Macit Karaahmetoğlu: “İslamofobiyle Mücadele, Demokratik Hukuk Devletini Savunma Meselesidir”
SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, 1 Temmuz İslamofobiyle Mücadele ve Müslüman Nefreti Karşıtı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Müslümanlara yönelik ayrımcılık ve nefret söyleminin toplumsal barışı tehdit ettiğini belirtti.
Almanya Federal Meclisi SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, 1 Temmuz İslamofobiyle Mücadele ve Müslüman Nefreti Karşıtı Günü kapsamında yazılı bir açıklama yaptı.
Karaahmetoğlu, Avrupa’da ve dünyanın birçok bölgesinde Müslümanlara yönelik nefret söylemi, ayrımcılık ve ötekileştirici yaklaşımların ciddi bir toplumsal sorun hâline geldiğini vurguladı.
Din ve inanç özgürlüğünün demokratik toplumların temel değerleri arasında yer aldığını belirten Karaahmetoğlu, İslamofobinin yalnızca Müslümanları hedef alan bir önyargı olmadığını, aynı zamanda hukuk devleti, eşit yurttaşlık ve demokrasi açısından da tehdit oluşturduğunu ifade etti.
“Bir insanın inancı nedeniyle hedef alınması kabul edilemez”
Karaahmetoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İslamofobi yalnızca Müslümanları hedef alan bir önyargı değildir. Aynı zamanda hukukun üstünlüğüne, eşit yurttaşlık ilkesine ve demokratik toplum düzenine yönelmiş bir tehdittir. Bir insanın inancı nedeniyle ayrımcılığa uğraması, dışlanması ya da nefret suçlarının hedefi hâline gelmesi hiçbir koşulda kabul edilemez.”
İlgili Arşiv Haber
Steffen Krach: “Yüksek gelir grupları topluma daha fazla katkı sunmalı”
Medyaya sorumluluk çağrısı
Karaahmetoğlu, İslamofobinin yükselmesinde kamuoyunda kullanılan haber dilinin de etkili olduğuna dikkat çekti. Özellikle suç haberlerinde kişilerin dini kimliklerinin öne çıkarılmasının haksız genellemelere yol açtığını belirten Karaahmetoğlu, suçun bireysel olduğunu ve hiçbir dinin bir kişinin işlediği suçla özdeşleştirilemeyeceğini vurguladı.
Karaahmetoğlu, basının haber dilinde ayrımcılığı körüklememesi gerektiğini belirterek, medya kuruluşlarını daha sorumlu bir yayıncılık anlayışına davet etti.
“İslamofobiyle mücadele herkesin ortak görevidir”
Nefret söyleminin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini ifade eden Karaahmetoğlu, demokratik kurumların bu konuda ortak sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
Karaahmetoğlu, “Demokrasiler, azınlıkların ve farklı inanç gruplarının kendilerini güvende hissettikleri ölçüde güçlüdür. Müslümanlara yönelik ayrımcılığa sessiz kalmak, yarın başka toplumsal kesimlere yöneltilecek nefretin de önünü açar” değerlendirmesinde bulundu.
“Nefret yerine dayanışma, önyargı yerine diyalog”
Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, farklı inançların, kültürlerin ve kimliklerin eşit haklarla bir arada yaşayabildiği bir toplumun herkesin ortak hedefi olması gerektiğini belirtti.
Karaahmetoğlu açıklamasını, “Nefret yerine dayanışmayı, önyargı yerine diyaloğu ve ayrımcılık yerine eşitliği savunmaya devam edeceğim. İslamofobiye ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğim” sözleriyle tamamladı.

İlgili Arşiv Video
Türk Şehitlik Camisi Saldırısı: Arşivlerden Unutulmayan Olay