Beyaz Irkçılık Tehdidi Yükselişte

Son zamanlarda yeni ortaya çıkan bir yabancı savaşçı sınıfı, Batılı istihbarat yetkililerinin dikkatini çekiyor. Bu savaşçılar, IŞİD ya da rakibi El Kaide gibi örgütlere katılmaya çalışan cihatçılar değil, Ukrayna'ya giden aşırı sağcılar ve beyaz ırkçılar

Beyaz Irkçılık Tehdidi Yükselişte

Son zamanlarda yeni ortaya çıkan bir yabancı savaşçı sınıfı, Batılı istihbarat yetkililerinin dikkatini çekiyor. Bu savaşçılar, IŞİD ya da rakibi El Kaide gibi örgütlere katılmaya çalışan cihatçılar değil, Ukrayna'ya giden aşırı sağcılar ve beyaz ırkçılar. Savaşçılar, tıpkı Suriye'deki iç savaşın ilk günlerinde olduğu gibi Suriye'ye akın edenleri akıllara getiriyor.

New York'taki kar amacı gütmeyen araştırma grubu Soufan Center'ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı rapora göre aralarında Amerika'nın da bulunduğu 50 ülkeden gelen 17 binden fazla kişi, gerek Ukrayna gerekse Rusya'nın yanında saf tutup savaşmak için son yıllarda Ukrayna'ya gitti.

Bu savaşçıların 15 bin kadarı, yani büyük çoğunluğu, Rusya'dan geliyor. Ancak geri kalan 2 bin 200'ü, uzmanlara göre mercek altına alınmaya değer.

Soufan Merkezi'nden araştırmacı ve aynı zamanda Middlebury Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü'nden profesör Jason Blazakis, 2 bin 200 kişinin büyük çoğunluğunun beyaz ırkçılar olduğunu söylüyor.

Uzmana göre bunların 800 kadarı Belarus'tan, diğerleriyse Almanya, Gürcistan, Sırbistan ve Avrupa çapındaki diğer ülkelerden geliyor. Blazakis, savaşçıların Ukrayna'ya çoğunlukla civar ülkelerden geldiğine dikkat çekiyor.

Blazakis'e göre bu, IŞİD'e katılmak için çok sayıda yabancı savaşçının Suriye ve Irak'a akın ettiği dönemi andırıyor.

Beyaz Irkçılar ‘uluslarötesi bir sorun’

Londra'daki Uluslararası Radikalleşme Araştırması Merkezi de 2015 yılı başında yarısından fazlası Ortadoğu ve Kuzey Afrika olmak üzere 50 ülkeden yaklaşık 21 bin yabancı savaşçının Suriye'deki iç savaşa katıldığını bildirmişti. Bu sayı, 1980'li yıllarda Afganistan'da savaşmaya giden 20 bin yabancı savaşçıdan daha fazla.

Soufan Merkezi, ”Aşırılık yanlısı beyaz ırkçılık ülkeleri aşan bir sorun. Kökü Avustralya'dan Ukrayna'ya, Norveç'ten Yeni Zelanda'ya uzanıyor,” şeklinde uyarıda bulundu.

Açıklama ayrıca, ”Beyaz ırkçılar 11 Eylül 2001 saldırılarından önce cihatçıların yaptığı gibi küresel ağlar oluşturuyor, cihatçı taktikleri öğrenip uyguluyor,”değerlendirmesinde bulunuyor.

Yani bir anlamda Suriye'nin cihatçılar için gördüğü sığınak görevi, şimdi Ukrayna'da beyaz ırkçılar için geçerli.

Profesör Jason Blazakis, Ukrayna'nın beyaz ırkçılar açısından birleştirici bir etki yarattığı görüşünde. Uzman, ”Ukrayna, beyaz ırkçılara, Amerika gibi ülkelerde geleneksel anlamda varolmayan bir tür oyun alanı açtı. Bu oyun alanına kaos ve karmaşa hakim,” diyor.

Beyaz ırkçı savaşçılar, yoğunlukla Ukrayna yanlısı bir güç olan Azov Taburu'na katılıyor. Uzmanlar, Azov Taburu'nun neo Nazi görüşleri benimseyen, dünyanın dört bir yanından bünyesine savaşçı katmak için sağcı ya da beyaz ırkçı gruplara ulaşan bir topluluk olduğunu söylüyor.

Rusya yanlısı güçler de burayı kendilerine yandaş edinmek için verimli bir kaynak olarak görüyor.

Balkanlar'a odaklanan dış siyaset ve güvenlik uzmanı Adrian Shtuni, Sırbistan'dan ve Bosna Hersek'i oluşturan iki özerk bölgeden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nden gelen Sırplar'ın çoğunlukla Ukrayna'nın doğusunda savaşan Rusya yanlısı ayrılıkçı milislere katıldığını söylüyor.

Adrian Shtuni'ye göre bu Sırplar'ın bazıları aşırı milliyetçi paramiliter örgütlerle bağlantılı. Bazılarınınsa Rus Wagner Özel Askeri Şirketi tarafından paralı asker olarak işe alındığı iddia ediliyor.

Resmi tahminlere göre 2014'ten bu yana 300 kadar Sırp, Ukrayna'da savaştı. 30 kadarıysa Sırp mahkemelerinde yargılanarak suçlu bulundu.

Rusya ve aşırı sağın yükselişi

Rusya ise geleneksel ittifakların ötesine bakıyor.

Soufan Merkezi'nin kurucusu ve eski FBI ajanı Ali Soufan, Batılı toplumlarda ve Avrupa'da beyaz ırkçılığın ve aşırı sağcı grupların yükselişinin Rus hükümetinin dezenformasyon kampanyasının bir parçası olduğunu söylüyor. Soufan'a göre Rus hükümeti, bunu, beyaz ırkçılığın yükselmesini sağlamak için yapıyor.

Rusya'nın Batılı toplumlarda bölünme yaratmak için elinden geleni yaptığına işaret eden Soufan, bu amaç için beyaz ırkçıları kullanmanın Rusya'nın umurunda olmadığını, neyin işe yarayıp yaramadığını görmek için denemeler yaptığını söylüyor.

Batılı yetkililerse Rusya'nın bu taktiğinin işe yaramasından korkuyor.

Avrupa'da istihbarat yetkilileri, Kremlin'in aşırı sağcı ya da milliyetçi siyasi partilerle geliştirdiği ilişkilere giderek daha çok güvenmeye başladığını gözlemliyor. Marjinal gruplar olarak ortaya çıkan bu oluşumlar, önemli siyasi aktörlere dönüşüyor.

Ukrayna'nın doğusunda savaşan İtalyan vatandaşları hakkında açılan bir soruşturma, Temmuz ayında yetkililerin İtalya'da silah, mermi, süngü, havadan havaya füze ve Nazi temalı hatıralık eşyalar ele geçirmesiyle sonuçlandı.

İtalyan polisi, soruşturmanın açılma nedeninin, Ukrayna'nın Donbass bölgesindeki silahlı çatışmalara katılan aşırılık yanlısı İtalyan savaşçıların faaliyetleri olduğunu açıkladı.

Aşırılık yanlısı sağcı sayısının çok yüksek olmadığı ülkelerden bile Ukrayna'ya gidenler olması, dikkat çekici.

Hollanda Ulusal Güvenlik ve Terörle Mücadele Koordinatörü Pieter-Jaap Aalbersberg, henüz bir faaliyet tespit etmiş olmasalar bile kaygılandıklarını söylüyor.

Aşırı sağcı beyaz ırkçılığın sosyal medya üzerinde hızla yayıldığına dikkat çenen Aalbersberg, bu meselenin bir ya da iki ülkeyle sınırlı olmadığını, internet üzerindeki faaliyetlerin çok daha geniş kapsamlı olduğunu söylüyor.

Amerika bağlantıları

Mesele, Ukrayna'da Rusya ya da Ukrayna'nın yanında saf tutan 30'dan fazla savaşçısı olan Amerika'nın da dikkatini çekiyor.

23 Eylül'de Kansas eyaletindeki Riley Askeri Üssü'nde görevli bir asker, patlayıcı maddeler ve kitle imha silahları konusunda bilgi dağıtmakla suçlandı.

Mahkeme belgelerine göre 24 yaşındaki Jarrett William Smith, GSM baz istasyonlarını bombalama, faşizm karşıtı Antifa hareketinin üyelerini ve yerel bir televizyon kanalını hedef almaplanları hakkında soruşturmayıyürüten yetkililere bilgi verdi.

Smith ayrıca Facebook'ta Ukrayna'ya gitmek ve Azov Taburu'na katılmakla ilgilendiğini kaydeden bir paylaşım yaptı.

Amerikalı yetkililer ve araştırmacılar, neo Nazi Rus İmparatorluk Hareketi ve California'daki beyaz ırkçı grup Rise Above arasında bağlar olduğunu ortaya çıkardı. Rise Above'ın lideri, 2017'de Virginia eyaletinin Charlottesville kentinde ölümle sonuçlanan bir ırkçı ayaklanma çıkardığı gerekçesiyle tutuklanmıştı.

Slovak düşünce kuruluşu GLOBSEC'in ulusal güvenlik programı başkanı Kacper Rekawek, bu gibi bağlantıların, Ukrayna'ya yönelik beyaz ırkçı yabancı savaşçı akınının henüz yeni başladığı konusunda uyarı niteliğinde olduğunu söylüyor.

Rekawek, Amerika'taki Köktencilik Karşıtı Proje'nin hazırladığı ve internette yayınlanan video görüntüsünde bunun bir ağ olduğunu ve bu ağın seferberlik başlattığını kaydediyor.

Tıpkı Suriye ve Irak'a cihatçı gönderen ağlar gibi bu ağ da savaşçıları ortak bir gayede buluşturuyor.

Rekawek, savaşçıların kimlerle savaşmaya gittiğini umursamadığını, aynı hendekleri paylaşacakları için mutlu olduklarını ve benzer metodoloji ve ideolojiyi paylaştıklarını söylüyor.

Ancak Rekawek, bazı engellerin ortadan kalkmasının şiddetin daha hızlı yayılmasına yol açmasından korkuyor ve ”Şimdi esas soru, bu savaşı Ukrayna'dan Avrupa'ya taşıyıp taşımayacakları,” diyor.

Hollanda gibi bazı Avrupa ülkeleriyse Suriye ve Irak'taki terör örgütlerine katılan cihatçıların izini sürmek için getirilen yasaların beyaz ırkçı savaşçıları takip etmekte de kullanılabileceği için umutlu.

Ancak Amerikalı yetkililer, bir yasanın çiğnendiğinden şüphelenilecek bir durum olmadığı sürece en azından şimdilik ellerinden bir şey gelmediğini söylüyor.

Amerikalı üst düzey bir terörle mücadele yetkilisi, Amerika'nın Sesi'ne, Suriye ve Irak'taki çatışmaların yakından izlendiğini, çünkü daha önce eşi benzeri görülmemiş sayıda yabancı savaşçının, yabancı terör örgütü olarak tanımlanan IŞİD ve El Kaide'ye katıldığını söyledi.

Ancak merkezi Amerika‘daki beyaz ırkçı Atomwaffen Bölüğü ve Rise Above Hareketi, tam olarak bu tanımlama kapsamında yer almıyor.