Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası

Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’nin sorularını yanıtlayan gazeteci Mehmet Zağlı, yaklaşık 40 yıllık meslek hayatını, Milliyet ve Hürriyet yıllarını, 1997’de kurduğu Merhaba dergisini ve Berlin Duvarı’nın yıkılışına ilişkin tanıklığını anlattı. Zağlı, Türkçe medyanın dijitalleşmeyle geçirdiği dönüşümü değerlendirirken genç gazetecilere “Dürüst olun, gerçeklerden sapmayın ve sabırlı olun” mesajı verdi.

Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Gazeteci Mehmet Zağlı, Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’ye verdiği röportajda yaklaşık 40 yıllık gazetecilik serüvenini, Merhaba dergisini ve Berlin Duvarı’nın yıkılışına ilişkin tanıklığını anlattı. Fotoğraf: Medya.Berlin
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası
Mehmet Zağlı: Berlin’de Türkçe Gazeteciliğin 40 Yıllık Hafızası

Berlin’de Türkçe basının uzun yıllardır tanınan isimlerinden Mehmet Zağlı, Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’ye verdiği röportajda çocukluk yıllarından gazeteciliğe, Merhaba dergisinden Berlin Duvarı’nın yıkılışına kadar uzanan meslek hayatını anlattı.


Gazeteci Mehmet Zağlı, Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’ye yaklaşık 40 yıllık gazetecilik serüvenini anlattı. Fotoğraf: Medya.Berlin

1972 yılında 12 yaşındayken Berlin’e gelen Zağlı, gazeteciliğe yönelmesinde Almanca bilmeyen Türkiye kökenli göçmenlerin günlük yaşamda karşılaştıkları sorunların etkili olduğunu söyledi.

“Türklerin o zaman dil bilmedikleri için ezildiğini, dışlandığını, yıprandığını gördüm” diyen Zağlı, çocuk yaşta Volkshochschule’ye giderek Almanca öğrendiğini anlattı.

Mahalledeki Türk kadınlarının kendisini resmi kurumlara tercüman olarak götürdüğünü belirten Zağlı, “Büyüyünce ya avukat ya gazeteci olacağım, bu insanların haklarını savunacağım derdim” ifadelerini kullandı.

Milliyet’ten Hürriyet’e

Mehmet Zağlı gazeteciliğe 1980’li yılların başında Milliyet gazetesinde spor muhabiri olarak başladı.

Fotoğraf çekiminden film yıkamaya, haber yazımından sayfa hazırlığına kadar gazeteciliğin farklı alanlarında çalıştığını anlatan Zağlı, daha sonra Hürriyet’e geçti.

Hürriyet’te yaklaşık 11 yıl spor ve haber muhabirliği yapan Zağlı, Simavi döneminin son yıllarında da gazetede görev aldı.

Merhaba 1 Nisan 1997’de Yayına Başladı

Hürriyet’in ardından Zağlı, uzun süredir planladığı yerel Türkçe yayın projesini hayata geçirdi.Mehmet Zağlı’nın kurucusu olduğu Merhaba dergisinin yayın döneminden bir arşiv karesi. Zağlı, sanatçı Levent Kırca ile Merhaba dergisinin ofisinde. Merhaba, Berlin’de Türkçe yerel haberciliğin uzun soluklu yayınlarından biri oldu. Fotoğraf: Mehmet Zağlı arşivi

Merhaba dergisinin ilk sayısı 1 Nisan 1997’de yayımlandı.

Başlangıçta siyah-beyaz çıkan derginin odağında Berlin’den yerel haberler ve amatör spor vardı. Daha sonra renkli yayına geçen Merhaba, siyaset, toplum, kültür ve magazin içerikleriyle yayın alanını genişletti.

Zağlı, dergiyi “Berlinli Türklerin dergisi” anlayışıyla hazırladıklarını belirterek Merhaba’yı 23 yıl yönettiğini söyledi.

Zağlı’nın aktardığına göre Humboldt Üniversitesi tarafından yapılan bir medya araştırmasında Merhaba’nın yaklaşık 40 bin okuyucuya ulaştığı belirtilmişti.

Berlin Duvarı’nın Yanında Büyüdü

Mehmet Zağlı’nın gazetecilik hayatındaki en önemli tarihsel tanıklıklardan biri Berlin Duvarı oldu.

Çocukluğunu Kreuzberg’de geçiren Zağlı, duvar çevresindeki alanların o yıllarda çocuklar için oyun alanı olduğunu anlattı.

Duvarın öteki tarafını görmek için merdivenlere çıkar, karşı tarafa bakardık.”

Gazeteciliğe başladıktan sonra ise çocukluğunda yanında oynadığı Berlin Duvarı bu kez fotoğraf makinesinin objektifine girdi.

Berlin Duvarı’nın Açıldığı Günlere Tanıklık Etti

Zağlı, Berlin Duvarı’nın açıldığı tarihi günlerde de sahadaydı.

Wedding tarafında bir sınır kapısının yakınından geçerken kalabalık, televizyon ekipleri ve spot ışıkları gördüğünü anlatan Zağlı, önce önemli bir kişinin sınırdan geçeceğini düşündüğünü söyledi.

Durdum. Bir baktım insanlar duvarı çekiçliyorlar. Meğer duvar yıkılıyormuş.”

O günlerde Doğu Almanya’daki siyasi belirsizliğin sürdüğünü anlatan Zağlı, Berlin Duvarı’nın açılmasının ardından yaşanacak büyük dönüşümün boyutlarının henüz tam olarak anlaşılamadığını söyledi.

Bir tarihe tanıklık ettiğimizin farkındaydık ama ne olacağını tam olarak bilmiyorduk.”

Brandenburg Kapısı Objektifinde

Zağlı’nın arşivinde Berlin Duvarı ve Brandenburg Kapısı çevresinde çekilmiş çok sayıda tarihi fotoğraf bulunuyor.

Berlin Duvarı önünde çekilmiş tarihi bir portre. Fotoğraf: © M. Zağlı

Zağlı, uzun yıllar Nikon F2, daha sonraki dönemlerde ise Nikon F4 kullandığını söyledi.

Duvar Önünde Sanatçılar ve Tanınmış İsimler

Berlin Duvarı yalnızca siyasi tarihin değil, Berlin’e gelen sanatçı ve sporcuların da önemli fotoğraf mekânlarından biriydi.

Zağlı’nın arşivinde duvar önünde çekilmiş çok sayıda dönem fotoğrafı bulunuyor.

Zağlı, arşivdeki bütün fotoğrafların kendisi tarafından çekilmediğini, Hürriyet döneminde farklı meslektaşlarının çektiği bazı karelerin de arşivde bulunduğunu özellikle belirtiyor.

Berlin Duvarı’nın gölgesinde büyüyen Zağlı için Brandenburg Kapısı ve çevresi, çocukluktan gazeteciliğe uzanan kişisel hafızasının da önemli bir parçası.

“Türkçe Basın Eski Gücünü Kaybetti”

Zağlı, Medya.Berlin’e yaptığı değerlendirmede Almanya’daki Türkçe medyanın son 10-15 yılda önemli ölçüde değiştiğini söyledi.

Artık herkesin gazetesi, dergisi cebinde, bilgisayarında, laptopunda. İnsanlar haber sitelerinden okuyor, izliyor.”

Zağlı’ya göre geleneksel Türkçe basının gerilemesinde dijitalleşmenin yanı sıra yerel haberciliğin zayıflaması da etkili.

Yerel haberler yok. Yerel haber olmayınca insanlar gazeteyi almıyor zaten. Birçoğu da kapandı.”

Yerel Türkçe yayınların finansman sorunu yaşadığına da dikkat çeken Zağlı, “Yerel medya desteklenmiyor. Desteklenmediği için de kendisini finanse etmekte zorlanıyor” dedi.

Yerel Seçimleri Her Zaman Önemsedim”

Zağlı, Merhaba döneminde yerel seçimlere geniş yer verdiklerini, farklı partilerden adaylarla röportajlar yaptıklarını ve kimi seçim dönemlerinde 20-30 sayfalık özel dosyalar hazırladıklarını anlattı.

Göçmen kökenli siyasetçilerin parlamentolarda daha güçlü temsil edilmesini önemli gördüğünü belirten Zağlı, farklı partilerde daha fazla Türkiye kökenli siyasetçinin bulunmasının toplum açısından yararlı olacağı görüşünü dile getirdi.

Gazeteci Mehmet Zağlı, Anadolu Ajansı’nın eski Berlin Temsilcisi Hakkı Akduman ile Merhaba dergisinin ofisinde. Fotoğraf: Mehmet Zağlı arşivi.


Genç Gazetecilere: “Gerçeklerden Sapmayın”

Yaklaşık 40 yıllık mesleki deneyimin ardından genç gazetecilere tavsiyesi sorulan Zağlı şu ifadeleri kullandı:

“Dürüst olsunlar. Yalan habere tenezzül etmesinler. Hep gerçeklerden sapmasınlar. Ve sabır, sabır.”

Yazmaktan vazgeçilmemesi gerektiğini söyleyen Zağlı, “Yazmak güzel bir şey. Yazmayı hep denesinler. ‘Olmuyor’ diye vazgeçmesinler” dedi.

Yapay zekâyla hazırlanan haberlere de mesafeli yaklaşan Zağlı, gazetecinin kendi gözlemini, sahadaki tanıklığını ve özgün anlatımını koruması gerektiğini savundu.

Yaklaşık yarım asırdır Berlin’de yaşayan Mehmet Zağlı’nın meslek hikâyesi, aynı zamanda Almanya’daki Türkçe basının, Berlin’in ve Türkiye kökenli toplumun geçirdiği dönüşümün de bir parçası.