‘Prens Salman’ın Kaşıkçı Cinayetiyle Bağlantısı Araştırılmalı’

Birleşmiş Milletler’in yargısız infazlardan sorumlu insan hakları raportörü Agnes Callamard’ın, Suudi asıllı gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili hazırladığı rapor dünyada geniş yankı uyandırdı. Callamard, VOA Cenevre muhabiri Lisa Schlein’in sorularını yanıtladı

‘Prens Salman’ın Kaşıkçı Cinayetiyle Bağlantısı Araştırılmalı’

NEW YORK, CENEVRE — 

Birleşmiş Milletler’in yargısız infazlardan sorumlu insan hakları raportörü Agnes Callamard’ın, Suudi asıllı gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili hazırladığı rapor dünyada geniş yankı uyandırdı.

Raporu hazırlayan Callamard, Kaşıkçı cinayetinin öncesi, cinayet esnası ve sonrasıyla ilgili ses kayıtlarını dinleyip kayıtları ayrıntılarıyla raporuna ekledi.

Raporu hazırlayan insan hakları raportörü Callamard, VOA Cenevre muhabiri Lisa Schlein’in sorularını yanıtladı.

Callamard, VOA muhabirine Suudi Arabistanlı yetkililerin raporun ve iddiaların özüyle uğraşmayı reddetmesini büyük bir talihsizlik olarak değerlendirdi.Suudi Arabistanlı devlet yetkililerinin rapordan ziyade kendisini kişisel olarak eleştirdiğini belirtti.

Suudi hükümet yetkililerinin rapordaki iddiaların asılsız olduğunu öne sürdüklerini belirten Callamard, “Raporda yer alan iddialarımın asılsız olduğunu söylediler ancak hangi iddiaları kabul etmediklerini bile belirtmediler. Hazırladığım rapora devlet olarak sorumluluklarını yerine getirmedeki isteksizliklerini ve yetersizliklerini gösterdiler. Hazırladığım raporda doğrulayamadığım bilgi ve kaynaklardan sonuç çıkarmamaya oldukça fazla dikkat ettim. Bu düşüncem hazırladığım 101 sayfalık rapora tamamen yansıdı. Suudi otoritelerin raporu okuyup okumadıklarını bile kendimce sorguluyorum” dedi.

“Bazı kaynaklarımı gizlemek zorunda kaldım”

Raporda yararlandığı kaynaklarıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Callamard, bazı kaynaklarının kimler olduğunun raporunda yer almadığını, bunun temel nedeninin güvenlik sorunu olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan’ın bugüne kadar insan hakları ve yargısız infazlar konusundaki tutumunun ne olduğunun belli olduğunu belirten Callamard, “Suudiler’in kendi yönetim sistemlerine ve muhaliflerine yönelik nasıl bir tehdit oluşturdukları biliniyor. İnsanların zarar görmemesi için isimlerini gizledim” dedi

Callamard, hazırladığı raporun ardından başlatılabilecek hukuki süreç ve gelişmelerle ilgili de şöyle konuştu:

”Ocak ayının başından itibaren bağımsız bir raportör olarak BM himayesinde bir insan hakları soruşturması yürütüyorum. Yargısız infazları araştırmak için BM İnsan Hakları Konseyi tarafından atandım. BM’nin bana verdiği bu insan hakları soruşturmasını üstlendiğim görev kapsamında ben bağlayıcı kararlar alma yetkisine sahip olan bir BM Güvenlik Konseyi değilim. Benim yürüttüğüm soruşturma uluslararası ceza hukuku çerçevesinde bir insan hakları soruşturması. Sadece kanıtların niteliğine odaklandım. Nihai bir sonuç çıkarmaktan kaçındım. Raporda anlatmak istediğim şey Kaşıkçı cinayetiyle ilgili bir ceza soruşturmasına ihtiyaç olduğunu gösteren yeterli delil olduğudur ”dedi.

Veliaht Prensin cinayette rolü var mı?

Callamard, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın cinayetteki olası rolüyle ilgili bir soruyu da, “Raporda işaret ettiğim gibi ceza soruşturması ihtiyacını belirleyen güvenilir kanıtlar olduğudur. Güvenilir kanıt nedir? Sadece suçu kimin emrettiğiyle ilgili değil bu suçu doğrudan veya dolaylı olarak kışkırtan ya da azmettiren olabilir. Bu kişilerin, Kaşıkçı öldürülmeden aylar önce yapmış olduğu davranışlar ve insan hakları ihlalleriyle, Kaşıkçı’nın yargısız infazının farkında olmadıklarını hayal etmek zor. Veliaht Prens’in cinayet konusunda herhangi bir sorumluluğu olup olmadığını belirlemek için soruşturmanın derinleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Kanıtların resmi bir ceza soruşturması yapılması gerekliliğine işaret ettiğini düşünüyorum. Suudi Arabistan'daki yapılan duruşmalarda adil yargılama ve uluslararası standartları ihlal eden birçok eksiklik var. Suudi yetkililer bu davayı yerel bir mesele olarak ele almakta ısrar ediyorlar” dedi.

“ABD gerekli adımları atmalı”

Trump yönetiminin Kaşıkçı cinayetiyle ilgili tutumuyla ilgili bir soruyu da Callamard, “ABD yönetimi, cinayeti şiddetle kınayan açıklamalar yaptı. Bu noktada ABD hükümetinin atabileceği başka adımlar olduğuna inanıyorum. Raporumda FBI’ın cinayeti önlemek için önceden atılabilecek adımlar olup olmadığını araştırmasını önerdim. CIA’ye cinayetle ve sorumluluğuyla ilgili kendi değerlendirmesini kamuoyuyla paylaşması çağrısında bulundum. Bu nedenle, ABD hükümetinin, ABD makamlarının daha genel olarak alması gereken bir dizi ek önlem var. Çok kısa zamanda gerekli adımların atılacağını umuyorum. ”

Callamard raporunda Kaşıkçı’nın öldürüldüğü anın ses kayıtlarını detaylarıyla anlattı

Callamard başlattığı soruşturmayla ilgili İstanbul’da Türk istihbarat yetkilileriyle bir araya gelmişti. Callamard, Kaşıkçı’nın öldürülmeden önce ve cinayet sırasında bazı konuşma kayıtlarını izledi. Kayıtları ayrıntılarıyla raporuna ekledi.

Kaşıkçı Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na girmeden önce Adli Tıp Uzmanı Salah Muhammed Abduh el-Tubeyki ile Suudi Arabistan istihbarat servisindeyken Veliaht Prens Bin Selman'ın yakın ekibinde olduğu iddia edilen Mahir Abdulaziz Mutreb arasındaki diyaloglar da raporda yer buldu. İlgili kısımda şu diyaloglara yer verildi:

“1 EKİM Saat 13:02 İstanbul – Suudi Arabistan Başkonsolosluğu"

Mutreb: “Bagaja torbayı koymak mümkün mü?”

Dr. Tubeyki: “Hayır. Çok ağır olur. Cesetler ağır olur. Eklemlerinde ayırırsak daha kolay olur diye düşünüyorum. İlk kez yerde parçalara ayıracağım. Her birini ayırıp kesip plastik torbalara ayrı ayrı sararsak bu iş biter. Cilt için bir referans yok. Müdürüm ne yaptığımı bilmiyor. Beni koruyacak kimse yok.”

 

Mutreb, “kurbanlık hayvanın” gelip gelmediğini soruyor.

 

Saat 13:13'te bir ses “geldi” diyor.

13:15'te birlikte geldiği nişanlısına telefonlarını bırakan Kaşıkçı içeriye girdi.

İçeri giren Kaşıkçı bir görevli tarafından karşılandı. İkinci katta bulunan Başkonsolosun ofisine davet edildi.

Kayıtlara göre, Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan'a geri dönüp dönmeyeceği soruluyor. Kaşıkçı gelecekte geri dönmek istediğini söylüyor.

Görevli: “Seni geri almak zorunda kalacağız. Interpol'den bir emir var. İnterpol senin geri gönderilmeni istedi. Seni tutuklayıp geri götüreceğiz ”

Kaşıkçı: “Bana karşı açılan dava yok. Dışarıdaki bazı insanları bilgilendirdim. Beni bekliyorlar. Bir şoför beni bekliyor “

Kayıtlara göre daha sonra Kaşıkçı, dışarıda kendisini bekleyen bir şoför olmadığını, nişanlısının kendisini dışarıda beklediğini söylüyor.

13:22

Mutreb, Kaşıkçı’ya telefonlarının olup olmadığını soruyor.

Kaşıkçı: “İki telefon”

Mutreb:“Hangi marka?”

Kaşıkçı: “Apple telefonlar”

Mutreb: “Oğluna bir mesaj gönder”

Kaşıkçı: “Hangi oğluma? Oğluma ne demeliyim? ”

Mutreb: “Bir mesaj yazacaksın bir deneme yapalım bize göster.

Kaşıkçı: “Ne demeliyim? Yakında görüşürüz?

Mutreb: “Kısa kes ve ceketini çıkar ”

Kaşıkçı: “Bu bir elçilikte nasıl olabilir? Kaçırıldım mı diyeceğim.Hiçbir şey yazmayacağım. ”

Mutreb: “Kısa kes”

Kaşıkçı: “Yazmayacağım. bir şey”

Mutreb: “Yaz Cemal. Acele et. Sana yardım edebilmemiz için bize yardım et. Çünkü sonunda seni Suudi Arabistan'a geri götüreceğiz ve bize yardım etmezsen sonunda neler olacağını biliyorsun. Bu sorunun sonunun iyi bitmesine izin ver”

Saat 13: 33

Kaşıkçı: “ Burada bir havlu var. Masanın üstünde duran ilaçlar benim için mi? Bana ilaç mı verecek siniz? ”

Mutreb: “ Seni uyuşturacağız. ”

Kayıtlarda arbede sesleri...

“Uyudu mu?”

“Başını kaldırıyor “

“Bastırmaya devam et”

“Buraya doğru bastır. Elini kaldırmadan bastır”

Kayıtların geri kalan kısmında derinden nefes alma sesleri duyuluyor.

Callamard, Türk istihbaratlarına dayandırdığı bulguda bu seslerin Kaşıkçı’nın öldürüldüğü an olarak değerlendiriyor.

Ardından cesedinin parçalara ayrılırken seslerin duyulduğunu vurguluyor.

13:39'da kayıtlarda testerenin sesini belirlendiğini ifade ediyor.