Küresel Petrol Ticaretinin Kilit Noktası Hürmüz

Hürmüz Boğazı küresel petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri. Son dönemlerde boğazda tankerlere yönelik düzenlenen saldırılar buranın önemini bir kez daha hatırlatıyor

Küresel Petrol Ticaretinin Kilit Noktası Hürmüz

Umman Körfezi’ne iki tankere saldırıyla yeniden gündeme gelen Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri.

Hürmüz Boğazı nerede?

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi’ni ve aynı zamanda da İran-Umman sınırını ayırıyor. İki ülkenin karasuları içerisinde yer alıyor. Boğazın en dar noktası 33 kilometre genişliğinde. Ancak gemilerin nakliye koridoru iki yönlü olarak toplamda üç kilometre. Boğaz, Umman Körfezi’ne açılıyor ve gemiler buradan dünyanın kalan bölgelerine seyahat ediyor.

Hürmüz Boğazı neden bu kadar önemli?

Küresel petrol ticaretinin beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden sağlanıyor. Bu oran deniz üzerinden yapılan petrol ticaretinin de üçte biri demek.

Analiz firması Vortexa’ya göre küresel petrol tüketimi günde 100 milyon varil civarında. 2017 verilerine göre, hergün bu miktarın 17,2 milyon varili Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü OPEC üyesi Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt ve İran ihraç ettiği ham petrolü Hürmüz Boğazı'ndan Asya ülkeleri başta olmak üzere dünyaya ulaştırıyor. Dünyanın en büyük LNG üreticisi Katar, sıvılaştırılmış doğal gazın neredeyse tamamını bu güzergah üzerinden ihraç ediyor.

Bu dar boğazı etkileyen her türlü olay küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya neden oluyor ve ham petrol fiyatlarını arttırıyor.

Boğazla ilgili siyasi gerilimler neler?

Amerika, Tahran’a uyguladığı yaptırımlarla İran’ın petrol ihracatını durduruyor. Amerika’nın ekonomisini yıkma çabalarına karşı İran’sa Hürmüz Boğazı’ndan petrol nakliyesini bozma tehdidinde bulunuyor. ABD'nin bölge ülkelerinden Bahreyn'de konuşlu 5. Filosu, ticari gemileri korumak için görevlendirilmiş durumda.

Geçmişte neler yaşandı?

1980-1988 İran-Irak savaşı sırasında, iki taraf da birbirinin petrol ihracatını aksatacak adımlar attı. Bu gerilim tarihe 'Tanker Savaşı' olarak geçti.

1988 yılında ABD savaş gemisi USS Vincennes bir İran yolcu uçağını düşürdü. Uçaktaki 290 kişi yaşamını yitirdi. Washington, uçağı yanlışıkla hedef aldığını savundu; Tahran bunu bilinçli bir saldırı olarak niteledi.

2008'de ABD, İran'a ait gemilerin boğazdaki üç ABD donanma gemisine yaklaşarak taciz ettiğini öne sürdü.

2010'un Temmuz ayında Japon petrol tankeri M Star, Hürmüz Boğazı’ndan saldırıların hedefi oldu. Saldırıyı El Kaide'ye bağlı Abdullah Azzam Tugayları üstlendi.

2012'de Tahran yönetimi, nükleer programlarını durdurmak için İran'ın petrol gelirlerini hedef alan Amerika ve Avrupa'nın yaptırımlarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulundu.

2015’in Mayıs ayında Tahran’a ait sondaj platformuna zarar verdiği gerekçesiyle, Singapur bandıralı bir tanker İran donanmasının hedefi oldu. İran, bir konteyner gemisini de ele geçirdi.

2018'in Temmuz ayında İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesinin petrol ihracatını sıfıra düşürme çağrısında bulunan Amerika’ya yanıt olarak Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını aksatabileceğini ima etti.