostu yönetimi, Sol Parti satın alma gücü ve küçük işletmeleri, BSW ise enerji fiyatları, ulaşım ve ticari kiraları öne çıkardı.

Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete
Türk-Alman İşverenler Birliği’nin (TDU) 11 Eylül 2026’da düzenlediği podyum tartışmasında Berlin seçimlerinin Spitzenkandidaten’ları, kentin ekonomi politikalarını ve geleceğini tartıştı. Moderasyonu gazeteci Nalan Siper üstlendi. Fotoğraf: Ekşi
Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete
Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete
Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete
Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete
Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete
Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete
Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete
Berlin Ekonomisi İçin Altı Farklı Reçete

Berlin’in ekonomik geleceği, işletmelerin karşılaştığı bürokratik engellerden enerji maliyetlerine, BER Havalimanı’ndan startup politikasına ve göçmen kökenli girişimcilerin desteklenmesine kadar geniş bir çerçevede tartışıldı.

Panelde CDU’dan Stefan Evers, SPD’den Steffen Krach, FDP’den Christoph Meyer, Die Linke’den Elif Eralp, BSW’den Alexander King ve Bündnis 90/Die Grünen temsilcisi, Berlin ekonomisinin sorunlarına farklı çözüm önerileri sundu.

Stefan Evers(CDU): Berlin büyümenin başkenti olmalı

CDU’lu Stefan Evers, Berlin’in ekonomik gelişmede artık Almanya’nın gerisinde kalan kentlerinden biri olmadığını savundu. Kentin girişimcilik ve inovasyon kapasitesine dikkat çeken Evers, Berlin’in şirketlerin yalnızca kurulduğu değil, aynı zamanda büyüyebildiği bir merkez haline gelmesi gerektiğini söyledi.

Evers, “Gelecek yıl büyümenin başkenti olmalıyız” mesajını verirken, Berlin’de kurulan şirketlerin büyüme aşamasına geldiklerinde başka merkezlere gitmesini önleyecek koşulların oluşturulmasını istedi.

BER’den yeni uzun mesafe bağlantılarının önemine de değinen Evers, bu konuda Federal Şansölye Friedrich Merz’in kişisel girişimlerini övdü. Yeni bağlantıların Berlin ekonomisine önemli katkı sağlayacağını savundu.

Chistoph Meyer(FDP): Berlin kamu kaynaklı büyümeye güvenemez

FDP’li Christoph Meyer ise Evers’in ekonomik tabloya ilişkin iyimser yaklaşımına itiraz etti.

Meyer, Berlin’de son yıllarda görülen büyümenin değerlendirilirken nüfus artışının, kamu yatırımlarının ve eyalet ile federal düzeyde kamu istihdamındaki artışın dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Berlin yönetiminde girişimcilerin ihtiyaçlarına yönelik anlayışın yetersiz olduğunu savunan Meyer, işletmelerin hızlı ve ekonomik gerçekleri gözeten idari kararlara ihtiyaç duyduğunu belirtti.

FDP’li siyasetçi, Berlin’in özellikle Deep-Tech alanındaki potansiyelini daha güçlü kullanması gerektiğini, Investitionsbank’ın daha fazla risk alabilmesinin önünün açılmasını ve göçmen kökenli girişimcilerin desteklenmesini istedi.

BER’deki gece uçuş yasağının da tartışılması gerektiğini söyleyen Meyer, Ryanair’in bazı Berlin bağlantılarını kaldırmasını hatırlatarak yeni uzun mesafe bağlantılarının tek başına yeterli olmadığını savundu.

Elif Eralp (dir linke)Göçmen girişimciler daha fazla desteklenmeli

Die Linke’den Elif Eralp, ekonomik büyümenin küçük ve orta ölçekli işletmeler ile insanların satın alma gücünden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.

Eralp özellikle göçmen kökenli girişimcilerin Berlin ekonomisindeki rolünü vurguladı. Yurt dışında alınan diplomaların ve mesleki yeterliliklerin tanınmasında yaşanan sorunların birçok göçmeni kendi işini kurmaya yönelttiğini belirten Eralp, bu kişilerin risk alarak sermaye yatırdığını ve Berlin’de önemli bir ekonomik yapı oluşturduğunu ifade etti.

Eralp, geçmişte uygulanan Gründerbonus modelinin yeniden hayata geçirilmesini ve kamu ihale süreçlerinin küçük, orta ölçekli ve göçmen kökenli işletmelerin daha fazla yararlanabileceği şekilde sadeleştirilmesini önerdi.

Berlin’de hayat pahalılığına da dikkat çeken Eralp, kira politikaları ve okullardaki ücretsiz öğle yemeği gibi sosyal uygulamaların korunmasını yalnızca sosyal politika değil, aynı zamanda satın alma gücünü destekleyen ekonomik araçlar olarak değerlendirdi.

Werner Graf(Yeşiller): Berlin’in uluslararası gücü ekonomik avantaja dönüşmeli

Bündnis 90/Die Grünen cephesinde ise Berlin’in kültürel ve uluslararası çekim gücünün ekonomik kalkınmanın önemli unsurlarından biri olduğu vurgulandı.

Kültür ve sanatın Berlin’e turist ve yatırım çektiği belirtilirken, enerji politikasında uzun vadeli öngörülebilirliğin ancak yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişle sağlanabileceği savunuldu.

Yeşiller ayrıca Berlin’de şirketlerin aynı belgeyi farklı kamu kurumlarına tekrar tekrar vermek zorunda kalmadığı dijital bir yönetim modeli oluşturulmasını istedi.

Startup politikasında ise asıl sorunun şirket kurmak değil, başarılı şirketlerin ölçeklenmesini sağlamak olduğu belirtildi. Kamu ihale kurallarının startup’ların Berlin eyaletini ilk büyük müşterilerinden biri olarak kazanmasına imkân verecek şekilde değiştirilmesi önerildi.

Alexander King(BSW): En önemli somut faktör enerji fiyatı

BSW’den Alexander King ise tartışmanın merkezine enerji maliyetlerini yerleştirdi.

King, yenilenebilir enerjiye geçiş hedefini reddetmediğini ancak sanayi ve lojistiğin mevcut koşullarda uygun gaz, petrol ve akaryakıt fiyatlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.

“Enerji fiyatı benim için en önemli somut ekonomik faktördür” diyen King, yüksek enerji maliyetlerinin yalnızca sanayi bölgelerini değil, Berlin ekonomisini de dolaylı olarak etkilediğini savundu.

King, BER’in rekabet gücünü de sorguladı. Ryanair’in bazı bağlantılarını çekmesinin çalışanlar ve Berlin turizmi açısından olumsuz sonuçları bulunduğunu söyledi.

BSW’li siyasetçi ayrıca ticari kiralar konusunda sert ifadeler kullandı. Berlin’deki Gewerbemieten piyasasını “Wild West” olarak nitelendiren King, ticari kiralar konusunda yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu savundu.

Trafik sıkışıklığını da ekonomik bir problem olarak değerlendiren King, özellikle lojistik sektörünün işleyebilmesi için karayolu ulaşımının güvenilir olması gerektiğini söyledi.

Steffen Krach: Berlin kendi startup’larının çözümlerini kullanmalı

SPD’li Steffen Krach ise bürokrasinin azaltılması, dijitalleşme ve Berlin’de geliştirilen teknolojilerin doğrudan kent yönetiminde kullanılması üzerinde durdu.

Krach’ın somut önerilerinden biri Berlin’deki şantiyelere QR kod sistemi getirilmesi oldu. Vatandaşların kodu okutarak şantiyenin ne zaman başladığını, hangi çalışmaların yürütüldüğünü ve ne zaman tamamlanacağını görebilmesi gerektiğini söyledi.

Berlin’in trafik ve kamu yönetimi sorunlarına çözüm geliştirebilecek startup’lara zaten sahip olduğunu belirten Krach, bu şirketlerin dünyanın farklı bölgelerinden talep görürken Berlin yönetimi tarafından yeterince kullanılmadığını savundu.

Bürokrasinin azaltılması konusunda hazırladığı 10 maddelik plana da değinen Krach, şirketlerden talep edilen dokümantasyon yükümlülüklerinin gözden geçirilmesini istedi.

Krach’tan yabancı diplomalar için çağrı

Krach’ın konuşmasında Türk-Alman toplumu ve diğer göçmen grupları doğrudan ilgilendiren başlıklardan biri ise yabancı mesleki yeterliliklerin tanınması oldu.

Yurt dışında eğitim almış yüksek nitelikli insanların Almanya’da yeterliliklerinin tanınması için yıllarca bekleyebildiğini belirten Krach, mevcut sistemin nitelikli iş gücü ihtiyacıyla çeliştiğini savundu.

Bu alandaki düzenlemelerin yalnızca Berlin tarafından değiştirilemeyeceğini belirten Krach, diğer eyaletlerle birlikte federal hükümet nezdinde değişiklik için çalışılması gerektiğini söyledi.

Aynı sorunlara farklı ekonomik reçeteler

Paneldeki tartışma, Berlin ekonomisinin sorunları konusunda partiler arasında bazı ortak noktalar bulunduğunu ancak çözüm yöntemlerinde önemli farklılıkların devam ettiğini ortaya koydu.

Bürokrasinin azaltılması ve startup’ların desteklenmesi hemen hemen bütün konuşmalarda ortak başlık olarak öne çıkarken; CDU büyüme ve uluslararası bağlantılara, FDP girişimci dostu yönetime, SPD dijital kamu yönetimi ve nitelikli iş gücüne, Yeşiller yenilenebilir enerji ve inovasyona, Die Linke satın alma gücü ile küçük işletmelere, BSW ise enerji maliyetleri, ticari kiralar ve ulaşım altyapısına ağırlık verdi.

Berlin ekonomisinin önümüzdeki dönemde hangi yönde ilerleyeceği konusunda görüşler farklı olsa da panelin ortak mesajı belirgindi: Berlin’in sahip olduğu girişimcilik ve uluslararası potansiyeli ekonomik büyümeye dönüştürebilmesi için mevcut idari ve yapısal sorunların çözülmesi gerekiyor.