Berlin’de sahnede kadınların sesi: Divan E.V. tiyatro grubundan “Biz de varız” mesajı
Berlin’de faaliyet gösteren Divan E.V. bünyesindeki feminist kadınlar tiyatro grubu, ikinci oyunları “In Mir” ile sahneye çıkarak göçmen kadınların kimlik, aidiyet ve içsel mücadelelerini sahneye taşıdı.
Berlin tiyatro sahnesinde dikkat çeken bir projeye imza atan Nachbarschaftszentrum Divan Derneği’ne bağlı kadın tiyatro topluluğu, kolektif üretim süreciyle hazırladıkları yeni oyunlarıyla seyirci karşısına çıktı. Berlin Eyaleti Senatosu tarafından desteklenen ve Charlottenburg-Wilmersdorf Belediyesi iş birliğiyle yürütülen proje, iki yıllık emeğin ürünü olarak sahneye taşındı.

Kadınların içsel yolculuğu sahnede
“Aynaların, tik takların ve beklentilerin gürültüsünde kendi sesini arayan kadınların hikâyesi” olarak tanımlanan oyun, bireysel ve toplumsal baskıların kesişiminde şekillenen kadın deneyimine odaklanıyor.
Kimlik, beden ve annelik gibi kavramları sorgulayan anlatı; başkalarının zamanına göre yaşamayı reddeden kadınların kendi sözünü kurma mücadelesini merkezine alıyor. Oyunda, parçalanma hissine karşı bütün kalma çabası, metaforik anlatım ve koreografik sahne diliyle izleyiciye aktarılıyor.
Kolektif üretim modeliyle sahneye taşındı
Projenin yönetmeni Emel Erkek Turan, sürecin temel motivasyonunu göçmen kadınları bir araya getirmek olarak tanımladı.
Turan, 2024 Ekim ayında kurulan topluluğun ilk olarak 8 Mart 2025’te “Mimose” oyununu sahnelediğini, bu oyunun göçmen kadınların sesini duyurma amacı taşıdığını ifade etti.
Yeni oyun “In Mir” ise uzun süreli doğaçlama çalışmaları, masa başı metin üretimi ve katılımcıların kendi yaşam deneyimlerini yazıya dökmesiyle şekillendi. Metin, kolektif biçimde oluşturulurken sahne tasarımı ve koreografi de bu anlatıyı destekleyecek şekilde geliştirildi.
“Kadınların sesi bastırılamaz”
Oyunun temel ekseninin kadınların maruz kaldığı çok katmanlı baskılar olduğunu belirten Turan, şu çerçeveyi çizdi:
Kadının toplumsal baskılarla birlikte kendi iç dünyasında da bir sıkışmışlık yaşadığı, bu içsel seslerin çoğu zaman bastırılamadığı ve birbirine karıştığı anlatılıyor. Ancak oyun, bu karmaşa içinde kadınların yeniden denge kurarak kendi seslerini bulabileceği fikrini öne çıkarıyor.

Amatör ruh, profesyonel üretim
Proje asistanı Seda Nur Çınar, topluluğun oluşum sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, grubun büyük ölçüde amatör katılımcılardan oluştuğunu belirtti.
Charlottenburg-Wilmersdorf Entegrasyon Ofisi tarafından finanse edilen projede, tiyatroya ilgi duyan kadınlara sosyal medya ve yüz yüze iletişim kanalları üzerinden ulaşıldı.
Katılımcılar; yaratıcı drama, doğaçlama, beden çalışmaları, dans, diksiyon ve nefes teknikleri üzerine eğitimler alarak kısa sürede sahneye hazır hale getirildi. Çınar, tiyatroya ilgi duyan tüm kadınlara kapılarının açık olduğunu vurguladı.

Yönetmen Emel Erkek Turan’ın tiyatro yolculuğu
2008 yılında Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nden mezun olan Turan, eğitimini Müşfik Kenter’in öğrencisi olarak tamamladı.
Türkiye’de Devlet Tiyatroları ve Bakırköy Belediye Tiyatrosu’nda oyuncu olarak görev alan Turan, Almanya’ya yerleştikten sonra Berlin’de çeşitli sahne projelerinde yer aldı. “Pride”, “Sen İstanbul’dan Güzelsin” ve “Gezi” gibi yapımlarda oyuncu olarak sahneye çıkan Turan, Divan Derneği çatısı altında ilk olarak “Mimoza’nın Hikâyesi” oyununu yönetti.

Oyuncu kadrosu ve teknik ekip
Oyunda rol alan isimler şu şekilde sıralandı:
Aysel Erol Çalışkan, Buket Vural, Ece Çim, Ece Kütüklü, Gözde Yıldız, Merve Öngün, Selin Keskin ve Şilan Dağlar Göç.
Işık ve afiş tasarımı Özge Yavaş tarafından hazırlanırken, reji asistanlığını Merve Öngün üstlendi.