Mustafa Ekşi’den NATO sorusu: “Rusya gerçekten Almanya için bir tehdit mi?”
SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Berlin’deki The Altenbraker Presse Room’da Türkçe basın temsilcileriyle buluştu. Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’nin NATO, Rusya tehdidi ve Türkçe medyanın geleceğine ilişkin soruları toplantıya damga vururken, Karaahmetoğlu göç politikalarından AfD’nin yükselişine, Ukrayna’ya destekten Berlin seçimlerine kadar gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Berlin’deki The Altenbraker Presse Room’da düzenlenen basın buluşmasında SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Türkçe yayın yapan medya kuruluşlarının temsilcileri ve gazetecilerle buluştu.
Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda Almanya iç siyaseti, aşırı sağın yükselişi, göç politikaları, emeklilik sistemi, Ukrayna’ya verilen destek, Ankara’daki NATO Zirvesi, Güney Kafkasya’daki barış süreci, Berlin seçimleri ve Türkçe medyanın geleceği ele alındı.
Mustafa Ekşi’den Rusya tehdidi sorusu
Toplantının öne çıkan bölümünde Mustafa Ekşi, Ankara’daki NATO Zirvesi sonrasında Avrupa’da oluşan güvenlik atmosferini gündeme getirdi.
Ekşi, Almanya ve diğer NATO ülkelerinin savunma harcamalarını artırma kararlarını hatırlatarak Rusya’nın Almanya’ya veya başka bir NATO ülkesine saldırma ihtimalinin ne kadar gerçekçi olduğunu sordu.
Ekşi ayrıca bu tehdidin Federal Mecliste nasıl değerlendirildiğini ve savunma harcamalarındaki artışın gerçekten askerî bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını gündeme taşıdı.
“Rusya tehdidi teorik değil”
Macit Karaahmetoğlu, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının Avrupa açısından güvenlik tehdidinin gerçek olduğunu gösterdiğini söyledi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in eski Sovyet coğrafyasını yeniden Moskova’nın nüfuz alanına almak istediğini savunan Karaahmetoğlu, Rusya’yı “21. yüzyılda 19. yüzyılın yayılmacı siyasetini yürütmeye çalışan bir ülke” olarak tanımladı.
Ukrayna’nın direnişi sayesinde Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmek için zaman kazandığını belirten Karaahmetoğlu, Rusya’nın mevcut koşullarda Almanya’ya doğrudan saldırmasının mümkün görünmediğini söyledi.
Ancak Ukrayna’nın kısa sürede yenilmesi halinde Polonya ve Baltık ülkeleri üzerindeki tehdidin ciddi biçimde artabileceğini savundu.
“Ukrayna’ya destek Almanya’nın kendi çıkarıdır”
Karaahmetoğlu, Almanya’nın Ukrayna’ya mali ve askerî desteğinin yalnızca dayanışma amacı taşımadığını ifade etti.
Güçlü bir Ukrayna’nın Rusya’nın Avrupa’ya yönelik askerî baskısını azalttığını belirten Karaahmetoğlu, “Ukrayna’ya verilen destek Almanya’nın kendi güvenliği ve kendi çıkarı içindir” değerlendirmesinde bulundu.
Mustafa Ekşi’den Türkçe medya sorusu
Mustafa Ekşi, Almanya’ya Türk göçünün 65’inci yılında Türkçe yayın yapan medyanın konumunu da gündeme getirdi.
Ekşi, Türkçe medyanın Almanya’daki toplumun ihtiyaçlarına yeterince cevap verip vermediğini ve siyasetçiler tarafından nasıl değerlendirildiğini sordu.
“Berlin’de kaliteli ve güçlü bir Türk basını var”
Karaahmetoğlu, Berlin’deki Türkçe basının Almanya’nın birçok bölgesine kıyasla daha gelişmiş, çeşitli ve güçlü olduğunu söyledi.
“Berlin’de çok daha iyi ve kaliteli bir Türk basını görüyorum. Berlin örneğini Almanya geneline yayabilirsek daha iyi bir noktaya ulaşabiliriz” diyen Karaahmetoğlu, Türkçe medyanın toplumu bilgilendirme açısından önemli bir görev yürüttüğünü belirtti.
Dijitalleşmenin ve insanların haber için ödeme yapmak istememesinin basın kuruluşlarını ekonomik açıdan zorladığını kaydeden Karaahmetoğlu, bu sorunun yalnızca Türkçe medyaya özgü olmadığını ifade etti.
“Göçmenler olmadan sistem sürdürülemez”
Toplantıda Almanya’nın bir yandan kalifiye iş gücüne ihtiyaç duyarken diğer yandan yabancı karşıtlığının yükselmesi de gündeme geldi.
Karaahmetoğlu, Almanya’nın göçmenlere ve göçmen kökenli çalışanlara ekonomik açıdan ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Göçmen kökenli insanların iş gücü piyasasından çekilmesi halinde sağlık, bakım, sanayi ve emeklilik sistemi gibi birçok alanda ciddi sorunlar yaşanacağını belirten Karaahmetoğlu, “Göçmenler olmasa Alman sistemi bazı alanlarda çöker” dedi.
“AfD demokratik düzene karşı mücadele yürütüyor”
AfD’nin yükselişine ilişkin soruları yanıtlayan Karaahmetoğlu, partinin yalnızca göçmenlere karşı değil, demokratik sisteme karşı da kapsamlı bir siyasi mücadele yürüttüğünü savundu.
AfD’nin kamuoyu araştırmalarında yüksek oranlara ulaşmasına rağmen Alman toplumunun çoğunluğunun bu partiye karşı olduğunu belirten Karaahmetoğlu, seçmenlerin büyük bölümünün AfD’ye hiçbir koşulda oy vermeyeceğini söyledi.
AfD’nin yasaklanması neden zor?
AfD hakkında olası bir yasaklama sürecine değinen Karaahmetoğlu, Almanya’da siyasi partilerin kapatılması için çok yüksek anayasal engeller bulunduğunu ifade etti.
Eksik veya yetersiz hazırlanmış bir dosyayla Anayasa Mahkemesine başvurulması halinde AfD’nin süreçten daha güçlü çıkabileceğini söyleyen Karaahmetoğlu, bu nedenle hukuki hazırlığın dikkatli yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Delillerin toplanmaya devam ettiğini kaydeden Karaahmetoğlu, başarılı bir yasaklama sürecinin tamamen ihtimal dışı olmadığını söyledi.
“CDU-AfD koalisyonunu gerçekçi görmüyorum”
CDU’nun AfD ile koalisyon kurup kurmayacağına ilişkin soruya da yanıt veren Karaahmetoğlu, federal düzeyde böyle bir iş birliğini gerçekçi görmediğini belirtti.
CDU seçmenlerinin önemli bir bölümünün AfD ile iş birliğine karşı olduğunu söyleyen Karaahmetoğlu, böyle bir koalisyonun CDU’ya ciddi oy kaybettirebileceğini ifade etti.
Doğu Almanya’daki bazı eyaletlerde ise farklı siyasi senaryoların ortaya çıkabileceğini söyledi.
“AfD kemikleşmiş bir siyasi güç haline geldi”
Karaahmetoğlu, geçmişte Almanya’da ortaya çıkan bazı aşırı sağ partilerin zamanla etkisini kaybettiğini ancak AfD’nin aynı şekilde ortadan kalkmadığını söyledi.
2015 mülteci krizinin AfD’nin yükselişindeki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Karaahmetoğlu, salgın, ekonomik kriz ve savaşların da partinin güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti.
AfD’nin artık Alman siyasetinde kalıcı ve kemikleşmiş bir güç haline geldiğini söyledi.
Müslüman seçmenlerin AfD’ye desteği
AfD’nin Müslümanlara ve Türk toplumuna karşı sert söylemler kullanmasına rağmen bazı göçmen kökenli seçmenlerden destek aldığı da toplantıda gündeme geldi.
Karaahmetoğlu, AfD’nin kendi siyasi söylemlerinin hedefindeki toplumsal kesimlerden bile oy alabilmesini dikkat çekici ve çelişkili bulduğunu söyledi.
SPD yeniden yükselişe geçebilir mi?
SPD’nin düşen oy oranlarına ilişkin soruya yanıt veren Karaahmetoğlu, seçmenlerin artık geçmişte olduğu gibi tek bir partiye bağlı kalmadığını belirtti.
Seçim kampanyalarının ve adayların öneminin arttığını söyleyen Karaahmetoğlu, SPD’nin doğru aday ve güçlü bir kampanyayla yeniden yükselişe geçebileceğini savundu.
Emeklilik yaşı tartışması
Almanya’da emeklilik yaşının 70’e çıkarılması yönündeki tartışmalara da değinen Karaahmetoğlu, emeklilik yaşının bir anda 70’e yükseltilmesini savunmadığını söyledi.
Ortalama yaşam süresindeki artışa bağlı olarak kademeli bir model uygulanabileceğini belirten Karaahmetoğlu, bugün 67 olan emeklilik yaşının uzun yıllara yayılarak sınırlı biçimde artırılabileceğini ifade etti.
Toplumun farklı kesimlerinin yaşam ve çalışma koşullarının aynı olmadığının da dikkate alınması gerektiği toplantıda vurgulandı.
Türkiye’nin NATO’daki konumu
Ankara’daki NATO Zirvesini değerlendiren Karaahmetoğlu, zirvenin Türkiye’de düzenlenmesini gurur verici bulduğunu söyledi.
Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Afrika arasında stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Karaahmetoğlu, Ukrayna’dan Suriye’ye, Kafkasya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok kriz alanında Türkiye’nin önemli bir aktör olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte zirve sırasında gazetecilerin veya göstericilerin gözaltına alındığına ilişkin haberleri eleştiren Karaahmetoğlu, güçlü bir devletin eleştiriden ve demokratik protestolardan korkmaması gerektiğini söyledi.
Güney Kafkasya’da barış beklentisi
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış sürecine ilişkin soruyu da yanıtlayan Karaahmetoğlu, Rusya’nın eski Sovyet coğrafyasındaki çatışmaları nüfuzunu korumak amacıyla kullandığını savundu.
Rusya’nın Ukrayna Savaşı nedeniyle zayıflaması ve Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destek sonucunda bölgesel dengelerin değiştiğini belirtti.
Karaahmetoğlu, savaş sonrasında asıl önemli konunun kalıcı barışın sağlanması olduğunu vurgulayarak Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında yeni bir iş birliği döneminin kurulmasını umut ettiğini söyledi.
Stephan Krach’ın Berlin seçimlerindeki şansı
20 Eylül’de yapılacak Berlin Temsilciler Meclisi seçimleri de toplantıda ele alındı.
SPD’nin Hükümet Eden Belediye Başkanı adayı Stephan Krach hakkında konuşan Karaahmetoğlu, Krach’ın Hannover Bölgesi’ndeki yöneticilik deneyimiyle Berlin’i yönetebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.
Krach’ı sempatik ve Türk toplumuna yakın bir siyasetçi olarak değerlendiren Karaahmetoğlu, SPD’nin seçim şansını yüksek gördüğünü ifade etti.
Berlin’de seçim sonrasında koalisyon kurulmasının kaçınılmaz olacağını da sözlerine ekledi.
The Altenbraker Presse Room’da düzenlenen basın buluşmasının ardından SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’nin ev sahipliğinde Türkçe basın temsilcileri ve gazetecilerle hatıra fotoğrafı çektirdi. Toplantıda Almanya siyaseti, NATO Zirvesi, Rusya-Ukrayna savaşı, göç politikaları, AfD’nin yükselişi ve Türkçe medyanın geleceği ele alındı.
Basın ve siyaset diyaloğu
The Altenbraker Presse Room’daki buluşma, gazetecilerin Almanya iç ve dış siyasetine ilişkin soruları ile Türkçe medyanın geleceğine yönelik değerlendirmelerin ardından sona erdi.