Türkiye–Almanya otomotiv iş birliği yeni mobilite döneminde güçleniyor
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, küresel otomotiv dönüşümünde Türkiye’nin stratejik rolünü vurgulayarak Alman yatırımcıları yeni mobilite ekosistemine ortak olmaya davet etti.
Berlin -Türkiye ile Almanya arasındaki köklü ekonomik ortaklık, yeni küresel mobilite dönüşümünün yarattığı fırsatlarla daha da derinleşiyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin elektrikli ve akıllı araç teknolojilerindeki büyüme potansiyelini değerlendirerek iki ülke arasındaki iş birliğinin “geleceğin mobilite ekosistemine” yön verebileceğini bildirdi.
Bakan Kacır, konuşmasında Türkiye’nin son 23 yılda gerçekleştirdiği kapsamlı ekonomik ve teknolojik reformların, yatırım ortamını güvenilir ve öngörülebilir hale getirdiğini belirtti. Geniş üretim altyapısı, nitelikli iş gücü ve güçlü Ar-Ge ekosistemi sayesinde Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerinde “vazgeçilmez bir üretim üssü” haline geldiğini ifade etti.
TÜRKİYE–ALMANYA EKONOMİK ORTAKLIĞININ DERİNLİĞİ
Türkiye’de faaliyet gösteren sekiz binden fazla Alman sermayeli şirketin üretim, istihdam ve ihracata yaptığı katkıya değinen Kacır, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli girişimcilerin kurduğu 80 binden fazla şirketin ise yıllık 50 milyar doları aşan cirosuyla Alman ekonomisine dinamizm kazandırdığını vurguladı.
Kacır, “Alman firmaları Türkiye’de uzun yıllardır kalite, maliyet, mühendislik ve teslimat sürekliliği açısından güven duydukları bir ekosistem buldu. Birçok Alman üretici Türkiye’yi artık ikinci evi olarak görüyor” dedi.
OTOMOTİVDE ÜRETİM GÜCÜ VE DÖNÜŞÜM
Türkiye’nin yıllık 2,2 milyon araç üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, otomotiv tedarik sanayisinin 200 binden fazla kişiye istihdam sağladığını söyledi. Geçtiğimiz yıl 37,2 milyar dolarla rekor kıran otomotiv ihracatının bu yıl 40 milyar dolara yaklaşacağını kaydetti.
Elektrikli araçlarda batarya maliyetlerinin düşmesi, yapay zeka ve sensör teknolojilerinin öne çıkmasıyla sektörün köklü bir dönüşüm yaşadığına dikkat çeken Kacır, Türkiye’nin bu yeni döneme güçlü altyapısıyla hazır olduğunu belirtti.
TOGG VE YENİ MOBİLİTE EKOSİSTEMİ
Elektrikli ve akıllı otomobil TOGG’un bu dönüşümün stratejik bir adımı olduğunu vurgulayan Kacır, “Bu sabah havalimanından zirveye TOGG ile geldim. Türkiye’nin bu alandaki vizyonu somut olarak ortada” dedi.
Türkiye’nin batarya üretimi, güç elektroniği, şarj altyapısı, otonom sürüş yazılımları ve ileri teknoloji bileşenlerde yatırım desteklerinin sürdüğünü ifade eden Kacır, yıllık en az 5 GWh kapasiteli batarya tesislerini teşvik ettiklerini açıkladı.
ALMAN FİRMALARINA STRATEJİK ÇAĞRI
Kacır, Alman üreticilere şu mesajı verdi:
“Türkiye’yi sadece bir pazar olarak değil, küresel değer zincirlerinin merkezlerinden biri olarak konumlandırın. Yeni mobilite yarışında Türkiye ile yapılacak iş birliği Alman otomotiv sanayisini ileriye taşıyacaktır.”
Bakan, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, güçlü lojistik altyapısı ve Gümrük Birliği avantajıyla 1 milyarlık pazara erişim imkânı sunduğunu da hatırlattı.
İlgili Haber
Claus R. Mayer: “Türkiye otomotiv ve savunma sanayiinde Avrupa için stratejik bir merkez haline geliyor”
Küresel dönüşüm çağrısı
Kacır, konuşmasının sonunda iki ülkenin geleceğe birlikte hazırlanması gerektiğini belirterek, “Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir dönemdeyiz. Küreselleşme zayıflarken ikili iş birlikleri önem kazanıyor. Türkiye ve Almanya güç birliği yaptıkça bu dönüşümden kazançlı çıkacaktır” ifadelerini kullandı.
