FETÖ Zanlısı Hakimlerin Dosyası AİHM'de Birleşiyor

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi AİHM, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından tedbir amaçlı tutuklanan 546 hakimin itiraz dosyasını birleştirme kararı aldı. AİHM birleştirme kararını ve başvurularda yer alan iddialar ışığında hazırladığı soruları Ankara’ya da bildirdi

FETÖ Zanlısı Hakimlerin Dosyası AİHM'de Birleşiyor

PARİS — 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi AİHM, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından tedbir amaçlı tutuklanan 546 hakimin itiraz dosyasını birleştirme kararı aldı. AİHM birleştirme kararını ve başvurularda yer alan iddialar ışığında hazırladığı soruları Ankara’ya da bildirdi.

Merkezi Strasbourg’da bulunan AİHM, kararını yazılı bir açıklama ile duyurdu. Mahkemeye gelen çok sayıda hakimin başvurusu, ilk başvuru sahibi Selçuk Altun davası ile birleştirildi.

Türkiye’deki duruşmalarda, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, 24 Ağustos 2016’da 2 bin 847 hakime, 31 Ağustos 2016’da da 543 hakime Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyeliği suçunu yönelttikleri belirtilen kararda, hakimlerin bu süreçte mesleklerinden ihraç edildikleri de vurgulandı.

''Yargılama süreci AİHS'ye aykırı'' savunması

Şikayette bulunan hakimlerin önce tedbir amaçlı tutuklandıkları, ardından tutuklama kararının onaylandığı, bu karara yapılan itirazın reddedildiği ve Anayasa Mahkemesi’nin de bu davayı reddettiği belirtildi. Açıklamada, sanıklar haklarındaki ceza davasının halen devam ettiği kaydedildi ve ‘’Başvuru sahipleri, yargılama sürecinin, özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5’inci maddesiyle düzenlenen ‘güvenlik ve özgürlük hakkına’ aykırı olduğunu savunuyor’’ ifadesine yer verildi.

Başvuru dosyalarında sanık hakimlerin bir ya da daha fazla nedenle Anayasa Mahkemesi’ne gittiği ancak, Mahkeme’nin başvuruları kabul etmediği de belirtildi. Hakimlerin pek çoğunun yalnızca telefonlarında mesajlaşma uygulaması ByLock kullanımı nedeniyle FETÖ/PDY örgüt üyeliğinden şüphelenildiği kaydedildi.

Yargılama sürecine maruz kalan sanıklar başvurularında, yargılamayı gerçekleştiren ‘barış hakimleri’nin tarafsız olmadığından, tutukluluk ve yargılama sürecinin nasıl işleyeceğini bilmeden yargılandıklarından, delil ve bilgi olmaksızın tutuklandıklarından, gerekçesiz uzun tutuklama süresinden ve dosyanın içeriğine ulaşamadıklarından, şikayet ettiler.

AİHM, bu şikayetler göz önünde bulundurularak, tutuklama ve yargılama sürecinde, tutuklama süresi, yargıç bağımsızlığı, taraflı yargılama gibi şikayetler konusunda, hukuka uyulup uyulmadığı sorularını yöneltti. Yüksek Mahkeme, bu sorulara 546 hakimin dosyalarını da eklediği kararı taraflara bildirdi.

AİHM, yoğun başvuru sonucu oluşan iş yükünü azaltmak için, Türkiye’den gelen benzer konudaki dosyaları birleştirerek ya da benzer şikayetleri temsil eden bir davayı seçerek, içtihat oluşturma yöntemini izliyor.

Kişilerin AİHM’e başvurabilmesi için İç hukuk yollarının tüketilmesi, bir yükümlülük. Birden çok kişiyi ilgilendiren bir olay için de, ilgili kişilerin tümünin iç hukuk yollarını tüketmesi gerekiyor.