Fransa'da Muhalefet Havaalanı Özelleştirmesine Karşı Ayaklandı

Aylardır Sarı Yelekliler hareketiyle sarsılan Fransa'da, hükümetin Paris'te Charles de Gaulle Havaalanı'nın da aralarında bulunduğu ADP (Aeroport de Paris) şirketine ait üç havaalanını özelleştirme planı muhalefeti ayaklandırdı

Fransa'da Muhalefet Havaalanı Özelleştirmesine Karşı Ayaklandı

PARİS — 

Aylardır Sarı Yelekliler hareketiyle sarsılan Fransa'da, hükümetin Paris'te Charles de Gaulle Havaalanı'nın da aralarında bulunduğu ADP (Aeroport de Paris) şirketine ait üç havaalanını özelleştirme planı muhalefeti ayaklandırdı. Hükümet, özelleştirme yasasını tüm muhalefetin karşı çıkmasına rağmen Meclis'ten geçirirken, en soldan en sağa tüm muhalefet partileri de, Paris'teki üç havaalanının özelleştirilmesi konusunun halka sorulması için "referandum" düğmesine bastı.

İlk kez, en sağdan en sola, Meclis'teki tüm muhalefet partileri "hükümet aile mücevherlerini satmaya başladı" diyerek özelleştirme planına karşı, ilk kez Anayasa'da yer alan ancak bugüne kadar hiç kullanılmayan "Ortak Referandum İnisiyatifi'ni (RIF) harekete geçirdi.

Ülkenin stratejik öneme sahip havaalanlarının özelleştirilmesi girişimi karşısında, Meclis'te grubu bulunan tüm siyasi partiler, referanduma gidilerek kararı halkın vermesi için gereken 200 imzayı topladı.

Fransa'da, 2008 yılında Anayasa'ya yazılan yeni bir maddeyle, bazı önemli konularda en az 185 milletvekilinin ya da seçmenlerin yüzde 10'unun imzasıyla tartışmalı bir konunun referanduma götürmesinin yolu açıldı. Ancak bugüne kadar hiç kullanılmayan bu madde, ADP'nin özelleştirilmesi girişimi üzerine kullanıldı. Referandum başvurularının kabul edilmesi için, Anayasa Konseyi'nin onayı gerekiyor.

Sosyalist Parti (PS) milletvekili Boris Vallaud'nun başlattığı "Ortak Referandum İnisiyatifi'ne, Sosyalist, Komünist ve merkez sağ Cumhuriyetçiler’e mensup milletvekilleri imza attı. Radikal sağ Grup Başkaldıran Fransa (LFI) ve aşırı sağ Ulusal Bütünleşme (RN) hareketi de dışarıdan destek verdi. İmzacı ve destek veren milletvekillerinin sayısı 250'yi buldu.

İlk imza sahibi PS Meclis Grubu sözcüsü Boris Vallaud, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında imza sayısının 197'ye ulaştığını ve girişimi başlattıklarını açıkladı. Vallaud, "Tamir edilemez, stratejik bir hatadan kaçınılması için çalışıyoruz. Daha önce büyük kar eden otoyolları satıldı. Bunun bir hata olduğu bugün kabul ediliyor. Aynı hatanın tekrar etmemesi için mücadele veriyoruz" dedi.

Sosyalist Parti Senato Grup Başkanı Patrick Kanner ise, "Hükümet altın yumurtlayan tavuğu satıyor. Buna engel olacağız" diyerek, bu havaalanlarının büyük kar getirdiğine dikkat çekiyor. Aşırı sağ RN ve radikal sol LFI de, ulusal bağımsızlık konusu olan bu havaalanlarının satılamayacağını savunuyor.

İlk kez sol muhalefet ile ortak imza atarak iktidara karşı harekete geçen merkez sağ ana muhalefet partisi Cumhuriyetçiler (LR) milletvekili Robin Reda da, "Farklı duyarlılıklarımız, farklı tartışma noktalarımız var ama hedefimiz aynı. Bu özelleştirmeyi durdurmak. Bu ideolojik bir pozisyon değildir" dedi. Reda, özelleştirmeye değil, "Fransa'nın bağımsızlığını etkileyecek en stratejik kurumlarından birisinin farklı ellere verilmesine karşı olduklarının" altını çizdi. Robin Reda, "Bu bir siyasi egemenlik ve ekonominin iyi yönetilmesi meselesi. İki havaalanı Fransa'ya giriş kapısıdır. Üstelik seyahatlerin artmasıyla önemli bir ekonomik büyüme yaşayacak" dedi.

Yasa Senato'dan geçti

Bu tartışmalara ve Meclis'teki sert muhalefete rağmen hükümet, devletin çoğunluk hissesine sahip olduğu bazı şirketlerin satışını düzenleyen paket yasayı Senato'dan geçirdi. Yasa, 50'ye karşı 147 oyla kabul edildi. Bundan sonraki etap Ulusal Meclis. Yasa son olarak önümüzdeki perşembe günü Ulusal Meclis'te görüşüldükten sonra kesinleşecek. Ancak referandum süreci kabul edilirse uygulanması askıya alınacak ve referandum sonucu beklenecek.

Yasanın görüşmeleri sırasında özellikle otoyolları özelleştiren, eski partisi merkez sağ Cumhuriyetçiler'i eleştiren Maliye Bakanı Bruno Le Maire, hükümete karşı birlik olan tüm muhalefet partilerini 'popülist bir oyun oynamakla' suçladı.

Muhalefetin blok olarak reddettiği bu satış işlemine ilişkin tartışmaların ardından Paris Havaalanları İşletmesi ADP'nin hisseleri sert düşüşe geçti.

Hükümet ne istiyor, muhalefet neden karşı?

Paris Havaalanları İşletmesi (ADP), Londra'nın ardından Avrupa'nın en büyük havalimanı işletmesi. Hükümet, Paris havaalanlarının çağın gereklerine uygun olarak yenilenmesini ve Avrupa'da bir numara olmasını istiyor. Ancak bu yenilenme işlemi için 10 milyar Euroluk bir yatırım gerekiyor. Hükümet yolcu kontrolü ve havaalanı güvenliğinin devlette kalacağını belirterek, satıştan elde edilecek 10 milyarla gerekli yenileme altyapı çalışmalarını karşılamak istiyor.

Ancak hükümet ADP'nin yeterince kar ettiğini ve "aile mücevheri" olarak tanımladığı bu havalimanlarının büyük bir stratejik hata olduğunu savunuyor. Özellikle 'liberalizmin anavatanı Amerika da dahil olmak üzere, dünyanın en büyük havalimanlarının kamuya ait olduğunu hatırlatıyor.

Otoyolu örneği korkutuyor

Özelleştirmenin daha fazla havaalanı vergisi ve dolayısıyla yolcular için daha pahalı bilet satışı riskini de içerdiğini hatırlatan muhalefet, 2006'da işletmeleri Vinci firmasına satılan Fransız otoyollarında yaşanan skandalı hatırlatıyor. Vinci, hissedarlarına her yıl 27 milyar Euro kar payı dağıttığı halde, her yıl otoyol geçiş ücretlerini artırdığı için Fransızlar'ın öfkesini çekiyor. Sarı Yeleklilerin ilk eylemleri, Vinci'ye ait otoyol girişlerine saldırarak başlamıştı. Muhalefet, "27 milyar hissedarların değil devletin kasasına gidebilirdi" diyerek hükümeti havaalanlarında da aynı hatayı tekrar etmemeye çağırıyor.

Muhalefetin bir başka korkusu bir önceki hükümetin Çinli Shandong High Speed Group'a sattığı Toulouse Havaalanı'nda yaşananlar. Özelleştirmeden üç yıl sonra, Çinli patron havaalanını yüzüstü bırakırken, Sayıştay, bu projenin büyük bir başarısızlık olduğunu rapor etti.

Son olarak muhalefet büyük bir büyüme içinde olan havacılık sektörünün geleceğinin parlak olduğunu ADP'nin devlete büyük kazanç getireceğini savunuyor.

Fransız devletinin yüzde 50,9 hissesini elinde tuttuğu ADP'nin 2018 yılındaki cirosu 4,47 milyar, net karı ise 610 milyon Euro. Bu havaalanlarından 2018'de geçen yolcu sayısı ise 281,4 milyon. Orly ve Charles de Gaulle havaalanındaki 386 satış mağazasının yıllık kazancı ise 1 milyar Euro. ADP aynı zamanda, Fransa'nın en büyük toprağını elinde tutan emlak sahibi.