Azerbaycan’daki Alman mirası Berlin’de gündeme taşındı
Berlin’deki Azerbaycan Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Azerbaycan’da Alman İzleri – Ortak Bir Tarih” etkinliğinde, iki toplumun tarihsel bağları ele alındı. Açılışta önce Azerbaycan’ın Berlin Büyükelçisi Nasimi Aghayev, ardından Almanya Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Anja Wallau konuştu.
BERLİN – Azerbaycan’da iki yüzyılı aşan Alman yerleşim tarihini konu alan “Kontrapunkt” belgeseli, 7 Ekim 2026’da Berlin’de düzenlenen etkinliğin odağında yer aldı. ANEWZ TV’nin hazırladığı Almanca belgeselin ilk gösterimini içeren program, kültürel mirasın korunması ve farklı toplulukların birlikte yaşamı üzerine değerlendirmelere sahne oldu.
Azerbaycan’ın Almanya Büyükelçisi Nasimi Aghayev, 1816’dan itibaren Württemberg’den Güney Kafkasya’ya doğru yola çıkan Alman yerleşimcilerin tarihini anlattı. Bugünkü Göygöl ve Şemkir’in geçmişte Helenendorf ve Annenfeld adlarıyla bilindiğini belirterek, Alman toplumunun mimari, zanaat, bağcılık ve müzik alanındaki katkılarını vurguladı.
Aghayev, Hristiyan Alman yerleşimciler ile çoğunluğu Müslüman olan Azerbaycan halkının kuşaklar boyunca birlikte yaşadığını söyledi. Yerleşimcilerin zamanla ülkenin ekonomik ve kültürel yaşamının parçası hâline geldiğini ifade etti. Bakü’nün gelişiminde rol oynayan Alman mühendis, hekim, girişimci ve mimarları da hatırlattı.
Büyükelçi, ortak tarihin acı dönemlerine de değindi. Alman nüfusun 1941’de Stalin’in emriyle Orta Asya’ya sürgün edildiğini belirterek, bir asırdan uzun süredir Azerbaycan’da yaşayan ailelerin yurtlarından koparıldığını anlattı.

Almanya Dışişleri Bakanlığı Sınır Ötesi ve Bölgesel İşbirliği Sorumlusu Anja Wallau oldu. Wallau, Azerbaycan’daki Almanların tarihinin Almanya kamuoyunda yeterince bilinmediğini ifade etti. Belgeselin ve “Azerbaycan’da Alman İzleri” adlı yayının bu geçmişi görünür kılmasına önem verdiğini belirtti.
Wallau, kültürel çeşitliliği, farklı geleneklerin kendi özelliklerini koruyarak birlikte üretmesi üzerinden değerlendirdi. Alman topluluğundan kalan kiliselerin, evlerin ve geleneklerin Azerbaycan’ın mirasının bir parçası olduğunu; kökenlerinin açıkça tanınmasının ortak tarihin zenginliğini ortaya koyduğunu söyledi.
Geçmişin acı ve travmatik dönemlerinin de bu anlayışla ele alınması gerektiğini vurgulayan Wallau, 1941 sürgünüyle ailelerin kuşaklar boyunca yaşadıkları ülkeden zorla koparıldığını hatırlattı.
Her iki konuşmada da filmin adı olan “Kontrapunkt”, farklı seslerin kendi karakterlerini koruyarak birlikte oluşturduğu uyumun simgesi olarak ele alındı. Bu müzikal kavram, Alman ve Azerbaycan toplumlarının ortak yaşam tarihine bir benzetme olarak kullanıldı.
Etkinlik programında ANEWZ TV İcra Direktörü Rufat Hamzayev’in konuşması ve Alman-Azerbaycan Dörtlüsü EINKLANG’ın konseri de yer aldı. Konser için Alman halk ezgileriyle Azerbaycan eserlerini buluşturan bir repertuvar hazırlandı.
İlgili Video