Oktay’dan Türkiye-Almanya ilişkileri için üç başlık: Savunma, ekonomi ve parlamenter diplomasi

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Berlin’de SETA Berlin ile NUMOV/Alman Yakın ve Orta Doğu Derneği iş birliğinde düzenlenen yuvarlak masa toplantısında Türkiye ile Almanya arasında savunma sanayisi, ekonomik bütünleşme ve parlamentolar arası temasların güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Oktay, “Türkiye’yi bir tampon bölge olarak değil, Avrupa için önemli bir stratejik ortak olarak görmelisiniz” dedi.

Oktay’dan Türkiye-Almanya ilişkileri için üç başlık: Savunma, ekonomi ve parlamenter diplomasi
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, SETA Berlin ve NUMOV iş birliğiyle Berlin’de düzenlenen yuvarlak masa toplantısında Türkiye-Almanya ilişkilerinin geleceği ve parlamenter diplomasinin rolü üzerine konuştu. Foto: Medya.Berlin
Oktay’dan Türkiye-Almanya ilişkileri için üç başlık: Savunma, ekonomi ve parlamenter diplomasi
Oktay’dan Türkiye-Almanya ilişkileri için üç başlık: Savunma, ekonomi ve parlamenter diplomasi
Oktay’dan Türkiye-Almanya ilişkileri için üç başlık: Savunma, ekonomi ve parlamenter diplomasi

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Berlin’de düzenlenen “Türkiye-Almanya İlişkilerinde Ortak 2030 Gündemi: Parlamenter Diplomasinin Rolü” başlıklı yuvarlak masa toplantısında iki ülke ilişkilerinin geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Farklı siyasi partilerden milletvekillerinin yer aldığı heyetin, Türkiye-Almanya ilişkilerini geliştirme konusunda ortak bir iradeyi yansıttığını belirten Oktay, değişen uluslararası koşulların Ankara ve Berlin arasında daha yakın, açık ve kalıcı iş birliğini gerekli kıldığını söyledi.

Toplantı, SETA Berlin ile Alman Yakın ve Orta Doğu Derneği (NUMOV) iş birliğinde, Berlin’de NUMOV’un ev sahipliğinde gerçekleştirildi. NUMOV’un tanıtım materyalinde kuruluş yılı 1934 olarak yer aldı. Toplantının açılış konuşmasını SETA Berlin Araştırma Direktörü M. Erkut Ayvaz yaptı. Ayvaz, Türkiye-Almanya ilişkilerinin geleceği açısından kritik bir dönemde düzenlenen toplantının, iki ülke arasındaki ortak gündemi ele almak için önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti.

NUMOV Yönetim Kurulu Üyesi Alexander Klaß, ev sahibi kurum adına katılımcılara hoş geldiniz dedi. Klaß, etkinliğin SETA ile uzun yıllara dayanan iş birliği kapsamında düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Türkiye-Almanya ilişkilerinin yanı sıra iki ülke parlamentolarının bu ilişkilerde üstlenebileceği rolün de toplantıda ele alınacağını söyledi. NUMOV’un 92 yılı aşkın süredir Alman-Türk ilişkilerinin geliştirilmesi için çalıştığını kaydetti.

Toplantının moderatörlüğünü SETA Berlin Koordinatörü Zafer Meşe üstlendi. Meşe, uluslararası gündemin yoğun olduğu bir dönemde Türkiye-Almanya ilişkilerinin yeni bir ivme kazandığını belirtti. Avrupa’nın güvenlik ve refahının kıta dışındaki gelişmelerle de doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Meşe, Türkiye ile Almanya’nın karşılıklı ihtiyaçlarını güvenlik, ticaret ve siyaset alanlarında kalıcı iş birliklerine dönüştürmesi gerektiğini söyledi. Fuat Oktay’ı katılımcılara tanıtan Meşe, konuşmanın ardından soru-cevap bölümünü de yönetti.

Meşe, Oktay’ın 2018-2023 yılları arasında Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yaptığını; daha önce Başbakanlık Müsteşarlığı ve AFAD Başkanlığı görevlerinde bulunduğunu hatırlattı. 2023’ten bu yana Ankara milletvekili olan Oktay’ın TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı olarak parlamenter diplomasi yürüttüğünü belirtti.

Farklı partilerden milletvekillerinin yer aldığı heyet

Oktay, konuşmasının başında Türkiye’den gelen heyette farklı siyasi partilerin temsil edildiğini vurguladı. Bu çeşitliliğin Almanya ile ilişkileri güçlendirme yönündeki ortak yaklaşımı gösterdiğini belirterek, farklı görüşlerin bir araya gelmesinin iki ülke arasındaki diyaloğa katkı sağlayacağını söyledi.

Toplantı salonundaki isimliklerde Fuat Oktay’ın yanı sıra Talih Özcan, İsmail Özdemir, Murat Yavuz Ateş ve Semra Çağlar Gökalp isimleri yer aldı. Alman tarafından Alexander Klaß, Dr. Andreas Reinicke, Thomas Bareiß, Thomas Birringer, Heinrich Kreft, Wolf-Ruthart Born, Dr. Eckart Cuntz, Thomas Bareiß, Helene Rang, Hans-Udo Muzel, Christian-Peter Hanelt ve Joseph Sattler isimleri de görüldü.

“Uluslararası düzen köklü bir dönüşümden geçiyor”

Oktay, uluslararası düzenin köklü bir değişim sürecinde olduğunu; güç merkezlerinin kaydığını, büyük devletler arasındaki stratejik rekabetin yoğunlaştığını ve süren çatışmaların İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan çok taraflı kurumların yetersizliklerini ortaya çıkardığını söyledi.

Uluslararası hukuk ve diplomatik normların etkisinin zayıflamasının denetimsiz, çok kutuplu bir düzen riskini artırdığını belirten Oktay, yapay zekâ ve yeni teknolojilerin de küresel belirsizliği hızlandırdığını ifade etti. Uluslararası alandaki çifte standartların kurallara dayalı düzene duyulan güveni aşındırdığını kaydeden Oktay, Gazze’de yaşananları bu ahlaki ve siyasi tutarsızlığın en ağır örneklerinden biri olarak nitelendirdi.

Uluslararası hukukun inandırıcılığını koruyabilmesi için kuralların mağdurun ya da failin kim olduğuna bakılmaksızın eşit uygulanması gerektiğini vurgulayan Oktay, adil bir uluslararası sistemin temsil gücü yüksek kurumlara ve istisnasız uygulanan ilkelere dayanması gerektiğini söyledi.

Bölgesel sorunlarda yerel aktörlerin rolü

Türkiye’nin dış politika yaklaşımının barış, güvenlik, istikrar ve refahı desteklemeye dayandığını belirten Oktay, bölgesel sorunların çözümünde yerel aktörlerin öncelikli sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Bölge ülkelerinin kalıcı çözümler üretmesini savunduklarını kaydeden Oktay, dış müdahaleler yerine bölgesel sahiplenmenin önemine işaret etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa güvenliğini sarsmaya ve Karadeniz’deki hassas dengeleri zorlamaya devam ettiğini söyleyen Oktay, Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü desteklediğini belirtti. Montrö rejimini Karadeniz istikrarının temel unsurlarından biri olarak nitelendiren Oktay; İstanbul süreci, tahıl koridoru ve esir takaslarını Türkiye’nin iki tarafla da diyalog yürütebilme kapasitesinin örnekleri arasında saydı.

Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Yemen çevresindeki güvenlik krizlerinin uluslararası ticaret yollarını tehdit ettiğini belirten Oktay, seyrüsefer serbestisinin korunması ve sorunların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini söyledi.

Filistin konusunda Türkiye’nin Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırıların sona ermesi, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması için çalıştığını kaydeden Oktay, komşu Suriye’de insani değerleri öncelediklerini ve bölgedeki terör tehditlerinin ortadan kaldırılmasını hedeflediklerini ifade etti. Türkiye’nin milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yaptığını da sözlerine ekledi.

Oktay, Türkiye’nin “terörsüz Türkiye” hedefini “terörsüz bölge” anlayışıyla birlikte ele aldığını, Kalkınma Yolu Projesi’nin de ekonomik fırsatlar aracılığıyla bölgeyi birbirine bağlamayı amaçladığını söyledi. TBMM Dışişleri Komisyonu’nda yakın zamanda kabul edildiğini belirttiği ortak savunma anlaşmasını bölgesel sahiplenme iradesinin göstergesi olarak değerlendirdi ve anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu vurguladı.

Türkiye’yi “tampon bölge” değil, stratejik ortak olarak görme çağrısı

Türkiye-Almanya ilişkilerinin yeni bir döneme girdiğini belirten Oktay, Avrupa’nın güvenlik ve refahının kıta sınırlarının ötesindeki gelişmelerden giderek daha fazla etkilendiğini söyledi. Türkiye’nin bölgesel krizlerin çözümüne katkı sunma, kritik tedarik zincirlerini güvence altına alma ve ticaret yollarının istikrarına destek verme kapasitesinin Almanya ve Avrupa açısından doğrudan önem taşıdığını ifade etti.

Oktay, “Türkiye’yi bir tampon bölge olarak değil, hayati bir stratejik Avrupa ortağı olarak görmelisiniz” diyerek, Türkiye’nin bölgesel rolünün Avrupa’nın güvenlik ve ekonomik çıkarları açısından dikkate alınması gerektiğini savundu.

İş birliği için üç stratejik öncelik

Oktay, Türkiye-Almanya ilişkilerinin geleceği için üç öncelik sıraladı:

Savunma iş birliği: NATO müttefiklerinin Avrupa güvenliği konusunda ortak sorumluluk taşıdığını belirten Oktay, Türkiye’nin askeri kapasitesinin, savunma sanayisinin ve bölgesel deneyiminin ortak üretim, hava ve füze savunması ile insansız sistemler alanlarında iş birliği fırsatları sunduğunu söyledi. Eurofighter kararını siyasi iradenin sonuç alabileceğinin göstergesi olarak değerlendiren Oktay, kalan savunma ihracatı kısıtlamalarının kalıcı sanayi ortaklıklarının önünde engel oluşturmaması gerektiğini savundu.

Ekonomik bütünleşme: Almanya’nın Türkiye’nin önde gelen ticaret ortaklarından biri olduğunu ve iki ülkenin sanayi tedarik zincirlerinin iç içe geçtiğini ifade eden Oktay, Gümrük Birliği’nin modernleştirilmesinin yapısal dengesizlikleri gidereceğini ve iki tarafın rekabet gücünü artıracağını söyledi. Avrupa’nın sanayi girişimlerinde Türkiye’deki üreticilerin de değer zincirlerinin önemli ortakları olarak yer alması gerektiğini kaydetti.

Avrupa Birliği ilişkileri: Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ve daha geniş bölgeye yönelik yaklaşımını “stratejik körlük” olarak nitelendiren Oktay, savunma ve güvenlikte yakın iş birliği aranırken ekonomik bütünleşme ve Türkiye’nin AB üyeliği konusunda mesafeli durulmasının tutarsızlık yarattığını söyledi. Türkiye’nin tehditler karşısında gerekli görülüp ortak karar ve fırsatların dışında bırakılmasının karşılıklı güveni zedelediğini ifade etti.

Parlamentolar arası düzenli temas önerisi

Berlin’in Türkiye-Avrupa ilişkilerinde daha etkin bir rol üstlenmesini beklediklerini belirten Oktay, parlamenter diplomasinin açık diyaloğu sürdürme, yanlış algıları giderme ve daha kapsamlı iş birliği için siyasi destek oluşturma bakımından önemli olduğunu söyledi.

İki ülkenin dışişleri komisyonları arasında düzenli ve yapılandırılmış görüşmeler yapılmasının bürokratik engelleri aşmaya yardımcı olabileceğini belirten Oktay, parlamenter diplomasinin ortak çıkarları kalıcı politikalara dönüştürmede rol oynayabileceğini kaydetti. Türkiye’nin bölgesel deneyimi ile Almanya’nın Avrupa’daki etkisinin ortak hareket için önemli bir zemin sunduğunu dile getiren Oktay, konuşmasını teşekkür ederek tamamladı ve katılımcıların soru ve değerlendirmelerine geçti.


İlgili Video
Türkiye-Almanya ilişkileri Berlin’de ele alındı