Kübra Beydaş: “Berlin’de Kamusal Alanı Daha Adil Paylaştırmalıyız”

Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde Yeşiller’in Friedrichshain-Kreuzberg 1. seçim bölgesi doğrudan adayı Kübra Beydaş, Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’nin sorularını yanıtladı. Beydaş; trafik ve park politikalarından Berlin’in ağaçlandırılmasına, iklim değişikliğinden Görlitzer Park’a, Senato ile ilçe yönetimleri arasındaki yetki tartışmalarından AfD’nin yükselişine kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Kübra Beydaş: “Berlin’de Kamusal Alanı Daha Adil Paylaştırmalıyız”
Bündnis 90/Die Grünen’in Friedrichshain-Kreuzberg 1. seçim bölgesi doğrudan adayı Kübra Beydaş, Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’nin sorularını yanıtladı.
Kübra Beydaş: “Berlin’de Kamusal Alanı Daha Adil Paylaştırmalıyız”
Kübra Beydaş: “Berlin’de Kamusal Alanı Daha Adil Paylaştırmalıyız”
Kübra Beydaş: “Berlin’de Kamusal Alanı Daha Adil Paylaştırmalıyız”

Berlin’de 20 Eylül’de yapılacak Eyalet Meclisi seçimleri öncesinde siyasi yarış hızlanırken, Bündnis 90/Die Grünen’in Friedrichshain-Kreuzberg doğrudan adayı Kübra Beydaş, Medya.Berlin’e konuştu.

Mustafa Ekşi’nin sorularını yanıtlayan Beydaş, siyasi çizgisinin merkezine “adalet” kavramını yerleştirdiğini söyledi.

“Adalet için siyaset yapıyorum” diyen Beydaş, bunun yalnızca belirli bir toplumsal veya etnik gruba yönelik olmadığını, Berlin’de yaşayan herkes için geçerli olması gerektiğini savundu.

İklim Politikasını Sosyal Adaletle Birleştiriyor

Beydaş’ın siyasi önceliklerinin başında iklim ve çevre politikası geliyor.

Kreuzberg ve Wedding gibi yoğun nüfuslu, yapılaşmanın yüksek olduğu bölgelerin aşırı sıcaklardan daha fazla etkilendiğini belirten Beydaş, iklim değişikliğinin yalnızca çevre politikası olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Özellikle yaşlıların ve çocukların sıcak hava dalgalarından daha fazla etkilendiğine dikkat çeken Beydaş, Berlin’in mahallelerinin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale getirilmesini istiyor.

Beydaş’a göre bunun yollarından biri kentteki ağaç sayısının artırılması.

Bir Milyon Ağaç Hedefine Destek

Mustafa Ekşi’nin Berlin’in zaten oldukça yeşil bir kent olduğunu hatırlatarak “Bir milyon ağaç nereye dikilecek?” sorusunu yöneltmesi üzerine Beydaş, ağaçlandırma hedefini desteklediğini söyledi.

Ancak projenin finansmanı konusunda kesin bir rakam veremedi.

Beydaş, maliyetin yalnızca ağaçların satın alınmasıyla sınırlı olmadığına dikkat çekerek dikim, sulama ve özellikle ilk yıllardaki bakım giderlerinin önemli olduğunu vurguladı.

Ekşi’nin “Bir milyon ağacın maliyeti ne kadar?” sorusuna Beydaş, kesin bir rakam söyleyemeyeceğini belirterek asıl yüksek maliyetin uzun süreli bakım sürecinden kaynaklanacağını ifade etti.

Trafik Politikasını “Hak Meselesi” Olarak Görüyor

Röportajın en tartışmalı başlıklarından biri Berlin’in trafik politikası oldu.

Mustafa Ekşi, Yeşiller’in bisiklet yolları ve otomobil trafiğini sınırlandırmaya yönelik politikalarının özellikle esnaf ve otomobil kullanan Berlinliler arasında eleştirilere neden olduğunu hatırlattı.

Beydaş ise kamusal alanın yalnızca otomobillere göre düzenlenemeyeceğini savundu.

Yayaların, bisikletlilerin, çocukların, engellilerin ve çocuk arabası kullanan ailelerin de güvenli ve yeterli alana sahip olması gerektiğini belirten Beydaş, meseleyi doğrudan adalet kavramıyla ilişkilendirdi.

“Sadece dört kişiden biri araba kullanıyorsa neden bütün yollar o insan için açılmış olsun?” diyen Beydaş, ulaşım alanlarının farklı kullanıcılar arasında daha dengeli paylaşılması gerektiğini söyledi.

Beydaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Herkesin bu şehirde A’dan B’ye sağ salim gitmesini sağlamalıyız.”

“Park Yerleri Kesinlikle Çoğaltılmayacak”

Röportajın en net siyasi açıklamalarından biri park yerleri konusunda geldi.

Ekşi’nin, özellikle Berlin’deki işletmelerden park yeri sıkıntısı konusunda yoğun şikâyetler geldiğini belirterek yeni park alanları oluşturulup oluşturulamayacağını sorması üzerine Beydaş:

Park yerleri kesinlikle çoğaltılmayacak” dedi.

Beydaş, ağaçlandırma ve kamusal alanın yeniden düzenlenmesi hedefleri dikkate alındığında park alanlarını genişletmenin gerçekçi olmadığını savundu.

Ekşi’nin bunun otomobil kullanan Berlinlilerin park sorunu yaşamaya devam etmesi anlamına gelip gelmediği yönündeki sorusuna karşı Beydaş, perspektifin otomobil kullanımını azaltmak ve alternatif ulaşım biçimlerini güçlendirmek olması gerektiğini ifade etti.

Ancak ticari işletmelerin ihtiyaçlarının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini de söyledi.

Toplu Taşımadaki Sorunları Kabul Etti

Otomobil kullanımının azaltılması tartışmasının ardından Beydaş, Berlin’in toplu taşıma sistemindeki sorunlara da dikkat çekti.

Otobüs, U-Bahn ve S-Bahn sistemlerinin mevcut durumunu eleştiren Beydaş, otomobile alternatif ulaşım seçeneklerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Böylece Beydaş’ın ulaşım politikasında iki temel hedef öne çıktı: otomobile ayrılan kamusal alanın azaltılması ve toplu taşıma ile bisiklet-yaya altyapısının güçlendirilmesi.

Skalitzer Straße Örneğini Verdi

Beydaş, Kreuzberg’deki Skalitzer Straße’yi trafik politikasındaki yetki ve güvenlik sorunlarına örnek gösterdi.

Görlitzer Bahnhof ile Schlesische Straße arasındaki bazı bölümlerde kaldırımların yoğun kullanıldığını, yayalar ile bisikletlilerin aynı alanlarda karşı karşıya geldiğini belirten Beydaş, burada güvenli bir bisiklet altyapısına ihtiyaç bulunduğunu savundu.

Sorunun yalnızca Friedrichshain-Kreuzberg ilçe yönetimi tarafından çözülemeyeceğini söyleyen Beydaş, bazı ana yolların eyalet düzeyindeki yetki alanına girdiğine dikkat çekti.

Senato İle İlçeler Arasındaki “Pingpong” Eleştirisi

Beydaş, Berlin’in yönetim yapısındaki eyalet-ilçe yetki paylaşımını da eleştirdi.

Görlitzer Park çevresindeki çit uygulamasını ve Gleisdreieck çevresindeki yapılaşma tartışmalarını örnek gösteren Beydaş, bazı konularda Senato’nun ilçelerin iradesinin önüne geçtiğini savundu.

Bu durumu “pingpong” olarak nitelendiren Beydaş, Berlin’de yetki ve sorumlulukların daha net hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Beydaş, Görlitzer Park çevresindeki çit uygulamasını da eleştirerek bunun yerelde yaşayanların ve ilçe siyasetinin talepleriyle örtüşmediğini savundu.

CDU-SPD Yönetimine Çevre Ve Ulaşım Eleştirisi

Beydaş, CDU-SPD yönetimini özellikle ulaşım ve çevre yatırımları konusunda eleştirdi.

Avrupa Birliği ve federal düzeyde kullanılabilecek çeşitli desteklerin yeterince değerlendirilmediğini savunan Beydaş, muhalefette bulunan Yeşiller’in parlamentoda önerge verebildiğini ancak çoğunluğa sahip olmadığı için bunları hayata geçirmekte zorlandığını söyledi.

Beydaş’a göre Berlin’deki mevcut siyasi çoğunluk, Yeşiller’in özellikle çevre ve ulaşım politikalarındaki girişimlerinin önündeki temel engellerden biri.

AfD: “Berlin’de Henüz O Tehlikeyi Görmüyorum”

Röportajın bir diğer önemli başlığı AfD oldu.

Mustafa Ekşi, AfD’nin Almanya’nın bazı eyaletlerindeki yükselişini hatırlatarak benzer bir siyasi tablonun gelecekte Berlin’de ortaya çıkıp çıkmayacağını sordu.

Beydaş:

“Berlin’de görmüyorum o tehlikeyi. Henüz görmüyorum, öyle diyeyim” yanıtını verdi.

Ancak AfD’nin genel siyasi yükselişini tehlikeli olarak değerlendirdi.

Beydaş, AfD konusunda çok daha sert bir siyasi tanımlama da yaparak partiyi “faşist bir parti” olarak nitelendirdi.

AfD’nin kendisini liberal-muhafazakâr olarak tanımlamasına katılmadığını belirten Beydaş, partiye ilişkin yasaklama tartışmalarının da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Sadece Kreuzberg İçin Çalışmak İstesem Belediye Meclisine Girerdim”

Beydaş, doğrudan Kreuzberg’den aday olmasına rağmen hedefinin yalnızca kendi seçim bölgesini temsil etmek olmadığını vurguladı.

“Sadece Kreuzberg için çalışmak istesem belediye meclisine girerdim. Ben bütün Berlin için çalışmak istiyorum” diyen Beydaş, iklim, ulaşım ve sosyal adalet politikalarının kent genelinde uygulanmasını istediğini söyledi.

Doğrudan Seçim İçin Kreuzberg’in Oyuna İhtiyacı Var

Röportajın sonunda seçim yarışını da değerlendiren Beydaş, doğrudan seçim bölgesini kazanmanın kendisi açısından önemine dikkat çekti.

Parti listesinden parlamentoya girmesinin garanti olmadığını belirten Beydaş, Eyalet Meclisi’ne doğrudan seçilebilmek için Kreuzberg’de seçmenin ilk oyuna ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Kreuzberg’de tanınmasını seçim yarışındaki en önemli avantajlarından biri olarak değerlendiren Beydaş, seçim kampanyasının büyük bölümünü bölgede geçirdiğini belirtti.

Beydaş’ın röportaj boyunca ortaya koyduğu siyasi çizginin merkezinde ise üç konu öne çıktı: iklim değişikliğine uyum, kamusal alanın yeniden paylaşılması ve sosyal adalet.

20 Eylül seçimleri, bu politikaların Kreuzberg seçmeninde ne ölçüde karşılık bulduğunu da gösterecek.

Berlin’de doğdu, Türkoloji okudu

1993 yılında Berlin’de doğduğunu ve dört kız kardeşin en büyüğü olduğunu anlatan Kübra Beydaş, eğitimini Berlin’de tamamladı. Freie Universität Berlin’de Türkoloji eğitimi alan Beydaş, lisans ve yüksek lisans öğreniminin yanı sıra Erasmus programı kapsamında İstanbul’da da eğitim gördüğünü söyledi.

Siyasete 2023 yılında girdiğini belirten Beydaş, Yeşiller içerisinde çalışmaya başladıktan sonra parti örgütünde ve parlamenter çalışmalarda deneyim kazandığını anlattı.

Muhafazakâr bir aileden gelmesinin Yeşiller’de siyaset yapması açısından kendisini zorlayıp zorlamadığı sorusuna ise partilerin bütün politikalarıyla tamamen aynı düşünmenin mümkün olmadığını belirterek yanıt verdi.

Beydaş, insan hakları ve azınlık hakları konusundaki yaklaşımını anlatırken LGBTQI+ bireylerin haklarının korunmasını da bu çerçevede değerlendirdi.

“Başka bir azınlığın hakkını korumak, diğer azınlıkların haklarını da korumaktır” diyen Beydaş, siyasi çizgisini tek cümleyle şöyle ifade etti:

Adalet için siyaset yapıyorum.”