İngiltere’deki Türkler: İş İnsanlarının Gurbette Hak Arayışı

İngiltere’deki Türk iş insanlarının İngiliz makamlarından aldıkları ‘Ankara Anlaşması’ vizesiyle İngiltere’de iş kurarak sürdürdükleri yaşam mücadelesine bir de ‘hak arama’ mücadelesi eklendi. En büyük tesellileri, İngiliz siyasetçilerden destek almaları

İngiltere’deki Türkler: İş İnsanlarının Gurbette Hak Arayışı

 

LONDRA — 

İngiltere’deki Türk iş insanlarının İngiliz makamlarından aldıkları ‘Ankara Anlaşması’ vizesiyle İngiltere’de iş kurarak sürdürdükleri yaşam mücadelesine bir de ‘hak arama’ mücadelesi eklendi.

Süregiden uygulamada, kendi işlerini kurarak vergi ödeyip devlete yük olmadan 4 yıl geçirmeleri yeterliyken, İçişleri bakanlığı sürekli oturum başvurusu için gereken süreyi 5 yıl olarak değiştiriverdi. Hiç yoktan kişi başı 2390 Sterlin başvuru ücreti ve İngilizce sınavı da sonradan eklenen şartlar arasında.

Türkler, ‘oyunun ortasında kural değişikliği olmaz ve hukuk geriye işletilemez’ mantığından hareketle birleşip soluğu mahkeme kapısında aldı ama başarıya ulaşamadı. Birliğin başkanı Leni Candan adlı sosyal medya reklam ve pazarlama uzmanı, “neyse ki bu ülkede demokrasi var” diyor.

Leni Candan, “CEFTUS, yani ‘Center for Turkey Studies’ (Türkiye İncelemeleri Merkezi ) desteğiyle, milletvekillerine ulaşarak derdimizi anlattık. Mağdur olan herkes, yaşadığı bölgenin milletvekiline değişikliğin geriye dönük işletilmesinin ne şekilde bir mağduriyete neden olduğunu, işlerini, aile yaşantılarını nasıl etkilediği ve ne kadar güven sarsıcı bir duruma sebep olduğunu anlattı” dedi.

İngiliz parlamentosunda etkili isimlerden bazıları, İçişleri Bakanlığı mağduru Türk göçmenlere geri dönüş yapmış ve yaşadıkları sıkıntılar konusunda hak vermiş. Son belediye ve AB parlamento seçimlerinin parlayan yıldızları Liberal Demokrat Parti’nin lideri Vince Cable ve Yeşiller partisinin milletvekili Caroline Lucas’ın yanı sıra iktidar partisinden, İşçi Partisi’nden ve Lordlar Kamarasından toplam 23 kişi “Türkler haklı” demişler.

Dahası, bir anda koşulları ağırlaşan Türklere, kendi de Pakistan asıllı aileden gelen bir göçmen, Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Sadık Han da destek vermiş.

Leni Candan, “Hem siyasi parti temsilcileri hem Sadık Han, bizim için İçişleri Bakanlığı’na ortak bir mektup göndererek bu durumun ne kadar adaletsiz olduğunun altını çizdiler” diyor. Türklere arka çıkan mektupta şu satırlar dikkat çekiyor: “Bu değişikliklerin aniden ve geriye dönük uygulamaya girmesinin, İngiltere’nin adil ve istikrarlı bir iş ortamı ve hukuk devleti olarak imajını zedelediğinin, itibarını yerle bir ettiğinin altını çizdiler. Türklerin mağdur edildiğini ve bunun doğru olmadığını kabul ettiler.”

Candan, mektupta siyasilerin bu yanlışlığın düzeltilmesi için hükümete çağrıda bulunduklarını ekledi.

CEFTUS direktörü ve aynı zamanda Londra’nın merkez ilçelerinden Lambeth Belediye Başkanı İbrahim Doğuş, Brexit’le birlikte İngiltere’ye değil İngiltere’den göçün başladığını, burada yaşayan AB vatandaşlarının ülkelerine geri döndüğünü ve bunun bir boşluk oluşturduğuna dikkat çekti.

Doğuş, ayrıca; “Onlar ülkelerine geri dönerken Türkiye’den çok ciddi sayıda, yetenekli, belli bir sermaye birikimiyle İngiltere’ye göç eden bir nüfus söz konusu. Onların buraya gelişlerini daha cazip hale getirmek, İngiltere’ye katkılarını daha fazlalaştırmak gerekirken, İngiltere Hükümeti’nin İçişleri Bakanlığı çok yanlış bir kararla Türkiye’den Ankara Anlaşması’yla gelen binlerce iş insanını mağdur etti” dedi.

Bu hareketi başlatanlardan Leni Candan, “geçen yıl Ankara Anlaşması vizesinin koşulları bir gecede alınan kararla ağırlaştırılmıştı” diyor. Uygulamanın şikayet konusu olma nedeni, gelen yeni kuralların burada hali hazırda yaşamını sürdüren iş insanlarına da geriye dönük işletilmesi.

Kısa adı ‘ATOB’ ( Alliance of Turkish Businesspeople ) adlı grubun ilk adımını atan Leni Candan süreci, “Biz Türk ‘İş İnsanları Birliği’ adı altında kar amacı gütmeyen bir grup kurarak kural değişikliklerine karşı dava açmıştık. Yüksek mahkemede görülen davadan şöyle bir sonuç çıktı. Evet, siz bu insanlara söz vermişsiniz, hükümet olarak verdiğiniz sözü ihlal de etmişsiniz ve insanları mağdur etmişsiniz” şeklinde aktardı.

Mahkemede bütün şikayetlerin değerlendirilmiş ve Türk iş insanlarına hak verilmiş olmasına rağmen, çıkan kararda sonuç olumsuzdu. “Hakim, haksızlığın oluştuğunu kabul ediyor ancak mahkemenin müdahalesini gerektirecek ölçüde büyük bir haksızlık olmadığı şeklinde akıl almaz bir karar verdi” diyor Candan.

Kendisi de İngiltere’de İşçi Partili bir siyasi kişilik olan Türkiye kökenli İbrahim Doğuş “CEFTUS olarak bu arkadaşlarımızın desteklenmesi gerektiğine inandık. Parlamento bünyesinde konuyu gündeme taşıyan iki toplantı düzenledik” diyor. Kararı geri aldırmaya yönelik daha geniş bir siyasi kesime ulaşabilmenin mümkün olduğunu ancak çoğu zaman konunun Brexit’in ezici ağırlığı nedeniyle gündemin altına sıkıştığını, da sözlerine ekliyor.

Konunun muhatabı Türk İş İnsanları, İngiliz siyasetçilerinin yanlarında tavır almasından memnun.

Doğuş, öncelikli desteğin Türk toplumunun yoğun yaşadığı bölgelerden geldiğini anlattı.

“Desteği, başlangıçta Hornsey ve Wood Green adlı merkezlerin milletvekili, İşçi Partili Catherine West’den aldık. Muhafazakar Parti’den Southend West bölge milletvekili David Amess, Liberal Demokratlar’ın şu anki lideri Vince Cable, Londra Büyükşehir belediye başkanı Sadık Han, Yeşil Parti’nin parlamentodaki tek milletvekili Caroline Lucas da destek verenler arasında.”

İbrahim Doğuş bu konunun eğer Brexit gölgesinde kalmasaydı çok daha yankı uyandıran bir kampanyaya dönüşebileceğini ama yine de soru önergeleri ve toplantılarla gündemde tutmaya devam edeceklerini belirtti.

Ankara Anlaşması, Türkiye’yle AB arasında 1963’de yapılmış bir ‘mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı’ anlaşması. İngiltere, en aktif uygulayan ülke, ancak Brexit nedeniyle yürürlükten kalkması an meselesi. Bu anlaşmaya tabi olan Türk İş insanlarının esas endişesi de bu. Bir anda karar alıp uygulamaya koyan ve bunu geriye dönük işletmekten çekinmediği de görülen İngiliz makamlarının, anlaşmanın şu anki halini de değiştirmeye meyilli oluşu.