Almanya’da Başörtüsü Tartışması Yeniden Alevlendi

Başörtüsü taktığı gerekçesiyle işten çıkarılan Müslüman kadın kasiyerin açtığı davada, Federal İş Mahkemesi hüküm vermeden davayı Avrupa Adalet Divanı’na devretti

Almanya’da Başörtüsü Tartışması Yeniden Alevlendi

BERLİN — 

Almanya'da başörtüsü taktığı gerekçesiyle işten çıkarılan Müslüman kadın kasiyerin açtığı davada, Federal İş Mahkemesi hüküm vermeden davayı Avrupa Adalet Divanı’na devretti.

Erfurt’ta görülen davadan sonra açıklama yapan mahkeme heyeti sözcüsü, Avrupa Birliği hukukunu ilgilendiren konularda Avrupa Adalet Divanı’nın son sözü söyleyen kurum olduğunu hatırlatarak, Lüksemburg merkezli mahkemenin tüm üye ülkeleri bağlayıcı bir karar almasının doğru olacağını belirtti.

Sözcü, Adalet Divanı’nın kararının açıklanmasının bir buçuk yılı bulabileceğini, o döneme dek başörtülü kadınla ilgili çalışma yasağının geçerliliğini koruyacağını da duyurdu.

Söz konusu davaya neden olan olay, hamilelik döneminden sonra kozmetik ürünleri satan mağazadaki işyerine dönen başörtülü bir kadının işveren tarafından işten çıkarılması. Müslüman kasiyerin Nürnberg Eyalet İş Mahkemesi’nde 2016 yılında açtığı davada haklı bulunmasının ardından, işveren temyize giderek, en yüksek mahkeme olan Federal İş Mahkemesi’ne başvurdu. İşveren tarafı, sorunun başörtüsünü hedeflemediğini, belirli bir din ve inanç grubuna yönelik olmadığını savunarak, dini görüşleri çağrıştıracak kıyafetlerin işyerinin tarafsızlığı ilkesini ihlal anlamına geleceğini ifade etmişti.

Avrupa Adalet Mahkemesi, 2017’de Belçika’da yaşanan benzer içerikli bir davayla ilişkili, işverenin işyerinde başörtüsünü yasaklayabileceğine, eğer işyerinde dünya görüşüne ilişkin semboller yasaklanmışsa ve bunun da gerekçeleri açık ve net belirtiliyorsa başörtüsü takılmasına izin verilmeyebileceğine hükmetti.

Almanya’da başörtüsü ve türban sıklıkla gündeme gelen ve mahkemelerde ele alınan bir konu. Hessen Eyalet Parlametosu milletvekili İsmail Tipi, meselenin yıllardır sürüncemede bırakılarak, kanuni bir zemine oturtulmamasını eleştiriyor ve radikal gruplar tarafından suistimal edildiğini belirtiyor.

Başörtüsü yasağı, 15 yıl önce Müslüman bir kadın öğretmenin işvereni okulun yasağına rağmen, ders verirken başörtüsü takmakta ısrar etmesi ve konuyu Alman Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasıyla gündeme geldi. Mahkeme başörtüsü yasağını mümkün bularak, okullarda öğretmen olarak çalışanların başörtülü ve türbanlı çalışamayacağını açıklamasından sonra eyaletler okul yasasında başörtüsü yasağı getirdi.

Anayasa Mahkemesi 2015’te başka bir davada, genel bir başörtüsü yasağının anayasaya aykırı olduğu kararını verdi. Böylece okul yasasında genel başörtüsü yasağı bulunan 8 eyalet bu yasayı değiştirmek zorunda kaldı. 2017’deyse Hessen Eyaleti İdare Mahkemesi, İslam inancına mensup hakim adaylarının yargı veya devletin temsilcisi olarak algılanacak kamusal alanlarda başörtüsü ile görev alamayacaklarına hükmetti. Mahkeme, dini görüşleri çağrıştıracak kıyafetlerin yargının tarafsızlığı ilkesini ihlal anlamına geldiğine karar verdi. Son olarak geçen yıl, Avusturya hükümetinin çocukların yuva ve okullarda başörtüsü takmalarını yasaklamayı planladığını açıklamasından sonra, benzer söylemler Alman siyasetçiler tarafından da dillendirildi. Federal hükümet, bu konuda hukuki sorunlar çıkabileceğini öne sürerek, çocuklara başörtüsü yasağı getirme planlarına sıcak bakmadığını açıkladı.