Fransa G-7'ye Hazırlanıyor: Biarritz Kale Gibi Korunacak

Fransa'nın Biarritz kentinde 24-26 Ağustos tarihlerinde yapılacak G-7 zirvesinde dünyanın en zengin 7 ülkesinin lideri bir araya gelecek. Küreselleşme karşıtları ise zirvenin yapılacağı Biarritzkentine 25 km. yakınlıktaki Hendaye kentinde gösteri düzenleyecek

Fransa G-7'ye Hazırlanıyor: Biarritz Kale Gibi Korunacak

PARİS — 

Fransa'nın Biarritz kentinde 24-26 Ağustos tarihlerinde yapılacak G-7 zirvesinde dünyanın en zengin 7 ülkesinin lideri bir araya gelecek. Küreselleşme karşıtları ise zirvenin yapılacağı Biarritzkentine 25 km. yakınlıktaki Hendaye kentinde gösteri düzenleyecek. Fransa'da ve dünyada yükselen sosyal tansiyon nedeniyle, zirvenin yapılacağı ve adeta bir kaleye dönüştürülen Biarritzkentinde, olağanüstü güvenlik önlemleri alınacak.

Zirve boyunca, ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Boris Jonhson, Japonya Başbakanı Şinzo Abe, İtalya Başbakanı Guiseppe Conte ve Kanada Başbakanı Justin Trudeau'yu ağırlayacak. G7 liderlerinin yanısıra, 20 kadar ülke lideri ile uluslararası kuruluş temsilcisi de gözlemci sıfatıyla davet edildi. Liderlere 3 bin kişilik delegasyon eşlik edecek. Zirveyi izlemek için 3 bin 500 gazeteci kayıt oldu. Gazeteciler ve özel güvenlik görevlileri de eklendiğinde, özel görevli sayısı 5 bini aşacak.

Kırmızı ve mavi güvenlik hattı

Biaritz kenti kırmızı ve mavi güvenlik bölgesi olmak üzere ikiye ayrılacak. Liderlerin ve delegasyonların karşılaşacağı kırmızı bölge, araç trafiğine ve geçişlere kapatılacak. Liderlerin kalacağı Hotel de Paris ve önündeki Büyük Plaj tümüyle kapatılacak. Deniz yoluyla bu bölgeye girilmesi, plajda surf yapılması dahi yasak olacak.

Mavi bölge olarak adlandırılan ikinci güvenlik çemberine yalnızca izinli araçlar girebilecek. Yayalar ve esnaf ise özel bir giriş kartına sahip olmak zorunda.

Zirve boyunca kent garı ve havaalanı kapalı tutulacak. Kelimenin tam anlamıyla havada kuş bile uçurulmayacak. Kentte, drone de dahil, havadan hiçbir aracın uçmasına izin verilmeyecek. Toplantı bölgesine anti-drone'lar yerleştirilecek. Kent içindeki tren garı ve otoyol girişleri zirve boyunca kapalı olacak. İspanya sınırındaki giriş kontrolleri de artırılacak.

Geniş güvenlik önlemlerine sokak kameralarını da ekleyen polis, kente ek mobese kameraları yerleştirdi. Daha bir hafta önce kentte artan polis ve asker sayısı, zirve anında en yüksek seviyeye çıkarılacak.

Tatilciler ve esnaf şikayetçi

Huzur içinde tatillerini geçirmek için Biaritz'e gelen tatilciler ise şikayetçi. Dünya ile ilişkilerinin kesildiğinden şikayet eden halk, kendilerine adeta ev hapsi öngören olağanüstü güvenlik önlemlerinden şikayet ediyor. Esnaf ise, valiliklere ve belediyeye başvurarak, en yüksek turizm sezonunda, üstelik de hafta sonu müşterilerin azalmasına yol açan devletten, zararlarının giderilmesini istiyor. Valilik ve belediye ise yerel halkın öfkesini yatıştırmak için aracı rolünde.

Alternatif-G7 zirvesi

Pyrénées-Atlantiques valisi Eric Spitz, Biaritz, Bayonne ve Anglet kentlerinde hiçbir gösteriye izin verilmeyeceğini belirterek, "Bask bölgesi, başka yerde gösteri yapacak kadar büyük" dedi. Ancak, zirve karşıtı eylem hazırlığındaki 80 kadar örgüt, 21-23 Ağustos tarihinden itibaren, atölye, toplantı ve konferanslarla G7'yi protesto etmeye başlayacak. Asıl büyük protesto gösterisi ise zirvenin başladığı gün olan 24 Ağustos'ta, Biaritz'in 25 km. güneyindeki Hendaye ve sınırın İspanya tarafındaki Irun kentlerinde düzenlenecek. Hemen sonra ise, Biaritz'e komşu 7 köyde, "kamu kurumlarının işgali" eylemi düzenlenecek.

Hendaye kentinde, "G7'ye hayır" ve "Alternative G7" platformları tarafından 10 bin kişi ağırlama kapasiteli bir altyapı oluşturuldu. Eylemlere ilişkin basın toplantısı düzenleyen eylem hazırlık komitesi, polisle çatışmayacaklarını ve şiddet eylemleri öngörmediklerini dile getirdi. Gösterilere 12 bin kişinin katılması bekleniyor. Protestolara Attac'ın yanısıra, Terre Solildaire, Oxfam, Crid başta olmak üzere onlarca küreselleşme karşıtı örgütler, Yeryüzünün Dostları (Les Amis de la Terr), Cop-21 gibi çevreci örgütler, Yeşiller ve sol siyasi partiler, sendikalar, LGBT dernekleri, göçmen örgütleri ve Sarı Yelekliler katılacak.

Şiddet korkusu

Ancak pek çok örgüt de sivil itaatsizlik eylemlerine, mavi güvenlik bölgesi sınırını aşarak sembolik eylemler ve işgaller gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Sarı Yelekliler ve Black Blocs'un yanısıra özellikle Biaritz bölgesindeki belediyelerde ve okullardaki Macron'un resmi portresini indirme eylemlerini gerçekleştiren 'Bizi' adlı örgüt de katılmayı planlıyor.

İçişleri Bakanı Christophe Castaner, hazırlık çalışmaları sırasında eylemcileri uyararak, "Eğer şiddetli olurlarsa, onları etkisiz hale getiririz" dedi. Macron ise, hazırlık çalışmalarını izlemek üzere Mayıs ayında ziyaret ettiği Biaritz kentinde, "Maalesef her G7 ve G20 zirvesinde olduğu gibi çok sayıda örgüt burada da randevu verdi. Eşi görülmedik güvenlik önlemleri alınacak" demişti.

İtalya zirvesi hafızalarda

Uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapan ülkeler, güvenlik başta olmak üzere pek çok sorumluluk alıyor. İtalya'nın Cenova kentinde yapılan 2001 yılındaki olaylı G8 zirvesinden bu yana ev sahibi ülkeler, şiddetli gösterilerin ve şiddet olaylarının yaşanmaması için, ulaşılması zor ve koruması kolay küçük kentleri tercih ediyor. Cenova'daki olaylara, 100 bin küreselleşme karşıtı katılmış, 600 kişi yaralanmış, 1 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda bina ve araç ateşe verilmişti.

Bu olaylardan bir yıl sonra G8'e ev sahipliği yapan Kanada, Alberta eyaletindeki göl ve orman arasındaki Kananaskis köyünü seçmişti. Bu gelenek daha sonra da devam etti ve göstericilerin girmesi zor olan alanlar seçildi.

Attac'ın Biaritz-Bask bölgesi sorumlusu Laurent Thieulle, "Dünyanın sorunlarını 7 liderin bir araya gelerek çözebileceğine inanmıyoruz. G7'nin bu yıl ki teması 'eşitsizlikle mücadele'. Şimdi burada, bu sorunun yaratıcılarından sorunu çözmelerini beklemek herhalde akılcı olmaz" dedi.

Attac genel yönetiminden Annick Coupe da, "G7 ilk başladığında liderler dünyanın hakimi olduklarını düşünüyorlardı. Şimdi bunu daha az hissediyorlar. Sivil toplumun eylem kapasitesini genişletmek için daha çok çalışacağız" dedi. Coupe, Black Blocs gibi şiddet uygulayan militanların eylemlere katılması ihtimaline karşı ise, "Düzenleyici örgütler olarak, tümüyle barışçıl eylemler gerçekleştirmek istiyoruz. Hatta polis baskısına karşı da barışçıl yanıt vermek istiyoruz. Her şeyin çok iyi geçmesi için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.