İzmir Enternasyonal Fuarı’nda Çin Rüzgarı

Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ile Amerika arasında rekabete ve her iki ülkenin gövde gösterisine sahne olan İzmir Enternasyonal Fuarı’na bu yıl Çin Halk Cumhuriyeti damgasını vurdu

İzmir Enternasyonal Fuarı’nda Çin Rüzgarı

İZMİR — 

Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ile Amerika arasında rekabete ve her iki ülkenin gövde gösterisine sahne olan İzmir Enternasyonal Fuarı’na bu yıl Çin Halk Cumhuriyeti damgasını vurdu. “Partner Ülke” olarak fuara katılan dünyanın ekonomi devi, özellikle teknoloji, enerji, iletişim, finans ve altyapı firmalarıyla dikkat çekti.

Fuar’ın başlangıcında gerçekleşen İzmir İş Günleri kapsamında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu koordinasyonunda Türkiye-Çin Ticaret ve Yatırım İş Birliği Forumu düzenlendi. Çin tarafının Ticaret Bakan Yardımcısı ve Büyükelçi düzeyinde katıldığı toplantıda Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan iki ülke arasındaki ticaretin olması gerekenin çok altında olduğuna dikkat çekti.

“Çin, satın almak için uzak değilse satmak için hiç uzak değil”

Pekcan, “2018 yılı itibariyle iki ülke arasında ticaret hacmi 23,6 milyar dolara ulaştı. Çin, bizim artık Almanya ve Rusya'dan sonra en büyük ticaret ortağımız haline gelmiştir. Çin'e ihracatımız 3 milyar dolar, ithalatımız da 20 milyar dolar. Ticaret açığı veriyoruz. Ticaret hacmini nasıl dengeli sürdürebiliriz ona bakıyoruz. Türkiye'de 61 Çinli yatırımcı firma var. Türkiye'deki Çinli firmaların yatırım tutarı 1 milyar 560 milyon dolar civarında. Çin'in sadece 2018 yılında dünyaya yaptığı doğrudan yabancı yatırımı 129 milyar dolar. Çinli yatırımcıların Türkiye'ye yatırım yapmakta geç kaldığını görüyoruz. Türk firmalarına da sesleniyorum. Çin, satın almak için uzak değilse satmak için hiç uzak değil” diye konuştu.

Çin Halk Cumhuriyeti İzmir Enternasyonal Fuarı'na 9 ayrı eyaletten 61 firma ve 150 kişiyle katıldı. VOA Türkçe’ye konuşan Çin Sanayi ve İş Adamları Derneği Türkiye Sekreteri Büşra Küçük Atalar, “Biliyorsunuz, Çin malları denince akla hep ucuz ve kötü mallar geliyordu. Bu fuarla birlikte Türkler Çin’in aslında dünyanın en gelişmiş ürünlerini sattığını, en gelişmiş teknolojilerini kullandığını anladı. Hem halkımız hem de iş adamlarımız Çin’e daha güzel açıdan bakmaya başladı. Dolayısıyla daha fazla iş birliğine gidileceği anlaşılıyor” dedi.

Ticaret hacminde denge Türkiye aleyhine

Türkiye ile Çin arasındaki 1971 yılında kurulan diplomatik ilişkiler giderek artsa da bu durum ekonomik ilişkilere çok yansımış değil. 2013 yılında 28,3 milyar dolar olan ticaret hacmi 2018’de 23,6 milyar dolara geriledi. 2018’de Türkiye Çin’e 2,9 milyar dolarlık ihracat yaptı. Çin’den 23,6 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Ankara hem ticaret hacminin artmasını hem de Türkiye aleyhine olan ticaret dengesinin kısmen de olsa düzelmesini istiyor. Çin’in yılda yaklaşık 2 trilyon dolar olan ithalatında Türkiye’nin payı binde 1,5.

İpek Yolu Projesi

Modern İpekyolu olarak bilinen ve Pekin’in hem karayoluyla hem de denizyoluyla Batı’ya ekonomik atılım hamlesi olarak tanımlanan Bir Kuşak Bir yol projesiyle, Çin ve Türkiye arasındaki ticaretin daha da artması bekleniyor. Türkiye, 2015 yılında Antalya’da düzenlenen G20 Zirvesi’nde Çin’le bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Bu mutabakatla Türkiye’den başlayarak, demiryolu ile Gürcistan, Azerbaycan (Hazar Denizi’nden feribotla), Türkmenistan, Kazakistan ve Çin’e uzanan Orta Koridor Projesi’nin yeni İpek Yolu projesi ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor.