Anadolu Efes ve Fenerbahçe Tarih Yazdı Ancak Tarihi Yazmak Hiç de Kolay Olmadı’

Türk basketbol tarihinin efsane isimlerinden biri olan, geçmişte hem Fenerbahçe, hem de Efes Pilsen (Anadolu Efes) formasını giyen Hür Güreralp VOA Türkçe’ye Türk basketbol tarihinin dününü ve bugününü anlattı

Anadolu Efes ve Fenerbahçe Tarih Yazdı Ancak Tarihi Yazmak Hiç de Kolay Olmadı’
Hür Güreralp

NEW YORK — 

Anadolu Efes ve Fenerbahçe Beko takımları Türkiye Tahincioğlu Basketbol Süper liginde nefesleri kesen bir mücadele sergiledi. 3 – 3 eşitlikle gelinen final serisinin son maçında dün rakibini 89 -74 yenen Anadolu Efes şampiyon oldu.

İki takım Türk basketbol tarihinde bir ilke de adım atmış, iki takım birden Euroleague’de ‘Final Four’a ‘kalmış, geçen ay iki takım arasında oynan yarı final maçında rakibini yenen Efes Anadolu finale kalmıştı.

Peki bu basketbolda Türk takımlarının 2019 yılında elde ettiği bu tarihi başarı nasıl gerçekleşti?

Türk basketbol tarihinin efsane isimlerinden biri olan, geçmişte iki takımın da formasını giyen Hür Güreralp VOA Türkçe’ye Türk basketbol tarihinin dününü ve bugününü anlattı. Güreralp, şöyle konuştu: “2019 yılı Türk basketbol tarihinin altın yılı olarak tarihe geçecek bir yıl oldu. Bu başarının temelleri 40 – 45 yıl önce atıldı. O yıllarda basketbol oynamaya çalışan bir grup gençtik. Hepimizin idealleri vardı. Hepimiz üniversitelerde okuyor bir taraftan da basketbol oynuyorduk. Bambaşka bir kuşaktık. Cumhuriyetimizin çağdaş değerlerinin savunuyor batının çok iyi oynadığı bu sporda başarılı olmak istiyorduk. Ama bu sporu sevdirmek gerekiyordu. İşte biz basketbol sevgisini Türkiye’ye aşılayan o kuşaktık. Türk insanına basketbolu sevdirdik. Kolay mı oldu? Hiç kolay olmadı,”

“Çok zor şartlarda maçlara çıkardık”

Güreralp, çok zor şartlarda basketbol maçlarına çıktıklarını belirterek, “O yılarda basket maçlarına İstanbul’da Spor ve Sergi Sarayı’nda çıkardık. Hem spor hem de sergilerin yapıldığı bir salondu. Sergiler yapılırdı. Yerdeki parkeler bloklar halindeydi. Sergi alanına dönüştüğünde parkeler bloklar halinde sökülür, basketbol maçları öncesi de parkeler bloklar halinde yerlerine konardı. Hiç antrenman yapamazdık oynayacağımız sahada. Basketbol oynamaya müsait bir salon değildi. Duştan soğuk sular akardı. İmkansızlıklar içerisinde çıkıp oynardık. Top bulmak bile kolay değildi. Basketbol Federasyonu o yıllarda her kulübe dört top veriyordu. Bu toplar takımın en gencine zimmetli olarak veriliyordu. Bu şekilde kötü bir zeminde soğuk duş alıp basketbol oynuyorduk. Çünkü biz basketbolu seviyor ve herkese sevdirmek istiyorduk. Efes Anadolu ve Fenerbahçe tarih yazdı ancak tarihi yazmak hiçte kolay olmadı” diye konuştu.

“İki takım da Kadıköy’de kuruldu”

Basketbolda başarının altyapı, gençlik ve kurumsallaşmayla yakalandığını belirten Gürerealp şöyle devam etti, ”Rahmetli Mehmet Baturalp Fenerbahçe’ye çok emek verdi. 1968 yılında olmayan yıldız ve genç takımları kurdu. Fenerbahçe’nin bu işe başlaması 1968 deriz biz. O dönemdeki adı Efes Pilsen şimdiki Anadolu Efes’in ise basketbola başlaması arasında on yıl vardır. Dikkat çekecek bir şey var, Efes Anadolu’da kurulduğunda aynı bölgede yani Kadıköy’de. Tuncay Özilhan önce Kadıköyspor’u aldı sonra onu Efes Pilsen’e dönüştürdü. Efes ile Fenerbahçe’nin basketbola başlaması arasında farklar vardır. Bu arada Eczacıbaşı’nın basketbol sporuna yaptığı yatırımları inkar edemeyiz. Bu kurumların devreye girmesiyle basketbol kulüpleri de sanki bir özel şirket gibi kurumsal olarak yönetilmeye başladı. Bu kurumsal yönetim basketboldaki başarılı sonuçlarımızı önünü açtı” dedi.

“İşin sırrı çağdaş düşünce ve yüksek eğitim”

Fenerbahçe başladığı yıllarda amatör - profesyonel bir sistemde Efes Pilsen ise tamamen profesyonelce başlamıştır. Dolayısıyla Fenerbahçe’nin bu işe başlaması Efes Pilsen’in de bir sistem içerisinde bu işe başlaması bizleri bugüne getiren tarih faktörlerdir. Bizim yarattığımız basketbol sevgisi, kurumsallaşma gibi faktörler bizi Spor ve Sergi Sarayı’nın kırık parkelerinden bugüne taşımıştır. O yıllarda takımların takviyesi için yurt dışından basketbolcular getirilmeye başlanmıştır. Bence başarının sırrı eski ile yeniyi birleştirerek ortaya akılcı ve o dönemin yani 70 ile 90 arasında başarının sağlanmasının başlıca nedeni budur. O yıllarda profesyonel basketbol oynayan tüm basketçilerin neredeyse tamamına yakının yüksek eğitim gördüğünü, birçoğunun yabancı dil bildiğini kaydeden Güreralp, “Çağdaş düşüncen her türlü hayatın ve sporun içine girince başarı uzun yıllar da sürse mutlaka geliyor. İşte bu gelinen başarının sırrı burada. O kadar güçlükler vardı ki basketbol oynamamız için ama bizler çıkıp oynuyorduk. Dediğim gibi bu tarihi başarı kolay yakalanmadı. Herkes çok emek verdi” dedi.

Hür Güreralp Kimdir?

Hür Güreralp, genç yaşlarında spora önce Fenerbahçe kürek takımında başlamış. Daha sonraki yıllarda ise Fenerbahçe’nin basketbol takımına seçilmiş. 60’lı yıllardan itibaren katıldığı Fenerbahçe basketbol takımında tam 11 yıl forma giyip kaptanlığa kadar yükselmiş. Askerlik yıllarında o dönemin yıldız basketbolcularının toplandığı Muhafızgücü’nde bir buçuk sezon geçirmiş. O yıllarda Efes Pilsen adıyla kurulan ve şimdiki adı Anadolu Efes olan takıma kurucusu Tuncay Özilhan’ın teklifiyle transfer olmuş. Profesyonel basketbol hayatının sonuna kadar da Efes’te oynamış. 10 yıl kadar Koç Grubu’nda üst düzey yöneticilik yapmış. Önce İngiltere sonrada Amerika’da yüksek öğrenimini tamamlamış. Yaklaşık 30 yıldır ABD’de yaşayan Güreralp, muhasebeci ve vergi uzmanı olarak çalışıyor.