İtalya'da Krizin Ardından Sol Hükümet İşbaşında

Birbiri ardına hükümet krizleri yaşayan İtalya'da, hükümetin aşırı sağcı ortağı İçişleri Bakanı Matteo Salvini'nin koalisyondan çekilmesiyle yaşanan kriz son buldu. Bir ay süren müzakereler sonunda solun ezeli iki rakibi popülist Beş Yıldız Hareketi (M5S) ile Demokrat Parti koalisyon kurmayı başardı

İtalya'da Krizin Ardından Sol Hükümet İşbaşında
Foreign Minister Luigi Di Maio, left, shakes hands with Italian President Sergio Mattarella, center, as Prime Minister Giuseppe Conte looks on, during a swearing-in ceremony at the Quirinale Presidential Palace, in Rome, Italy, Sept. 5, 2019.

PARİS — 

Birbiri ardına hükümet krizleri yaşayan İtalya'da, hükümetin aşırı sağcı ortağı İçişleri Bakanı Matteo Salvini'nin koalisyondan çekilmesiyle yaşanan kriz son buldu. Bir ay süren müzakereler sonunda solun ezeli iki rakibi popülist Beş Yıldız Hareketi (M5S) ile Demokrat Parti koalisyon kurmayı başardı. M5S ile aşırı sağ Ligue koalisyonundan oluşan önceki hükümetin başbakanı Guiseppe Conte, yeni hükümetin de başına geçti. M5S lideri Luigi di Maio ise hükümetin en önemli bakanlıklarından Dışişleri Bakanlığı'nı aldı. AB'nin korkulu rüyası Ligue lideri Matteo Salvini ve partisi ise muhalefete düştü.

İtalya'da Matteo Salvini'nin başlattığı ve bir aydır devam eden hükümet krizi sonunda kurulan sol hükümet, Perşembe günü, koalisyonun kurulmasında önemli rol oynayan Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'nın huzurunda yemin ederek göreve başladı. Yeni hükümet, 7'si kadın, 14'ü erkek 21 bakandan oluştu.

Ekonomik krizin eşiğinde olan ülkenin en stratejik koltuğu Ekonomi ve Finans Bakanlığı'na, halen Avrupa Parlamentosu Ekonomik İşler Komisyonu Başkanlığını yürüten, Demokrat Partili Roberto Gualtieri getirildi. Gualtieri, borç batağına saplanan, borcu GSYH'sının yüzde 132'sini bulan ve ekonomisi resesyona girme riski taşıyan İtalya'da, seneye KDV vergilerini artırmamak için kredi aramak zorunda kalacak.

Matteo Salvini'nin İçişleri Bakanlığı döneminde uyguladığı sert göçmen ve AB politikaları nedeniyle, AB ile ilişkileri yıpranan hükümet, özellikle bütçesindeki aşırı kamu açıkları nedeniyle AB ile cezanın eşiğinden döndü. Gualtieri'yi AB'nin bütçe kurallarını yumuşatması mücadelesi de bekliyor. Euro bölgesinin üçüncü büyük ekonomisini yönetecek olan Gualtieri'nin AB ile iyi ilişkileri sayesinde bütçe krizinin daha yumuşak bir tonda aşılması umut ediliyor.

Di Maio Dışişleri Bakanı

Salvini ile kurdukları birinci Conte Hükümeti'nde, Çalışma ve Ekonomik Gelişmeden sorumlu Bakanlık ve Başbakan Yardımcılığı görevlerini yürüten koalisyonun büyük ortağı M5S'in lideri Luigi Di Maio, yeni hükümette de kilit bir rol üstlendi. Başbakan yardımcılığını korumak isteyen Di Maio, en az onun kadar prestijli Dışişleri Bakanlığı verilince ikna oldu. Di Maio da, İtalya'nın, göç krizi nedeniyle sarsılan AB ve bölge ile ilişkilerine daha istikrarlı bir yapı getirme misyonunu üstlenecek.

İçişleri kadın valiye emanet

Politikaları ile AB içinde krize yol açan aşırı sağcı Matteo Salvini'den boşalan İçişleri Bakanlığı görevine ise kadın politikacı, eski Milano valisi Luciana Lamorgese getirildi. Luciana Lamorgese'in en önemli misyonu, Salvini'nin yönetiminde, göçmen politikası nedeniyle ülke içinde halk ve sivil toplum örgütleri arasında yükselen tansiyonu düşürmek olacak.

Başbakan Conte, kabinenin bir diğer önemli koltuğu Savunma Bakanlığı'na koalisyon ortağı Demokrat Parti'nin önemli isimlerinden Lorenzo Guerini'yi getirerek denge politikası gözetti. Beş Yıldız Hareketi'nden bir önceki hükümette bakan olan bazı isimlere de kabinede yeniden görev verdi.

İkinci Conte Hükümeti, yemin töreninin ardından, Pazartesi günü Ulusal Meclis'te, Salı günü de Senato'da güven oyu aldıktan sonra resmen görevine başlayacak. Yeni koalisyon, 315 sandalyeli Senato'da 167 senatör, 630 milletvekili olan Ulusal Meclis'te de 347 sandalye sayısına sahip. Bir başka deyişle, her iki Meclis'te de salt çoğunluğu elinde tutuyor.

Salvini yanlış hesap mı yaptı?

İktidarın küçük ortağı iken, oy oranı yüzde 30'ları bulan aşırı sağcı lider Matteo Salvini, oyları bu kadar yükselmişken, tek başına iktidara gelme planları yaparak, hükümete verdiği desteği çekti. İtalya'nın iki düşman partisi Beş Yıldız Hareketi ve sosyal demokratların bir araya gelemeyeceği ve yeni koalisyonun kurulamayacağı hesapları yapan Salvini, erken seçime gitmeyi umut ediyordu. Ancak, iki sol partinin anlaşması, Salvini'nin B planına geçmesini zorunlu kılacak.

"Muhalefette daha da güçlenerek geleceğiz" diyen Salvini, yeni kurulan hükümeti de, "Bu hükümet, onursuz, hiçbir ideolojisi olmayan ve koltuğunu bırakma korkusu üzerine kurulan bir hükümettir" sözleriyle eleştirdi. Salvini, 2023 baharında yapılması öngörülen gele seçim tarihini öne çekmek için kampanyaya başladı bile.

AB yanlısı hükümet

Yeni hükümeti kutlayan Avrupa Parlamentosu'nun İtalyan Başkanı David Sassoli, "İtalya'nın istikrarı, AB için bir değerdir. Yeni hükümete bol şans diliyoruz ve heyecanla Brüksel'e bekliyoruz" dedi. İtalyan basınının yeni hükümet hakkındaki ortak yorumu ise "daha AB yanlısı bir koalisyon" olduğu yönünde.

İtalya'nın merkez sol eğilimli gazetesi La Repubblica, hükümeti okurlarına "Hiçbir inceliği olmayan, sadece Ligue partisinin ülkeyi sürüklediği mali kaymadan kaçınmak için kurulan bir hükümet" sözleriyle tanıttı. Repubblica, ekonomi ve finans bakanlığına gelen Gualtieri'yi "hükümetin kurulma nedenlerinden birisi" olarak tanımladı ve şüphesiz kabinenin en önemli ismi olduğunu dile getirdi.

La Stampa gazetesi de, Gualtieri'yle birlikte "Brüksel ile yeni bir sezon açıldığını" yazdı. Gazete, eski Başbakan Paolo Gentiloni'nin ise AB Komisyonu'nda görev almasının beklendiğini yazdı.

Ünlü Corriere Della Sera ise, koalisyon görüşmelerinin perde arkasını okurlarının gözleri önüne sererken, müzakerelerin çok zor geçtiğini, hükümet kurulmadan bir gün önce Demokrat Parti yöneticilerinin "her şey bitti, çok büyük zorluklar var, Luigi Di Maio çok şey istiyor" mesajını içeren SMS mesajları aldıklarını aktardı. Müzakerelerdeki tıkanmanın Di Maio'nun Dışişleri Bakanlığı'nı almasıyla aşıldığı belirtildi.