Yeşiller Berlin 2026 Programına Eleştirel Bakış: “Tutarlılık Boşluğu” Eleştirisi
Berlin seçimleri öncesinde hazırlanan kapsamlı bir analiz, Bündnis 90/Die Grünen’in kuruluşundan bugüne geçirdiği siyasi dönüşümü mercek altına aldı. Çalışmada partinin çevre, kapsayıcılık ve ayrımcılıkla mücadele politikaları olumlu değerlendirilirken; barış politikası, trafik, sosyal politika, kamu hizmetleri ve geçmiş hükümet performansı konusunda ciddi eleştiriler yöneltiliyor.
Berlin’de 20 Eylül 2026’da yapılacak Temsilciler Meclisi seçimleri öncesinde Yeşillerin seçim programını ve partinin yaklaşık yarım asırlık siyasi gelişimini inceleyen eleştirel bir analiz yayımlandı.
Ramazan Gezer tarafından hazırlanan çalışmada Yeşillerin 1980’de barış, çevre, anti-nükleer ve feminist hareketlerin birleşiminden doğduğu hatırlatılıyor. Analizin temel sorusu ise partinin kuruluş ilkeleri ile bugünkü siyasi pozisyonları arasında ne ölçüde tutarlılık bulunduğu.
Barış Politikasındaki Dönüşüm Mercek Altında
Analizde Yeşiller açısından en önemli kırılma noktalarından biri olarak 1999 Kosova Savaşı gösteriliyor. Dönemin Dışişleri Bakanı Joschka Fischer’in NATO’nun Yugoslavya müdahalesini desteklemesi, partinin geleneksel savaş karşıtı çizgisinden uzaklaşmasının başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Çalışmada Afganistan müdahalesi ve özellikle 2022’den sonra Ukrayna’ya ağır silah desteği politikası da bu dönüşümün devamı olarak gösteriliyor.
Analiz, Yeşillerin Berlin 2026 programında Ukrayna, Orta Doğu, Sudan ve Suriye’deki insanlarla dayanışma mesajı vermesine rağmen ateşkes, silahsızlanma ve diplomatik çözüm gibi kavramların yeterince öne çıkmadığını savunuyor.
Çevre Politikalarında “Söylem ve Uygulama” Tartışması
Çalışmanın önemli bölümlerinden biri trafik ve çevre politikalarına ayrılıyor.
Elektrikli otomobillerin egzoz emisyonunu ortadan kaldırmasına karşın elektrik üretimi ve batarya hammaddeleri nedeniyle çevresel maliyetlerinin devam ettiği belirtiliyor. Analiz bu nedenle “sıfır emisyon” yaklaşımının araçların bütün yaşam döngüsünü yansıtmadığını ileri sürüyor.
Berlin’de tali yolların kapatılması, şeritlerin daraltılması ve bisiklet yollarının genişletilmesinin sonuçları da sorgulanıyor. Çalışmada bu düzenlemelerin bazı güzergâhlarda araçların daha uzun mesafe kat etmesine ve trafiğin ana arterlere kaymasına yol açabileceği savunularak kapsamlı bir etki analizinin gerekliliği vurgulanıyor.
Programın Güçlü Yanları da Vurgulandı
Analiz yalnızca eleştirilerden oluşmuyor.
Yeşillerin Berlin programı çevre ve iklim politikalarının ayrıntısı, ayrımcılıkla mücadele, kadın hakları ve toplumsal kapsayıcılık açısından güçlü bulunuyor. Neutralitätsgesetz’in kaldırılmasına yönelik yaklaşımın özellikle başörtülü Müslüman kadınların kamu sektöründe çalışma imkanları açısından olumlu olduğu belirtiliyor.
Konut politikasında kira denetimi ve uygun fiyatlı konuta ilişkin araçlar ile uyuşturucu politikasındaki zarar azaltma yaklaşımı da programın güçlü yönleri arasında gösteriliyor.
Müslümanlara Yönelik Ayrımcılık İçin Ayrı Başlık Eleştirisi
Çalışmada Yeşillerin diğer bazı partilere kıyasla “İslamizm” kavramını daha dikkatli kullandığı ifade ediliyor.
Bununla birlikte aşırı sağ ile mücadele programda ayrı bir başlık altında değerlendirilirken camilere yönelik saldırılar, isim üzerinden ayrımcılık ve İslamofobik şiddetin bağımsız bir politika alanı olarak yeterince görünür olmadığı eleştirisi yapılıyor.
Sağlık, Emeklilik ve Kamu Hizmetlerinde Somut Hedef Eleştirisi
Analiz, sağlık sisteminde doktor randevularının bekleme süreleri, acil servislerdeki yoğunluk ve Türkçe, Arapça veya Farsça gibi dillerde sağlık hizmetlerine erişim konusunda daha somut hedefler bulunması gerektiğini savunuyor.
Bürgeramt ve Ausländerbehörde hizmetleri, eğitim, üniversite bütçeleri ve öğrenci konutları konusunda da programın hedeflerinin daha ölçülebilir hale getirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Aile politikası, yaşlanan nüfus, bakım personeli ihtiyacı ve emeklilik sisteminin geleceği de çalışmanın eksik gördüğü başlıklar arasında bulunuyor.
Grundsicherung Alanlar “Sistemin Görünmezleri” Olarak Tanımlandı
Analizde dikkat çekilen sosyal politika başlıklarından biri de temel gelir desteği alan kişiler.
Çalışma, düşük gelirli ve sosyal yardım alan insanların ruh sağlığı, sosyal katılım, spor ve dinlenme imkanlarına erişiminin siyasi programlarda yeterince görünür olmadığını ileri sürüyor. Yeşiller dahil partilerin bu kesime yönelik daha kapsamlı sosyal katılım politikaları geliştirmesi gerektiği savunuluyor.
Ana Eleştiri: “Tutarlılık Boşluğu”
Çalışmanın Yeşiller için kullandığı temel kavram ise “tutarlılık boşluğu.”
Analize göre partinin barış hareketinden doğmasına rağmen askeri desteği savunması, çevreci hedeflerle bazı uygulamaların sonuçları arasındaki tartışmalar ve geçmiş hükümet dönemlerine ilişkin yeterli öz eleştiri yapılmaması bu boşluğu oluşturuyor.
Sonuç bölümünde Yeşillerin Berlin programının çevre ve iklim alanında ayrıntılı, ayrımcılıkla mücadelede ise birçok rakibine göre daha kapsamlı olduğu kabul ediliyor. Bununla birlikte barış politikası, çevre uygulamalarının sonuçları, kamu hizmetlerinin kapasitesi, aile-demografi-emeklilik ilişkisi ve geçmiş dönem politikalarına yönelik öz eleştiri programın başlıca tartışmalı alanları olarak gösteriliyor.