Ekşi’den Kritik Tempelhof Sorusu
Parlamentosu’nda Türk basın emekçileriyle bir araya gelen CDU Milletvekili Dr. Ersin Nas, konut krizi, kira politikaları, mülkiyet hakkı ve Tempelhof Feld’in geleceğine ilişkin partisinin politikalarını anlattı. Toplantıda Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’nin Tempelhof referandumu ve seçim riski üzerine yönelttiği soru görüşmenin en dikkat çeken başlığı oldu.
Berlin Eyalet Parlamentosu’nda düzenlenen toplantıda CDU Berlin Milletvekili Dr. Ersin Nas, Türk basın mensuplarıyla bir araya gelerek Berlin’in en yakıcı sorunlarından biri olan konut krizine ilişkin partisinin çözüm önerilerini değerlendirdi.
Toplantıda konut üretimi, kira denetimi, sosyal konut hedefleri, mülkiyet edinimi, kamu konut şirketlerinin durumu ve Tempelhof Feld alanının geleceği ele alındı.
Dr. Nas, CDU’nun konut politikasını “daha fazla inşaat, daha az bürokrasi, güçlü kiracı hakları ve mülkiyet ediniminin kolaylaştırılması” başlıklarıyla özetledi. Nas, Berlin’de konut krizinin kamulaştırmayla değil, yatırım ve yeni konut üretimiyle çözülebileceğini söyledi.
“Uyum Sorumlusu Olmadım, Konut ve Kiralar Alanını Seçtim”
Dr. Ersin Nas, Berlin Eyalet Parlamentosu’na seçildikten sonra kendisine entegrasyon sorumluluğu teklif edildiğini, ancak bu görevi kabul etmediğini anlattı.
Nas, göçmen kökenli bir siyasetçi olarak yalnızca uyum ve entegrasyon alanına yönlendirilmek istemediğini belirterek, konut ve kira politikaları alanında görev aldığını söyledi.
CDU Fraksiyonu’nda konut ve kiralarla ilgili basın sözcüsü olduğunu belirten Nas, ayrıca “Wohnen, Bauen und Stadtentwicklung” çalışma grubunda ve ilgili komisyonlarda görev yaptığını ifade etti.
“Berlin’de Konutlar Ağaçta Yetişmiyor”
Berlin’de konut bulmanın ciddi bir krize dönüştüğünü belirten Dr. Nas, Wedding’de bir daire görüntülemesine gittiğinde kapıda 50-60 kişinin beklediğini söyledi.
Nas, Berlin’de bir kiralık daire ilanına kısa sürede onlarca, hatta yüzlerce başvuru yapıldığını hatırlatarak çözümün yeni konut üretiminden geçtiğini vurguladı.
Dr. Nas, mecliste de sık sık kullandığı ifadeyi tekrarlayarak, “Daireler ağaçta yetişmiyor, inşa edilmeleri gerekiyor” dedi.
Bürokrasiye Karşı “Genehmigungsfiktion” Modeli
Nas’a göre Berlin’de yeni konut üretiminin önündeki en büyük engellerden biri ağır işleyen ruhsat süreçleri.
İnşaat ruhsatı başvurularının kimi zaman iki üç yıl sürdüğünü belirten Nas, CDU olarak bu alanda yasal çerçeveyi değiştirdiklerini söyledi.
Yeni düzenlemelerle bazı kurumların belirli süre içinde cevap vermemesi halinde başvurunun onaylanmış sayılmasını öngören “Genehmigungsfiktion” modelinin devreye alındığını aktardı.
Ayrıca 50 konut ve üzeri projelerde yatırımcıların farklı kurumların kapısını tek tek dolaşmak yerine tüm ilgili birimlerle aynı masada görüşebilmesini sağlayan bir mekanizma oluşturulduğunu söyledi.
Sosyal Konutta Hedef Aşıldı
Dr. Nas, Berlin’de sosyal konut üretimi hedefinin yıllık 5 bin olduğunu, 2024 ve 2025 yıllarında bu hedefin üzerine çıkıldığını söyledi.
Nas’ın verdiği bilgiye göre 5 bin 100 sosyal konut için süreç yürütüldü.
Ancak Nas, yalnızca düşük gelirli gruplara yönelik konut politikasının yeterli olmayacağını belirterek, CDU’nun “bezahlbarer Wohnraum für alle” yani “herkes için uygun fiyatlı konut” anlayışını savunduğunu ifade etti.
“Sosyal Karışım Olmazsa Gettolaşma Riski Artar”
Şehir planlamasında “soziale Mischung” kavramına dikkat çeken Dr. Nas, yeni mahallelerde yalnızca belli gelir gruplarının veya sosyal yardım alanların yoğunlaşmasının uzun vadede sosyal sorun alanları oluşturabileceğini söyledi.
Nas, bir mahallede işsizlerin, çalışanların, öğrencilerin, yaşlıların, gençlerin ve farklı sosyal kesimlerin birlikte yaşayabilmesi gerektiğini belirtti.
Bu konuda SPD ile anlaşamadıklarını söyleyen Nas, “sosyal karışım” önerisinin SPD tarafından desteklenmediğini ifade etti.
Kiracı Hakları: “Yeni Yasaya Değil, Mevcut Hukukun Uygulanmasına İhtiyaç Var”
CDU’nun kiracı haklarını önemsemediği yönündeki eleştirileri reddeden Nas, Berlin’de nüfusun büyük çoğunluğunun kiracı olduğunu hatırlattı.
Nas, CDU’nun yaklaşımının yeni yasalar üretmekten çok, Almanya’da var olan sosyal kira hukukunun etkili biçimde uygulanması olduğunu söyledi.
Mietpreisbremse uygulaması kapsamında ilk para cezalarının kendi dönemlerinde kesildiğini belirten Nas, bunun mevcut hukukun uygulanması açısından önemli olduğunu ifade etti.
Kiracılara yönelik danışmanlık hizmetlerinin de güçlendirildiğini belirten Nas, Spandau örneğinde yıllık 30 bin euro olan bütçenin 250 bin euroya çıkarıldığını söyledi.
Kalorifer Çalışmıyorsa Devlet Müdahale Edebilecek
Dr. Nas, bakımsız bırakılan binalar ve çalışmayan kaloriferler gibi durumlarda devletin müdahale kapasitesinin güçlendirildiğini söyledi.
Yeni düzenlemeyle, mülk sahibinin binayla ilgilenmemesi durumunda devletin Treuhänder sistemi üzerinden kayyum benzeri bir yönetici atayabileceğini belirtti.
Bu kişinin gerekli onarımları yaptıracağını, masrafların ise mülk sahibinden tahsil edileceğini aktardı.
Nas, bunun kamulaştırma olmadığını, mülk sahibinin sorumluluğunu yerine getirmesini sağlayan yasal bir denetim mekanizması olduğunu vurguladı.
“Devlet Her Zaman Daha İyi Ev Sahibi Değildir”
Sol Parti’nin kamulaştırma yaklaşımını eleştiren Dr. Nas, devletin her zaman daha iyi ev sahibi olduğu görüşüne katılmadığını söyledi.
Nas, devletin yasal çerçeveyi hazırlaması, denetlemesi ve gerektiğinde müdahale etmesi gerektiğini, ancak kamulaştırmanın çözüm olmadığını savundu.
CDU’nun temel yaklaşımını Almanca şu ifadeyle özetledi:
“Wir brauchen Investition und keine Enteignung.”
Nas’a göre Berlin’in ihtiyacı kamulaştırma değil, yatırım ve yeni konut üretimi.
Mülkiyet Hakkı: “Vatandaş Kendi Dairesine Sahip Olabilmeli”
Dr. Nas, CDU’nun diğer partilerden ayrıldığı önemli başlıklardan birinin de mülkiyet edinimi olduğunu söyledi.
Daire sahibi olma meselesinin yalnızca zenginlerle ilgili olmadığını belirten Nas, sabah erken kalkıp çalışan, yıllarca kira ödeyen ve çocuklarına bir ev bırakmak isteyen vatandaşların da desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Nas, özellikle Türk toplumunda “kendi evine sahip olma” arzusunun güçlü olduğunu söyledi.
Bu kapsamda 2026-2027 bütçesinde vatandaşların mülk edinmesini kolaylaştırmak için 17 milyon euro ayrıldığını açıkladı.
“Berliner Mietkauf” Modeli
Nas, CDU’nun “Berliner Mietkauf” modeli üzerinde çalıştığını belirtti.
Bu modele göre kamu konut şirketlerine ait dairelerde oturan kiracılar, kira ödemesine ek olarak belirli bir ödeme yaparak uzun vadede daireyi satın alma hakkı elde edebilecek.
Modelin 10, 15 veya 20 yıllık sürelerle işlemesi planlanıyor.
Ancak Nas, bunun spekülasyon aracı olmayacağını vurguladı. Şartlara göre satın alınacak dairenin kişinin ilk dairesi olması, kişinin kendisinin veya yakın ailesinin bu dairede oturması gerekecek. Satın alınan dairenin hemen kiraya verilmesi ya da ticari kazanç amacıyla kullanılması mümkün olmayacak.
İlk Konut Alımında Vergi Kolaylığı
Dr. Nas, ilk kez kendi oturacağı daireyi alacak vatandaşlar için Grunderwerbsteuer yani emlak alım vergisinin kaldırılmasını savunduklarını söyledi.
Berlin’de bu verginin yaklaşık yüzde 6 civarında olduğunu belirten Nas, bunun konut almak isteyenler için ciddi bir ek yük oluşturduğunu ifade etti.
Ayrıca “Eigentumsbonus” ve IBB üzerinden kefalet modelleriyle, öz sermaye eksikliği yaşayan vatandaşların konut kredisine erişiminin kolaylaştırılabileceğini söyledi.
Kamu Konut Şirketlerine Yatırım Mesajı
Nas, Berlin’de yaklaşık 400 bin konutun kamuya ait şirketlerin elinde olduğunu hatırlattı.
Gewobag ve benzeri kamu konut şirketlerinde geçmişte yeterli yatırım yapılmadığını belirten Nas, asansör, cephe yalıtımı, enerji verimliliği, yeşil alan, Hausmeister ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda ciddi eksiklikler bulunduğunu söyledi.
CDU’nun sınırlı kira artışlarına izin vermesinin amacının bu şirketlerin yatırım kapasitesini artırmak olduğunu belirtti.
Nas, “Bunlar da sonuçta şirket. Gelir kaynakları olmazsa yatırım yapamazlar” değerlendirmesinde bulundu.
Mustafa Ekşi’den Kritik Tempelhof Sorusu
Toplantının en dikkat çeken bölümü ise Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi’nin Tempelhof Feld alanına ilişkin sorusu oldu.
Ekşi, Dr. Nas’a 2014 yılında yapılan referandumda vatandaşların yüzde 64’ünün Tempelhof Feld’in yapılaşmaya açılmasına karşı çıktığını hatırlattı.
Mustafa Ekşi, Nas’a şu soruyu yöneltti:
“Tempelhof Feld alanı boş kalamaz dediniz. Ancak 2014’te yapılan referandumda vatandaşların yüzde 64’ü burasının boş kalmasını istedi. Aradan 12 yıl geçmiş olsa da bu sonuç ortada. Siz bu referandum kararını nasıl değiştireceksiniz? Yasal olarak bu mümkün mü? Ayrıca 20 Eylül’de seçimler var. Bu söylem CDU’ya oy kaybı olarak yansımaz mı?”
Ekşi’nin sorusu, toplantıda CDU’nun Tempelhof politikası ile doğrudan halk iradesi arasındaki gerilimi gündeme taşıdı.
Dr. Nas: “2014 Kararına Saygımız Var Ama Yasalar Değiştirilebilir”
Dr. Ersin Nas, Mustafa Ekşi’nin sorusuna verdiği yanıtta, vatandaşların 2014 yılında verdiği karara saygı duyduklarını söyledi.
Ancak Nas, yasaların değiştirilemez olmadığını vurguladı.
Nas, “Tempelhof Feld için bir yasa yapılmış olabilir. Ama yasa değiştirilemez diye bir şey yok. Halkın çoğunluğu veya demokratik seçilmiş temsilciler bu yasayı değiştirebilir” dedi.
CDU’nun Tempelhof alanının tamamını imara açmak istemediğini belirten Nas, alanın bir bölümünde konut yapılabileceğini, diğer bölümlerin ise park, yeşil alan, okul, yuva ve sosyal donatı alanları olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
“Bugünün Berlin’i 2014’ün Berlin’i Değil”
Nas, 2014’teki şartlarla bugünkü Berlin’in aynı olmadığını belirtti.
Öğrencilik yıllarında emlak sektöründe çalıştığını ve 2003-2004 yıllarında Berlin’de kiracı arandığını anlatan Nas, bugün ise ciddi bir konut sıkıntısı yaşandığını söyledi.
Nas’a göre, Berlin’de 200 binden fazla konut ihtiyacı varken Tempelhof gibi büyük bir alanın tamamen boş bırakılması yeniden tartışılmalı.
“Referandum Mu, Parlamento Kararı Mı?”
Mustafa Ekşi’nin “Referandum kararını nasıl değiştireceksiniz?” sorusuna karşılık Nas, bu konuda iki farklı görüş bulunduğunu söyledi.
Bir görüşe göre konunun yeniden referanduma götürülmesi gerektiğini belirten Nas, diğer görüşe göre ise halk tarafından seçilmiş parlamentonun yeni bir yasa çıkararak mevcut yasayı değiştirebileceğini ifade etti.
Nas, “Biz halkın vermiş olduğu karara saygı duyuyoruz. Ama halkın çoğunluğuyla seçilmiş temsilcilerin yasa yapabilmesi de demokratik kurallar çerçevesindedir” dedi.
“Seçmen Yetki Verirse Uygularız”
Mustafa Ekşi’nin 20 Eylül seçimleri öncesinde bu söylemin CDU’ya oy kaybettirip kaybettirmeyeceğine ilişkin sorusuna da yanıt veren Nas, her partinin kendi programıyla halkın karşısına çıktığını söyledi.
Nas, Sol Parti’nin kamulaştırma politikalarını savunduğunu, CDU’nun ise konut krizine yatırım, inşaat ve mülkiyet edinimi temelinde çözüm aradığını belirtti.
CDU’nun seçmenden yetki alması halinde bu politikaları uygulamaya çalışacağını söyledi.
“AfD’nin Önünü Kesmek Önemli”
Berlin’de seçim sonrası koalisyon ihtimaline de değinen Nas, CDU’nun tek başına iktidar olamayabileceğini, üçlü koalisyon seçeneğinin gündeme gelebileceğini söyledi.
Nas, koalisyon ortağı SPD’nin anketlerde ciddi oy kaybı yaşadığını belirterek Berlin siyasetinde dengelerin değiştiğini ifade etti.
Dr. Nas, “Önemli olan AfD’nin önünü kesmek. Önemli olan vatandaşa hizmet vermek” dedi.
Anketlerin değişken olduğunu belirten Nas, 2023 seçimlerinde CDU’nun anketlerde yüzde 21 göründüğünü, ancak sandıkta yüzde 28 oy aldığını hatırlattı.
Nas, seçim kampanyasının son haftalarında güvenlik, konut ve yönetim kapasitesi gibi başlıklarda seçmenin CDU’ya yönelebileceğini düşündüğünü belirtti.
İlgili Arşiv Haber
Berlin'de Müslüman Mezarlığı Sorunu Çözüldü mü?
Türk Seçmenlere Destek Çağrısı
Dr. Ersin Nas, konuşmasının sonunda Türk kökenli seçmenlere de mesaj verdi.
Nas, CDU’nun Berlin’de konut, güvenlik ve yönetim alanlarında somut çözüm önerileriyle seçmenin karşısına çıktığını belirterek Türk vatandaşlarının desteğini beklediklerini söyledi.
İlgili Arşiv Haber
Türk Akademisyenlerden Berlin Eyalet Meclisine Ziyaret