Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde düzenlenen Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Olağan Toplantısı'na katıldı.

Toplantıda Fenerbahçelilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fenerbahçe’nin kurulduğundan beri Türkiye’de sporunun lokomotifi olmuş bir kulüp olduğunu söyledi.

Toplantıda Fenerbahçelilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fenerbahçe’nin kurulduğundan beri Türkiye’de sporunun lokomotifi olmuş bir kulüp olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin en çok sporcu yetiştiren, olimpiyatlara en çok sporcu gönderen, tüm branşlarda faaliyet gösteren kulüp Fenerbahçe’dir” diye konuştu.

“FENERBAHÇE SEVDASI GÖNLÜMÜZE, ÇOCUKLUK YILLARIMIZDA DÜŞTÜ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fenerbahçe sevdasının gönlüne çocukluk ve ilk gençlik yıllarında düştüğünü, futbol hayatına siyasi çalışmaları sebebiyle ara vermek durumunda kaldığını anlatarak, “Sahanın içinde olmasak da sporla, futbolla, elbette Fenerbahçe’yle olan muhabbetimiz, takibimiz, irtibatımız hep devam etti” ifadesini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevleri süresince bütün kulüplere eşit davranmaya çalıştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet ve icraat noktasında herkesin yanında olduklarını, bununla birlikte Fenerbahçe’nin gönlündeki yerin ise asla değişmediğini, hep üste kaldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kongre üyeliğindeki 25. yılını doldurarak, kendisinin de Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu üyeliğine geçmeye hak kazandığına işaret ederek, Fenerbahçe’de Yüksek Divan Kurulu üyelerinden bir tanesi olmanın ayrı bir bahtiyarlık olduğunu kaydetti.

“CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK SPOR ALTYAPISI FAALİYETLERİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK”

Sporcu yetiştirmedeki altyapı eksikliğini gidermek için Başbakanlığı döneminde yoğun bir çalışma ortaya koyduğunu ve Cumhuriyet tarihinin en büyük spor altyapısı ve sporcu yetiştirme faaliyetlerin son 17 yılda gerçekleştirildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “2002 yılında ülkemizin tamamında toplam spor tesisi sayısı 1575’di, biz buna son 17 yılda 2126 tesis ilave ettik ve sayıyı 3701’e çıkardık. Kurduğumuz güçlü altyapı sayesinde ülkemizdeki lisanslı sporcu sayısı da her geçen yıl artmıştır. Daha önce 278 bin olan lisanslı sporcu sayımız, bu rakam çok önemli, bugün 9 milyon 741 bine ulaşmıştır. Faal sporcu sayımız da 206 binden, bu da çok önemli, 4 milyon 875 bine çıkmıştır. Spor kulüplerimizin sayısı ise 6 binden 17 bin 737’ye yükselmiştir. İnşallah bu rakamlar her geçen yıl artarak devam edecektir.”

“SINIRLARIMIZDA TARİHÎ ÖNEMDE GELİŞMELER YAŞANIYOR”

Fenerbahçe’nin sadece bir spor kulübü olarak kurulmadığını, Fenerbahçe’nin aynı zamanda Türkiye’nin istiklaline ve istikbaline hizmet etmek üzere vücut bulmuş bir kulüp olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Kulübün takip ettiği amaç, memlekette bedeni ve fikri terbiyenin yayılmasını sağlamak, gençleri vatan korumasına, zorluklara ve askerî seferberliklere hazırlamaktır. Tüzüğünde yazsın-yazmasın her spor kulübümüzün paylaştığına inandığım bu amaçları tekrar tekrar hatırlamamız gereken kritik bir dönemden geçiyoruz. Sınırlarımızda tarihî önemde gelişmeler yaşanıyor. Suriye’den ülkemize yönelen PKK, YPG ve DEAŞ saldırılarını önlemek için bir güvenli bölge tesisi için çalışıyoruz. Hamdolsun bu hedefimize büyük ölçüde ulaştık. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarımızla Suriye sınırlarımızın batı tarafında 4 bin kilometrekarelik bir alanı güvenli hâle getirmiştir.”

Barış Pınarı Harekâtı ile Suriye sınırında 4 bin 220 kilometrekarelik bir alanın daha güvenli bölge hâline getirildiğini, son olarak Rusya ile yapılan anlaşmayla da yaklaşık 340 kilometrelik genişlikte ve 30 kilometre derinliğinde bir alanın teröristlerden arındırılacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve Rusya ile varılan mutabakatları ilişkin süreci anlattı.

“BÖLGEDE TEK BİR DAMLA MASUM KANI DAHİ DÖKÜLSÜN İSTEMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de faaliyet gösteren diğer tüm güçlerin, rejimin ve terör örgütlerinin aksine biz her ne sebeple olursa olsun bölgede tek bir damla masum kanı dahi dökülsün istemiyoruz. Bunun için bıçak kemiğe dayandığında elbette güç kullanmaktan çekinmiyoruz. Ama ilk tercihimiz, daima meselelerimizi suhuletle çözmekten yanadır. Amerika ve Rusya’yla vardığımız mutabakatların sebebi budur. Yoksa Türkiye terör örgütünü bulunduğu her yerde ezip geçecek güce, imkâna ve kararlılığa sahiptir” uyarısında bulundu.

Savunma sanayine yapılan yatırımlarla bu alandaki millîlik oranının yüzde 70’lere ulaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye silah satışı yapılmayan dönemlerden geçildiğini, şimdi ise Türkiye’nin kendi silahını kendisinin ürettiğini ve ihraç ettiğini vurguladı.

Uluslararası toplumun Türkiye’ye silah satışı yapmamakla tehdit ettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fransa’sı bunu yapıyor, Amerika’sı bunu yapıyor, diğerleri bakıyorsunuz bunu yapıyor. Biz de kendilerine açık ve net söylüyoruz; yani ne yaparsanız yapın, siz bunları yaptıkça biz çok daha güçleneceğiz, bu milleti sindiremezsiniz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı ile güvenli bölge hâline getirilen yerlere Suriyelilerin dönüşü için projelerin hazır olduğunu, uluslararası toplumdan destek beklediklerini aktararak, “Biz gerekirse Tel Abyad’la Rasulayn arasında icabında biz orada bir güvenli bölgeyle beraber mültecilerin yaşayabileceği konutları, sosyal donatı alanlarını, altyapısıyla-üstyapısıyla yapacağız ve dünyaya da bunu ispat ederek göstereceğiz, işte Türk milleti budur, görün diyeceğiz” sözlerine yer verdi.

“KİMSEYE ŞANTAJ YAPMIYOR, SADECE MEŞRU DESTEK TALEBİMİZİ İFADE EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütü 30 kilometrelik hattın içinden veya dışından saldırılarını sürdürürse, nereye kadar kaçarlarsa oraya kadar kovalayıp gereğini yapacağız. Aynı şekilde ülkemizdeki 3 milyon 650 bin Suriyelinin ilk etapta 1 ila 2 milyon arasındaki kısmının geri dönüşü için geliştirdiğimiz projelere destek verilmezse sınırlarımızı açmaktan başka çaremiz kalmaz, açarız sınırları, yürüsünler Avrupa’ya. Her iki konuda da kimseye şantaj yapmıyoruz, sadece içinde bulunduğumuz durumu söylüyor, çözüm yolunu ortaya koyuyor ve meşru destek talebimizi ifade ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Teröristleri veya masum insanların hayatlarını kullanarak sinsice siyaset yapmak bizim değil diğerlerinin tarzıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye mertçe konuşur, mertçe icraatını yapar. Biz sadece ve sadece hem kendi vatandaşlarımızın, hem de milyonlarca masum Suriyelinin haklarını korumanın peşindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu üyeliği için teşekkür etti. Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç ve Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük tarafından, Yüksek Divan Kurulu üyeliği için plaketi verildi.

Ali Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Fenerbahçe rozeti takarak, 25. yıl dolayısıyla 25 numaralı forma ve 1 numaralı formayı hediye etti.