Almanya’da 2018’e Türkiye Tartışmaları da Damgasını Vurdu

Almanya ve Türkiye 2018’e yoğun bir diplomasi takvimiyle girdi, Çavuşoğlu üç kez Almanya’ya gitti, Erdoğan Berlin ve Köln’ü ziyaret etti. 24 Haziran seçimleri, Mesut Özil ve İlkay Gündoğan tartışmaları, Türk imamlar tartışması öne çıkan gelişmeler oldu

Almanya’da 2018’e Türkiye Tartışmaları da Damgasını Vurdu
MEDYABERLİN — 

 

  • 6 Ocak 2018 – Çavuşoğlu ile Gabriel arasında sürpriz görüşme

2017’de yaşanan gerilimin ardından, Almanya ve Türkiye 2018’e yoğun bir diplomasi takvimiyle girdi. Yılın ilk haftasında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Federal Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile Goslar’da sürpriz bir şekilde biraraya gelerek, iki ülke arasındaki diplomatik krizin sona ermesi ve ilişkilerin normalleşmesi için ilk adımları attı.

 

  • 8 Ocak - #MeToo Almanya gündeminde

Hollywood’un en ünlü film yapımcılarından Harvey Weinstein'ın kadın oyunculara yönelik cinsel saldırılarının kamuoyuna yansımasıyla başlayan #MeToo, Almanya gündemine de oturdu. Alman sinema dünyası, ülkenin en tanınan televizyon film ve dizileri yönetmenlerinden Dieter Wedel’e yöneltilen taciz iddialarıyla sarsıldı.

  • 9 Ocak – İranlı eski bakanın tedavisi tartışma yarattı

İran’da rejimin en önemli politikacıları arasında bulunan Ayetullah Mahmud Haşimi Şahrudi’nin Almanya’da tedavi gördüğünün ortaya çıkması tepkilere neden oldu. Adalet Bakanı olarak görev yaptığı dönemde çocukların da aralarında bulunduğu en az 2 bin kişinin idam edilmesi kararına imza atan Şahrudi, tepkiler üzerine Almanya’dan ayrıldı.

  • 12 Ocak – Üç süren koalisyon görüşmelerinde mutlu son

Alman Hıristiyan Birlik (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat SPD partileri arasında koalisyon hükümeti kurma amacıyla yapılan ve üç aya yakın süren görüşmelerde uzlaşma sağlandı. Koalisyon hükümetinin taslak belgesinde Türkiye ile ilişkilere de yer verildi. Buna göre, Türkiye'nin AB sürecinde yeni fasılların açılmaması, aynı zamanda açılan fasılların da kapanmamasını istendi.

 

  • 19 Ocak – İlişkilerde normalleşme için yeni adım

Türkiye ile Almanya arasında gerilen ilişkileri normalleştirmeye dönük diplomatik adımlara bir yenisi daha eklendi. İki ülkenin içişleri bakanlıklarından üst düzey yetkililer Berlin’de biraraya gelerek, güvenlik ve terörle mücadele konularını ele aldılar. Yetkililerin öncelikli gündem maddesinin, terör örgütü IŞİD'le mücadelede ortak stratejiler olduğu öğrenilirken, Türk tarafının, PKK, DHKP-C gibi örgütlerle Almanya’daki Fethullah Gülen yapılanmasıyla mücadele gibi maddeleri masaya yatırdığı açıklandı.

  • 21 Ocak – Türk camilerine saldırı

Türkiye'nin Suriye'nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde başlattığı operasyon Almanya’da da gündemin en önemli konularından biri oldu. Alman yapımı Türk ordusuna ait Leopard tanklarının operasyonlarda kullanıldığı yönündeki iddialar sonrasında bazı kentlerde PKK’lı olduğu tahmin edilen gruplar tarafından Türk camilerine saldırılar düzenlendi.

 

  • 25 Ocak – Almanya’ya “Öksüz” notası

15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantılı olarak aranan ve “FETÖ imamı” olarak adlandırılan Adil Öksüz'ün Berlin’de görüldüğü haberleri üzerine Türkiye’nin Almanya’ya nota vererek, haberlerin doğruluğunun araştırılmasını ve Öksüz’ün ülkede varlığının tespiti durumunda yakalanarak Türkiye'ye iade edilmesini istediği öğrenildi. Alman yetkililer, Öksüz’ün nerede olduğunun bilinmediğini açıkladı.

  • 26 Ocak – Tank modernizasyonu beklemede

Türkiye'nin Afrin'e düzenlediği askeri operasyonda Alman malı Leopard 2 tanklarının kullanıldığı iddiaları ve bununla bağlantılı Alman kamuoyunda yaşanan tartışmalar sonrasında, federal hükümet Türk ordusunda bulunan tankların modernizasyonu projesinin beklemeye alındığını duyurdu. Federal Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, "askeri ekipmanların gönderilmesi gibi hassas bir konuyla ilgili kararın şu anda görev başında bulunan geçici hükümet tarafından değil, yeni hükümet tarafından alınmasının doğru olacağını" açıkladı.

 

  • 6 Şubat – SPD koaliyon sözleşmesini tabanına soruyor

Alman Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat SPD partileri arasında koalisyon sözleşmesi üzerinde anlaşmaya vardı. Almanya’da 24 Eylül 2017’de yapılan genel seçimlerden sonra başlayan ve neredeyse 20 hafta süren hükümet arayışında varılan uzlaşının ardından, SPD sözleşmeyi parti tabanının onayına sunma kararı aldı. Partilerin bakanlıkların dağılımı konusunda anlaştığı belirtilirken, SPD lideri Martin Schulz’un Dışişleri Bakanı olacağı öğrenildi.

  • 9 Şubat – Schulz parti liderliğinden istifa etti

Sosyal Demokrat Parti (SPD) lideri Martin Schulz’un yeni hükümette Dışişleri Bakanı olmayacağını ve kabinede de yer almayacağını açıklaması Berlin siyasetini karıştırdı. Schulz, şahsı üzerine parti içinde yürütülen tartışmaların SPD üyelerinin yeni hükümete onayını tehlikeye düşürdüğünü belirterek, koalisyonda Dışişleri Bakanı ya da başka bir bakan olarak görev yapmayacağını açıklayarak SPD liderliğinden istifa etti.

 

  • 13 Şubat – Yıldırım-Merkel’le görüşme planını açıkladı

Başbakan Binali Yıldırım'ın Başbakan Angela Merkel ile Berlin'de biraraya geleceğinin açıklanması, iki ülke arasında yaşanan gerilimi aşma konusunda yeni bir adım olarak yorumlandı. Görüşmede "iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra uluslararası güncel konuların" ele alınacağı belirtilirken, diplomatik kaynaklar Türkiye’de tutuklu bulunan gazeteci Deniz Yücel'in durumunun öncelikli konu olacağını aktardı. Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel’in, 14 Şubat 2017’de terör propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklanması Berlin’le Ankara arasında krize yol açmıştı.

  • 16 Şubat – Deniz Yücel hakkında tahliye kararı

Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel hakkında tahliye kararı çıkması Almanya'da büyük sevince neden oldu. Haberi katıldığı Münih Güvenlik Konferansı’nda doğrulayan Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türk hükümetinin Yücel'in tahliyesine ilişkin sürecin hızlandırdığını belirterek, yetkililere teşekkür etti. Başbakan Binali Yıldırım yaptığı açıklamada "Türkiye Almanya ilişkilerinde bazı sıkıntılar bugün giderilmiş görünüyor. İnşallah daha iyi olacak" dedi. Yücel, hapisten çıktıktan hemen sonra Berlin’e döndü.

 

  • 18 Şubat – Binali Yıldırım Münih Güvenlik Konferansı’nda

Münih Güvenlik Konferansı’na katılan Başbakan Binali Yıldırım, yeni Merkel hükümetinin göreve başlamasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Berlin’i ziyaret edeceğini bildirdi. Yıldırım, Erdoğan’ın geldiğinde Türk vatandaşlarına yönelik toplantılara katılarak konuşacağını da aktardı. 2017’de referandum oylaması öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’da konuşma isteği Alman hükümeti tarafından olumsuz cevaplanmış, AKP’li bazı bakanların konuşmaları ise çeşitli bahanelerle yasaklanmıştı.

  • 24 Şubat – Altın Ayı ödülü sahiplerini buldu

Dünya çapında en önemli film festivallerinden biri olan Uluslararası Berlin Film Festivali Berlinale'de “Altın Ayı” ödülünü Romanyalı yönetmen Adina Pintilie'in “Touch Me Not - Bana Dokunma” adlı filmi kazandı. Berlinale’nin “En iyi yönetmen” ödülü ise “Isle of Dogs - Köpekler Adası adlı filmi için Amerikalı yönetmen Wes Anderson’a layık görüldü.

  • 25 Şubat – Türkiye ile Almanya Yücel için pazarlık mı yaptı?

Alman hükümetinin, gazeteci Deniz Yücel’in serbest bırakılmasından önce Türkiye’ye silah satışına ilişkin toplam 31 anlaşmayı onayladığı iddiaları, Alman medyasında Ankara ile Berlin arasında karşılık bazı pazarlıkların yapıldığı şeklinde yorumlandı. Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Ocak ayında, mevcut hükümetin Türkiye'ye satılan tankların modernizasyonu konusunda kararı yeni hükümet kurulana kadar beklemeye aldığını açıklamıştı.

 

  • 27 Şubat –Belediyelerden dizel araçlara yasak

Almanya’da Federal İdari Mahkeme, dizel motorlu araçların trafiğe çıkmasının kent yönetimleri tarafından yasaklanabileceği yönünde karar verdi. Almanya’da ve diğer AB ülkelerinde aylardır büyük bir merakla beklenen karara göre, belediyeler federal çapta bir düzenlemeye gerek olmadan, kendi başlarına karar vererek, egzoz gazı emisyonundaki nitrik oksit miktarı üst sınırı aşan dizel araçları trafikten men edebilme hakkını kazandı. Yıl boyunca başkent Berlin dahil olmak üzere birçok kentte dizel motrolu araçların kullanımına sınırlama getirildi.

 

  • 1 Mart – Alman turizmcilerden Türkiye’ye müjde

Berlin’de düzenlenen ve turizm sektörünün en önemli fuarı konumundaki Uluslararası Berlin Turizm Fuarı (ITB) öncesinde bir açıklama yapan Alman Seyahat Acenteleri Birliği (DRV) Başkanı Norbert Fiebig, Türkiye’ye yüzde 70 oranında artış gösteren erken rezervasyon rakamlarından yola çıkarak, ülkeye yıl boyunca en az 4 milyon Alman turistin gitmesinin beklendiğini duyurdu. Fiebig, Alman turistlerin sayısının daha da artmasının, "Türkiye’nin yeniden sükunete kavuşmasına ve ikili ilişkilerde başka gerilimler yaşanmamasına bağlı olduğunu" ifade etti.

 

  • 2 Mart – Trump’ın ithalat vergileri Almanya’da kaygı yarattı

ABD Başkanı Donald Trump'ın çelik ve alüminyum ithalatına vergi getirme planı Almanya’da tepki ve kaygıya yol açtı. Başbakan Angela Merkel, Almanya’nın vergi getirme planını kabul etmediğini ve kararının "uluslararası ticaret akımını hassas bir şekilde etkileyeceğini ve tek taraflı inisyatiflerin üretim fazlası sorununu da çözemeyeceğini" söyledi.

  • 4 Mart – AfD muhalefette kaldı

Almanya’da 24 Eylül’de yapılan genel seçimlerin ardından başlayan hükümet arayışı, Sosyal Demokrat Parti (SPD) üyelerinin büyük çoğunluğunun Birlik Partileri CDU/CSU ile varılan anlaşmaya ‘Evet’ demesiyle tamamlanmış oldu. SPD’nin koalisyona girmesinin önünün açılamasıyla sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin, Federal Meclis’te ana muhalefet rolünü üstlenmesi de kesinleşti. AfD 24 Eylül seçimlerinde yüzde 12,7 oy alarak Federal Meclis'te 92 milletvekiliyle temsil edilmeye hak kazanmıştı.

 

  • 6 Mart – Çavuşoğlu’ndan iki ayda üç ziyaret

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, son iki ayda Almanya'yı üçüncü kez ziyaret etti ve meslektaşı Sigmar Gabriel'le biraraya geldi. Son zamanlarda Almanya ile Türkiye arasındaki gerilimin aşılması konusunda önemli adımlar atıldığını ve ilişkilerin yeni bir ivme kazandığını ifade eden Çavuşoğlu, “Biz birbirimizi rakip olarak görmüyoruz. Ama bizim bölgemizdeki sorunların çözümü konusunda da Almanya ile yakın işbirliği içinde çalışmamızda fayda var” şeklinde konuştu.

  • 8 Mart – Heiko Mass dışişleri bakanı oluyor

Federal Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, kurulacak yeni Merkel hükümetinde yer almayacağını açıklarken, Gabriel’in yerine son hükümette Adalet Bakanı olan Heiko Maas’ın geçeceği öğrenildi. Türkiye konusunda yaptığı sert açıklamalarla da tanınan Maas, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’daki demokrasi kültürü için bir tehlike oluşturduğunu iddia ederek, Diyanet’e bağlı cami ve derneklerin denetiminin sıkılaştırılması önermişti.

  • 14 Mart – Merkel dördüncü kez başbakan

Almanya’da 24 Eylül 2017’de yapılan genel seçimlerin üzerinden tam 171 gün sonra, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel’in başbakan seçilmesiyle federal kabine nihayet göreve başlayabildi. Angela Merkel, 2005, 2009 ve 2013 yıllarının ardından dördüncü kez başbakan seçildi.

 

  • 16 Mart – “İslam Almanya’ya ait değil”

Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer yeni görevine başladıktan bir gün sonra verdiği ilk demecinde İslam’ın Almanya’ya ait olmadığını söyledi. Alman toplumunun Hrıstiyan değerler üzerine kurulu olduğunu söyleyen Bavyera eyaleti eski Başbakanı, “Müslümanlar bizim yanımızda veya karşımızda değil, bizimle yaşamak zorundalar” dedi.

  • 20 Mart – Türk camilerine saldırılar sürdü

Almanya'da camiler ve Türk kuruluşlarına yönelik saldırılar sürdü. Saldırı yapılan cami ve iş yerlerinin duvarlarına yazılan sloganlar, eylemleri TSK’nin Afrin operasyonu ile ilişkilendirirken, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) yılbaşından bu yana Almanya'da en az 27 camiye saldırı düzenlendiğini bildirdi.

 

  • 25 Mart – Katalonya tartışması Almanya gündeminde

Katalonya Özerk Yönetimi eski başkanı Carles Puigdemont’ın Almanya’da gözaltına alınması sonrasında, İspanya’ya gönderilmesinin gündeme gelebileceği öğrenildi. Schleswig Holstein eyaletinde gözaltına alınan Puigdemont hakkında Avrupa çapında yakalama kararı bulunduğu açıklanırken, uzmanlar Almanya ile İspanya’nın taraf olduğu suçluların iadesi ile bağlantılı uluslararası anlaşmalar nedeniyle Katalan liderin İspanya’ya teslim edilmesi gerekebileceği şeklinde yorum yaptılar.

  • 5 Nisan – Merkel ABD’ye gitme kararı aldı

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, 27 Nisan’da Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump’la görüşeceği açıklandı. Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinden sonra ikinci kez Beyaz Saray’a gidecek Merkel’in gündeminde, ABD’nin Avrupa Birliği’ne üye ülkelerden de gelecek ürünlere uygulamak istediği gümrük vergisi ilk sırada olacağı öğrenildi.

  • 7 Nisan – Kamyon kalabalığa daldı

Münster kentinde bir kamyonetin kalabalığın arasına dalması sonucunda en az üç kişi yaşamanı yitirdi, polisin ilk belirlemelerine göre altısı ağır yaralı olmak üzere en az 30 kişi yaralandı. Polis, kamyoneti kullanan kişinin saldırıdan sonra kendini öldürdüğüni açıkladı. Olaydan bir gün sonra, saldırıyı akli dengesi bozuk ve göçmen kökeni olmayan Jens R. adlı bir Alman’ın yaptığı açıklandı.

 

  • 8 Nisan – Berlin yarı-maratonuna saldırı önlendi

Alman polisinin Berlin Yarı Maratonu'na yönelik olası bir saldırıyı engellediği bildirildi. Güvenlik birimleri, maratona katılanlar arasında panik oluşmaması için konuyla ilgili haber ve bilgileri yarış sonrasında kamuoyunla paylaşırken, toplam altı zanlının gözaltına alındığı öğrenildi. Polis, 18 ila 21 yaşları arasında olan zanlıların “maraton güzergahında şiddet içeren bir eylem hazırlığı yaptıkları şüphesiyle” gözaltına alındıklarını duyurdu.

  • 11 Nisan – Suriye’ye askeri operasyon tartışmasında Almanya geri planda

Suriye'deki kimyasal saldırı iddiaları sonrası ABD ile Rusya arasındaki gerginlik ve özellikle Başkan Donald Trump’ın Twitter üzerinden askeri müdahale yapılacağı şeklindeki açıklamaları Almanya’da da tedirginliğe yol açtı. Berlin’in ABD’nin olası müdahelesini “anlayışla” karşıladığını açıklayacağı ve kınamayacağı öğrenildi. Kaynaklar Almanya’nın, askeri operasyona ve uluslararası müdahaleye katılım konularında ise geri planda kalmayı hedeflediği bildirdi.

  • 14 Nisan - Çılgın kira artışları dursun” yürüyüşü

Almanya’da giderek artan emlak fiyatları ve kiralar, geliri düşük olanlar açısından kabusa dönüştü. Özellikle başkent Berlin’de son yıllarda fahiş oranda artan kiralara karşı kiracılar adeta ayaklandı. Türkiye kökenli göçmenlerin kurduğu derneklerin de destek verdiği “Çılgın kira artışları dursun” başlığı altında düzenlenen yürüyüş ve mitinge onbinlerce kişi katıldı. Protesto kapsamında, kiralık konut bulmanın neredeyse imkansız hale geldiği ve artan kiralardan özellikle göçmenlerin ve dar gelirlilerin derinden etkilendiği vurgulandı.

  • 19 Nisan – Merkel-Macron buluşması

Başbakan Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la Berlin’de biraraya geldi. Başbakan Merkel, Euro Bölgesi’nin krizlere hazırlıklı olmadığını, reforma ihtiyacı bulunduğunu, ancak iki ülkenin reform süreciyle ilgili başka yaklaşımları olduğunu söyledi. Merkel, AB ülkelerinin çıkarlarını Fransa ve Almanya’nın birlikte hareket etmeleri durumunda koruyabileceklerini açıkladı.

 

  • 20 Nisan – “Türk politikası Almanya’ya taşınmasın” çağrısı

Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı ve TBMM milletvekilliği seçimlerinin 24 Haziran’a alınması, seçim kampanyalarının daha önceki yıllarda olduğu gibi Almanya'ya taşınması tartışması yeniden gündeme getirdi. Dışişleri Bakanı Heiko Maas, "Bizim bu konudaki tavrımız net. Yabancı bir ülkede yapılacak seçimlerden üç ay önceki dönemde, Almanya’da seçim kampanyası yürütülmeyecek" şeklinde konuştu. Türkiye ile önceki yıl yaşanan tartışmaların tekrarlanmamasını dilediğini söyleyen Maas, "yaşanan bu tartışmanın her iki tarafa da faydası olmadığını" belirtti.

  • 22 Nisan – SPD’de bayrak değişimi

Almanya'da 24 Eylül'de yapılan genel seçimde oyları dibe vuran Sosyal Demokrat Parti SPD'de genel başkanlık koltuğuna Andrea Nahles seçildi. Nahles, sosyal demokratların toplum içindeki dayanışma ve adalet için mücadele vereceğini belirtti. Almanya ve diğer ülkelerde yükselen milliyetçi ve ırkçı akımları "demokrasi adına tehlike olarak" tanımlayan SPD'nin yeni başkanı, söz konusu siyasi gruplar için "Demokrasiyi kullanıyorlar ancak demokrasinin ve hukukun ilkelerine de saygı duymuyorlar" dedi.

  • 24 Nisan – Bin Ladin’in koruması Almanya’da ilticacı

El Kaide lideri Usame bin Ladin'in korumalarından birinin, Almanya’da ilticacı olarak yaşadığı ve ayda 1167 Euro sosyal yardım parası aldığı ortaya çıktı. 1999–2000 yıllarında Afganistan’da El Kaide’ye ait terör kamplarında eğitim gördüğü saptanan Sami A.’nın, vatandaşı olduğu Tunus’a geri gönderilmesi durumunda işkence göreceği gerekçesiyle sınır dışı edilmesinin imkansız olduğu ve mülteci statüsü nedeniyle aylık maaş bağlandığı öğrenildi.

 

  • 3 Mayıs – Almanya’da AKP seçim etkinlikleri iptal

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimleri öncesinde Almanya’da propaganda etkinliği düzenlemeyi planlamadığı yönündeki haber, iki ülke arasında seçim nedeniyle yaşanabilecek bir yeni krizin baştan önlenmesi olarak yorumlandı. AKP’ye yakınlığıyla bilinen ve önceki seçimlerde AKP’li bakanlarla toplantılar düzenleyen Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) adlı derneğin planladığı seçim programlarını iptal ettiği de öğrenildi.

  • 9 Mayıs - Trump’ın İran hamlesi Berlin’i tedirgin etti

ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesini İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekmesi Berlin’de tedirginliğe neden oldu. Merkel, Başkan Donald Trump'la 27 Nisan’daki Washington'da yaptığı görüşme sonrasında da, İran'la nükleer anlaşmanın “kusursuz” olmamasına rağmen devam etmesinden yana olduğunu belirtmişti.

  • 11 Mayıs – Özil ve Gündoğan tartışması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İngiltere Premier Ligi'nde oynayan Türk futbolcular Cenk Tosun’la, Mesut Özil ve İlkay Gündoğan'ı kabul etmesi Almanya’da tepkilere neden oldu. Yeşiller Partisi eski Eşbaşkanı Cem Özdemir, Özil ve Gündoğan’ı "Erdoğan’ın seçim kampanyasına destek veriyorlar" şeklinde eleştirirken, ırkçı AfD partisi Parlamento Grubu Başkanı Alice Weidel, her iki futbolcunun Almanya’da yetişen Türkiye kökenli gençlerin Almanya’ya değil, anavatanlarına bağlı olduklarını kanıtladığını iddia etti.

 

  • 20 Mayıs – Yahudi cemaatinden tepki yürüyüşleri

Berlin’de kipa ile dolaşan bir kişinin saldırıya uğraması sonrasında, ülkede bir kez daha Müslümanlar arasında anti-semitizm tartışılmaya başlandı. Almanya Yahudi Cemaati tepki olarak ülke çapında binlerce kişinin katıldığı kipalı yürüyüşler düzenledi. Saldırının faillerinden olan 19 yaşındaki bir Suriyeli ise polise gidip teslim oldu.

  • 23 Mayıs – Solingen’in 25. yılı

5 Türk'ün katledildiği Solingen saldırısının 25. yıldönümü dolayısıyla düzenlenecek anma törenine Başbakan Merkel'in de katılacağı açıklandı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun törende Türk hükümetini temsil edeceği duyruldu. Solingen kentinde 29 Mayıs 1993'te aşırı sağcılar tarafından bir Türk ailenin evi kundaklanmış, yangında Hatice, Hülya ve Saime Genç, Günsün İnce ve Gülistan Öztürk hayatını kaybetmişti. Saldırıyı düzenleyen 4 aşırı sağcı, 1995 yılında cinayetten hüküm giymiş, ancak bir süre sonra tahliye edilmişti.

 
 

No media source currently available

 
 
0:00 0:01:37
0:00
 
 

 

  • 25 Mayıs – Türk seçimleri için sandık kurma izni

Almanya'nın, Türkiye'de 24 Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimi nedeniyle ülkede oy sandığı kurulabilmesine onay verdiği öğrenildi. Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) aldığı karar uyarınca Almanya'nın 13 kentinde toplam 130 sandık kurulacağı açıklanırken, Almanya’da 1 milyon 430 bin Türk seçmenin bulunduğu haber verildi.

  • 29 Mayıs – Merkel Solingen için özür diledi

Solingen'de 25 yıl önce düzenlenen ve beş Türk vatandaşının yanarak can vermesine neden olan ırkçı saldırının kurbanları için düzenlenen anma törenine katılan Başbakan Angela Merkel, Solingen’de yaşananların hiç bir zaman unutulmayacağını söyledi. Merkel, Solingen saldırısını "Almanya’daki şiddet yanlısı ırkçılığın en derin noktası" olarak tanımlarken, ırkçı saldırıların bugüne kadar sürdüğünü, ayrıca aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) üyelerinin 2000-2007 yılları arasında sekizi Türk, en az 10 kişiyi öldürdüğünün 2011 yılında ortaya çıktığını hatırlattı ve "Alman devleti olarak bu olayları önleyemediğimiz için özür diliyorum" dedi.

 

  • 31 Mayıs – 243 kişi IŞİD için Almanya’dan gitti

Alman hükümeti, PYD ve PKK saflarında IŞİD'le savaşmak üzere Suriye ve Irak'a gidenlerin sayısını açıkladı. Hükümetin verilerine göre, 2013 yılından beri Almanya'dan 243 kişi söz konusu terör örgütlerine katılmak için Suriye ve Irak’a gitti. Aynı sürede Almanya’dan terör örgütü IŞİD’i veya başka radikal İslamcı terör örgütlerini desteklemek için binin üzerinde kişinin Suriye’ye ve Irak’a gittiği de duyuruldu.

  • 6 Haziran – Teröristler sınırdışı edilmiyor

El Kaide lideri Usame bin Ladin'in korumalarından Sami A.’nın sosyal yardım alarak yaşadığının ortaya çıkmasından sonra, 2004 yılında terör eylemleri hazırlarkan yakalanak, tutuklanan ve cezaevine konan Mohamed Abu Dhess’in sınırdışı edilmediği ve Almanya’da yaşamaya devam ettiği belirlendi. Ürdün vatandaşı Abu Dhess’in, pasaportunu kaybettiği ve Ürdün’e geri gönderilmesi durumunda işkence göreceği gerekçesiyle Köln kentinde yaşamını sürdürmeye devam ettiği öğrenildi. Güvenlik birimlerinin elindeki verilere göre, Almanya çapında terör suçundan ceza yiyen ve sonra serbest bırakılan en az 18 kişi pasaportlarını kaybettikleri veya ülkelerinde işkence göreceklerini öne sürdükleri için sınırdışı edilemiyor.

  • 7 Haziran – Almanya’daki Türkler sandık başında

Türkiye’de 24 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için ilk oylar yurt dışındaki seçmenler tarafından kullanılmaya başlandı. Türkiye saati ile sabah 8’de 34 gümrük kapısında 24 Haziran günü saat 17.00’ye kadar 24 saat boyunca oy verme işlemi başlarken, Almanya, Avusturya ve Fransa’da da Türk vatandaşı seçmenler de, diplomatik temsilciliklerde kurulan sandıklara sabah saat 9’dan itibaren oy atmaya başladılar.

 

  • 13 Haziran – Özil ve Gündoğan Alman milli takımında

Almanya, Rusya’daki 2018 Dünya Futbol Şampıyonası’na, Türk kökenli futbolcuları Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’la ilgili tartışmaların gölgesinde başladı. İki oyuncunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Londra’da biraraya gelerek imzalı forma hediye etmeleriyle ilgili tartışmalar sürerken, iki oyuncu şampiyona öncesi hazırlık maçları sırasında, Alman izleyiciler tarafından ıslıklandı ve yuhalandı.

 

  • 14 Haziran – Hükümette mülteci krizi

Başbakan Angela Merkel’in mülteci polikası, Almanya'da koalisyon hükümetini ciddi bir krizin eşiğine getirdi. Merkel’le Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer arasında eskiye dayanan mülteci tartışmasının yeniden patlaması sonrasında, Merkel’in Seehofer’den ay sonunda yapılacak AB Zirvesi’ne kadar vakit istediği öğrenilirken, CSU’lu içişleri bakanının başbakana önce bir hafta ültimatom verdiği haber alındı.

  • 16 Haziran – NSU davasında son aşama

2000-2007 yılları arasında Almanya’da 8’i Türkiye kökenli, biri Yunan olmak üzere 9 göçmen esnafı, bir Alman kadın polis memurunu seri cinayetler halinde infaz eden ve Köln’e iki yere bombalı saldırı düzenleyenlerin Neo-Naziler olduğunun açığa çıkmasının üzerinden tam altı yıl geçti. 6 Mayıs 2013’de Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinde başlayan NSU davasında ise sona gelindi.

  • 19 Haziran – Almanya’daki Türklerin oy verme işlemi tamamlandı

Yurtdışında yaşayan Türklerin diplomatik temsilciliklerde ve seçim merkezlerinde oy verme işlemi tamamlandı. Yurtdışındaki seçmen sayısının en yüksek olduğu ülke olan ve yaklaşık 1 milyon 445 bin seçmenin bulunduğu Almanya’da, oy atanların sayısı 717 bin 992’yi buldu. Almanya’da toplam bin 340 sandıkta oy kullanılırken, katılım oranı yüzde 49,74'e ulaştı.

 

  • 20 Haziran – Biyolojik saldırı önlendi

Alman güvenlik birimleri, Köln kentinde gözaltına alınan Tunus asıllı Sief Allah H.'nin evinde 3150 adet zehirli biyolojik tohum 'risin' bulunduğunu ve ülkeye yönelik biyolojik bir saldırının son anda önüne geçildiğini açıkladı. Başsavcılık, zanlının radikal İslamcı çevrelerle bağlantılarının da saptandığını, ancak IŞİD üyesi olduğuna dair henüz bir kanıt bulunmadığını bildirdi.

  • 25 Haziran – Almanya’daki Türkler’in tercihi Erdoğan

Almanya’da yaşayan Türkler’in, 24 Haziran seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’a Türkiye’den daha yüksek oranda “Evet” oyu verdikleri saptandı. Yurt dışında 1 milyon 443 bin 585 Türk seçmenle en fazla kayıtlı seçmene ev sahipliği yapan Almanya'da Recep Tayyip Erdoğan oyların yüzde 65’i alırken, Muharrem İnce yüzde 21,8 oranında oy toplayabildi. Selahattin Demirtaş yüzde 9,9, Meral Akşaner yüzde 2,6, Temel Karamollaoğlu yüzde 0,6, Doğu Perinçek ise yüzde 0,2 oranında oy toplayabildi.

 

  • 26 Haziran – “Türkler’de uyum eksikliği var”

Başbakan Angela Merkel'in lideri olduğu Hrıstiyan Demokrat Birlik'in (CDU) Genel Sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer, Almanya’da yaşayan Türklerde “uyum eksikliği” olduğunu öne sürdü. Cumhurbaşkanlığına seçilen Erdoğan’a desteğin Almanya’da yüzde 65’i bulmasının “düşündürücü” olduğunu belirten Kramp-Karrenbauer, "Geçmişte uyum konusunda yapılan hatalar nedeniyle de, sözkonusu insanların kendilerini Almanya’nın vatandaşı değil, Türk olduklarını düşünmelerini sorgulamalıyız" dedi.

  • 29 Haziran – AB zirvesi Merkel’i rahatlattı

Sığınmacılarla ilgili Brüksel’deki AB zirvesinde anlaşmaya varılması Başbakan Angela Merkel’e rahat bir nefes aldırttı. Varılan anlaşmanın, Avrupa'ya gelmek isteyen sığınmacıları Avrupa Birliği sınırlarında durdurmayı ve Kuzey Afrika ülkelerinde kurulacak kamplarda bekletmeyi hedeflediği açıklandı. Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) lideri ve İçişleri Bakanı Horst Seehofer, daha önce başka bir AB ülkesinden giriş yapan ve orada kayıtlı bulunan veya belgeleri olmayan sığınmacıların Almanya sınırından geri gönderilmesini Merkel’le koaslisyon ortaklığın devamının koşulu olarak öne sürmüştü.

 

  • 30 Haziran – Kupada elenmenin faturası Özil’e kesildi

2018 FIFA Dünya Kupası F Grubu üçüncü ve son maçında Almanya'nın Güney Kore'ye 2-0 yenilerek turnuvaya grup aşamasında veda etmesinin ardından, hemen tüm medya elenmenin faturasını Türk kökenli Alman milli futbolcu Mesut Özil'e kesti. Milli takımda 92 maçta 23 gole imza atan ve 40 golü hazırlayan Mesut Özil, 2011'den sonra Alman Taraftarlar Kulübü tarafından 5 kez yılın milli oyuncusu seçilmişti. Arsenal’de top koşturan Özil’le ilgili sosyal medyada yapılan paylaşımlarda ırkçı yorumlar ağır basarken, Özil bir diğer Türk kökenli oyuncu İlker Gündoğan’la birlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ortak fotoraf çektirdikleri için haftalardır eleştiriliyordu.

  • 11 Temmuz – NSU davasında karar açıklandı

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türkiye kökenli 10 kişiyi öldürmek, 2 bombalı saldırı ve 15 banka soygunuyla suçlanan ırkçı terör örgütü NSU üyelerinin yargılandığı davada karar açıklandı. Alman basını tarafından “yüzyılın davası” olarak tanımlanan davada, mahkeme Başkanı Manfred Götzl, NSU üyesi baş sanık Beate Zschaepe’nin, 10 kişinin öldürülmesine karışması ve terör örgütü üyesi olması nedeniyle ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldığını duyurdu. NSU davasının diğer dört sanığı ise savcılığın istediği cezalardan çok daha hafif cezalar aldı.

 

  • 13 Temmuz – Bin Ladin’in koruması sınırdış edildi

El Kaide eski lideri Usame bin Ladin'in korumalarından biri olan ve Almanya’da sosyal yardım parası alarak ilticacı olarak yaşadığı ortaya çıkan Sami A., sonunda sınırdışı edilerek, ülkesi Tunus’a geri gönderildi. Güvenlik birimleri, Sami A.’nın, 1999–2000 yıllarında Afganistan’da El Kaide’ye ait terör kamplarında eğitim gördüğünü, daha sonra örgütün lideri Usame bin Ladin’in korumalarından biri olduğunun tespit edildiğini ve Usame bin Ladin’in öldürülmesinden sonra Almanya’ya sığındığını açıklamıştı.

  • 22 Temmuz – Türkiye’ye seyahat uyarısı yumuşatıldı

Federal hükümet Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kısmen kaldırmayı kararlaştırdı. Türkiye’de yatırım yapmak isteyen Alman şirketlerine verilen ‘Hermes’ adlı devlet kredi kefaletindeki 1,5 milyar Euroluk üst sınır kaldırıldı. Aynı zamanda ülkeye yönelik, yaklaşık bir yıl önce sertleştirilen seyahat uyarısı da yumuşatıldı.

  • 23 Temmuz – Özil Alman futbolunu bıraktı

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Arsenal'de forma giyen Türk asıllı futbolcu Mesut Özil'in artık Alman futbol takımında oynamayacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la çektirdiği fotoraftan ötürü haftalardır Alman basınının bir bölümünün, bazı spor otoritereleri ile siyasetçilerin hakkında adeta linç kampanyası başlattıkları Özil, bu tavrın kendisine stadlarda küfreden ırkçı seyircilerden farklı olmadığını öne sürdü, Alman futbolunu ırkçı bir zihniyetin yönetmesini kabul edemeyeceğini söyleyerek, "Şimdiye dek gururla taşıdığım Alman formasının bundan sonra taşımam imkansız hale geldi" diyerek, Alman millilere veda etti.

 

  • 25 Temmuz – Özil’e Erdoğan’dan telefon

Mesut Özil’in kendisine ırkçılık yapıldığı gerekçesiyle Alman milli takımını bıraktığını açıklaması sonrasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özil'i telefonla arayarak, kutlaması ve kararını “yerli ve milli bir davranış” olarak nitelenediği açıklandı. Başbakan Angela Merkel ise, Mesut Özil’i "çok takdire değer bir futbolcu" olarak değerlendirdi ve milli takımı bırakma kararını saygıyla karşıladığını, "Milli takıma sağladığı olağanüstü katkılardan dolayı, Alman kamuoyunun takdirini hak ettiğini" söyledi.

  • 29 Temmuz – Erdoğan’dan Almanya ziyaret planı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'ya resmi ziyarette bulunacağı haber verildi. Erdoğan’ın Eylül sonunda Berlin’de Başbakan Merkel’le biraraya geleceğini, ayrıca Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier tarafından askeri törenle karşılanacağı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı Bellevue’de onuruna ‘Devlet yemeği’ verileceği de duyuruldu.

  • 30 Temmuz - #MeTwo etiketiyle ırkçılığa savaş

Mesut Özil’in Almanya Milli Futbol Takımını bıraktığını açıklaması ve Alman Futbol Federasyonu’na yönelik eleştirilerinin ardından, twitter üzerinden, #MeTwo (Ben iki) adı altında başlatılan kampanyada başta Türkiye kökenliler olmak üzere onbinlerce göçmen asıllı insan ırkçılık konusunda Almanya’da yaşadıkları deneyimleri paylaşmaya başladı. Geçen sene ABD’de ortaya çıkan ve kadınlara yönelik cinsel tacizleri kamuoyunun gündemine taşıyan #Metoo hareketinden esinlenen #MeTwo etiketi, ırkçılığın Almanya’da çok önemli bir sorun olduğunu gözler önüne serdi.

 

  • 1 Ağustos – Aşırı sağın düşman listesi

Almanya’da aşırı sağ grup ve kişilerin, isim, adres ve telefonlardan oluşan “düşman” listeleri hazırladığı ortaya çıktı. 25 bin kişinin bulunduğu liste, aşırı sağcı terör örgütü Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) ile ‘Nordkreuz’ (Kuzey Kavşağı) adlı örgüt ve başka üç aşırı sağcı gruba yönelik arama, baskın ve soruşturmalarda ele geçirildi. Hükümet, aşırı sağcıların bu listeyi hangi amaçla hazırladığının bilinmediğini duyururken, listelerde yer alan isimler bilgilendirildi mi sorusu da açıklık kazanmadı.

  • 8 Ağustos – Erdoğan’ın ziyaret programı açıklandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 28-29 Eylül tarihlerinde Almanya'ya resmi ziyarette bulunacağı açıklandı. Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in sözcüsü, Erdoğan’ın Steinmeier ve Başbakan Angela Merkel’le biraraya geleceğini duyurdu. “Devlet ziyareti” olarak sınıflandırılan en üst düzey ziyaret kapsamında, Erdoğan’ın Steinmeier tarafından Almanya Cumhurbaşkanlığı Konutu Bellevue Sarayı’nda askeri törenle karşılanacağı ve onuruna ziyafet verileceği, başbakanlık binasında ise Merkel’le biraraya geleceği öğrenildi. Steinmeier’in, iki ülke arasında güven bunalımının aşılması ve normalleşme sürecinin başlatılması için Erdoğan’ı 24 Haziran seçimleri öncesinde Berlin’e davet ettiği öğrenilmişti.

 

  • 9 Ağustos – 11 Eylül işbirlikçisine erken tahliye

11 Eylül saldırılarını düzenleyenlere yardım ve yataklık etmekle, ayrıca teröristlerin gerçekleştirdikleri saldırıda binlerce insanın öldürülmesinde suç ortağı olmakla suçlanarak, 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Faslı Münir El Mutassadık’ın cezası bitmeden tahliye edileceği öğrenildi. Haberi doğrulayan bir başsavcılık sözcüsü, El Mutassadık’ın cezasını sonuna dek çekmesine gerek görülmediğini ve hapisten çıktıktan sonra doğrudan Almanya’yı terk etmesi ve bir daha geri dönmemesi şartıyla önceden serbest bırakılmasına karar verildiğini açıkladı.

  • 13 Ağustos - Merkel "Türkiye ekonomisinin istikrarsızlaşması kimse arzulamıyor”

Alman hükümetinden Türkiye'deki ekonomik gelişmelerle ilgili arka arkaya açıklamalar geldi. Başbakan Angela Merkel, Türkiye ekonomisinin istikrarsızlaşmasını kimsenin istemediğini söyledi. Merkel, "Almanya ekonomik açıdan gelişen bir Türkiye arzuluyor. Bu bizim de çıkarımıza" dedi. Merkel "Türkiye ekonomisinin istikrarsızlaşması kimse arzulamıyor. Dayanıklı ülkelerle işbirliği Avrupa Birliği’nin de arzuladığı bir durum" şeklinde görüş belirtirken, "Ancak bunun için yapılması gerekenler var. Nitekim Türkiye'de Merkez Bankasının bağımsızlığı önemli" dedi.

 

  • 14 Ağustos – Türk ekonomisi Almanya’da yakından izleniyor

Türk Lirası'nın değer kaybı ve Ankara ile Washington arasındaki gerginlik konusunda konuşan Federal Dışişleri Bakanı Heiko Maas, ekonomik sorunları endişe ile izlediklerini söyledi. İzmir’de ev hapsinde bulunan ABD'li rahip Andrew Brunson'un serbest bırakılmasını öneren Maas, "Bu, şu anda yaşanılan ekonomik sorunların sona ermesini kolaylaştıracak bir çözüm olurdu" dedi.

  • 16 Ağustos - Erdoğan ve Merkel telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Başbakanı Angela Merkel telefonda görüştüğü açıklandı. Başbakan Merkel’in sözcüsü Steffen Seibert, iki liderin görüşmelerinde Erdoğan'ın 28 Eylül Berlin'e yapacağı devlet ziyareti sırasında yapacakları zirveyi ele aldıkları, zirve öncesinde hazırlık amacıyla Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile Almanya’nın Maliye ve Ekonomi Bakanlarının biraraya gelmesinin kararlaştırıldığını duyurdu.

  • 19 Ağustos – Merkel- Putin buluşması

Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Berlin’in kuzeyindeki Meseberg Sarayı’nda gerçekleşen buluşması sonrasında iki lider açıklama yapmadı. Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov Rusya, Türkiye, Almanya ve Fransa liderleri arasında Suriye konusunda planlanan dörtlü zirvenin, ayrıca Ukrayna’daki son gelişmelerin ve Kuzey Akım 2 projesinin ele alındığını duyurdu.

 

  • 25 Ağustos – Merkel Güney Kafkasya’da

Almanya Başbakanı Angela Merkel üç ülkeyi kapsayan Güney Kafkasya ziyaretinin son gününde Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'le biraraya geldi. Merkel, Almanya ve Avrupa Birliği'nin ekonomik alanda ve özellikle de enerji konusunda Azerbaycan’la daha yoğun işbirliği ve ortaklık arzuladığını açıkladı. İki lider arasındaki görüşmede Dağlık Karabağ sorunun da ele alındığı bildirildi. Merkel, Almanya'nın sorunun çözülmesi için Ermenistan ve Azerbaycan arasında arabulucu olabileceğini açıkladı.

  • 27 Ağustos - Chemnitz’de göçmen ve mültecilere saldırı

Saksonya eyaletinde bulunan Chemnitz’de 35 yaşındaki bir Almanın öldürülmesinin ardından kentte sokağa dökülen aşırı sağcılar Chemnitz’de yaşayan göçmen ve mültecilere saldırdı, polisle çatıştı. Polis “linç” sahnelerini anımsatan olaylarda ağır yaralanan olmamasını mucize olarak tanımladı.

 

  • 28 Ağustos - Chemnitz’de sular durulmadı

Chemnitz’de sular durulmadı. Almanya'nın doğusundaki kentte bir Alman'ın bir sokak kavgasında bıçaklanarak öldürülmesi sonrası başlayan ırkçı şiddet olayları devam etti. Güvenlik birimlerinin, protestoların bu kadar büyümesi ve ırkçı göstericilerin şiddeti karşısında hazırlıksız yakalandığı gözlemlenirken, kentte mülteciler yüzünden güvenlik kalmadığını iddia eden aşırı sağcılar, sokaklarda göçmen ve mülteci avına çıktı.

  • 29 Ağustos – Erdoğan heykeli kaldırıldı

Almanya’nın Wiesbaden kentinde Bienal sanat etkinlikleri çerçevesinde geçici olarak şehir merkezine yerleştirilen Erdoğan heykeli güvenlik sebebiyle kaldırıldı. Kentin tam merkezinde bulunan ‘Alman Birliği’ adlı meydana yerleştirilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsil eden dört metre yükseliğinde ve altın rengindeki heykel kentte Erdoğan destekçileriyle karşıtları arasında tartışmalara neden olmuştu. Wiesbaden Belediye Başkanı Sven Gerich, Erdoğan karşıtlarının heykele yumurta atmasının ardından, iki taraf arasında kavga çıktığını, üç kişinin gözaltına alındığını ve bunun ardından heykelin kaldırılması yönünde direktif verdiğini açıkladı.

 
 

No media source currently available

 
 
0:00 0:01:41
0:00
 
 
  • 8 Eylül - Aşırı sağcı gruplardan eylem çağrısı

Köthen kentinde 22 yaşındaki bir Alman genci Afgan mültecilerle girdiği kavga sonucu yaşamını yitirdi. Saksonya-Anhalt Eyaleti İçişleri Bakanı Holger Stahlknecht vatandaşlara itidalli olma çağrısı yaptı. Aşırı sağcı gruplar ise sosyal medya üzerinden propagandayla sığınmacılara karşı Almanları sokak eylemlerine davet etti.

  • 9 Eylül – Siemens’e 35 milyarlık proje

Türkiye’nin ülkedeki demiryolları ağının yenilenmesi ve yenilerinin yapılması için Almanya’ya dev bir proje teklifinde bulunduğu öne sürüldü. Alman Ekonomi Bakanlığı’ndan kaynaklara dayanılararak verilen habere göre, söz konusu proje 35 milyar Euro hacminde olacak ve Siemens firması tarafından kurulacak bir konsorsiyum tarafından yaşama geçirilecek. Habere göre, söz konusu konsorsiyum Türkiye’de demiryolları hatlarının tümünün elektrifikasyonunu yapacak, ayrıca sinyalizasyon sistemleri yenileyecek ve en önemlisi yeni hatların yapımını üstlenecek.

 

  • 17 Eylül - Federal Anayasayı Koruma Örgütü Başkanı görevden alındı

Chemnitz kentinde bir Almanın sığınmacı gençlerle çıkan kavga sonucu hayatını kaybetmesi ve ardından aşırı sağcıların yabancı avına çıkmasıyla başlayan tartışmalar Federal Anayasayı Koruma Örgütü Başkanı Hans-Georg Maassen’in görevden alınmasıyla yeni bir boyut kazandı. Merkel, Chemnitz’de olayları sert bir dille kınadıktan kısa bir süre sonra, Maasen gösteriler sırasında aşırı sağcıların sığınmacılara saldırdığına yönelik kanıt olmadığını öne sürerek, başbakanı dolaylı olarak “yalancı” durumuna düşürmüştü.

 

  • 21 Eylül – Üç Türk bakan Almanya’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27-29 Eylül tarihlerinde yapacağı Almanya ziyaretinden tam bir hafta önce Türk hükümetinden üç bakan Berlin’de meslektaşlarıyla buluştu. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın daha önce duyurulan ziyaretine sürpriz bir şekilde Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez de katılırken, hükümetin üç üyesini, Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier ağırladı. Beş bakan gerçekleşen zirve sonrasında ortak basın toplantısı düzenlerken, Berat Albayrak, iki ülke arasında ortak bakış ve stratejik bakış açısıyla yeni bir dönemin başladığını düşündüğünü açıkladı.

  • 25 Eylül – Taciz rapour açıklandı

Almanya’da Katolik kiliselerinde ve kiliseye bağlı kurumlarda çocuklara yönelik cinsel taciz vakalarını araştıran komisyon raporunu açıkladı. 1946 ile 2014 yılları arasındaki dönemi kapsayan rapor, bu yıllar arasında en az bin 670 Katolik din adamının en az 3 bin 677 genç ve çocuğa istismarda bulunduğunu ortaya koydu.

  • 27 Eylül – Erdoğan Almanya’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üç günlük devlet ziyareti için bugün Almanya’ya geldi. Daha önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katıldığı New York’tan akşam saatlerinde Berlin'e geçeceği açıklanan Erdoğan ve delegasyonunu taşıyan uçak, Almanya saati ile 13.00'de Berlin-Tegel Havaalanı'na indi. Havalimanında askeri törenle karşılanan Erdoğan, buradan üç gün boyunca kalacağı Adlon Oteli’ne geçti. Berlin’in dünyaca ünlü Brandenburg Kapısı’nın hemen yanıbaşında bulunan otel ve çevresinde olağanüstü güvenlik önlemleri alındı.

 

  • 28 Eylül – “İki ülke arasındaki sorunlar ancak konuşarak aşılır”

Üç günlük resmi Almanya ziyareti kapsamında Federal Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier tarafından askeri törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra Almanya Başbakanı Angela Merkel ile biraraya geldi. Merkel, iki ülke arasında yaşanan sorunların “ancak konuşarak” aşılabileceğini ifade ederek, "Belli konularda farklı görüşlerimiz olabiliyor. Ama karşılıklı konuşarak bu konuları ele almamız gerekiyor. Ben kesinlikle görüşülmesi, konuşulması taraftarıyım" dedi. Dört yıllık bir aradan sonra, bu kez Cumhurbaşkanı sıfatıyla Almanya’da bulunduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki ortak çıkarlara vurgu yaparak, Almanya’yla gelişmelerin ilerlemesini istediğini vurguladı.

  • 29 Eylül – Erdoğan Köln’de cami açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya’ya yaptığı 3 günlük devlet ziyaretinin son gününde bir kez daha Başbakan Angela Merkel’le biraraya geldi. Başbakanlıkta basına kapalı olarak gerçekleşen çalışma kahvaltısının 2,5 saat sürdüğü, görüşmeye Erdoğan’ın yanısıra, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşloğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın katıldığı öğrenildi. Erdoğan, daha sonra Köln’e geçerek DİTİB’e bağlı caminin açılışına katıldı.

 

  • 3 Ekim – Almanya Avusturya’yı takip edecek mi?

Avusturya’da “siyasal İslam'la mücadele” kapsamında yurtdışı kökenli imamların sınır dışı edilmesi, bazı camilerin ve Müslüman derneklerin kapatılması yönünde geçen aylarda alınan kararlarla tepkilere neden olan Sebastian Kurz’un başbakanlığındaki koalisyon hükümeti, aralarında rabia, bozkurt ve zafer işaretlerinin de bulunduğu bir dizi politik içerikli el işaretini yasakladı. Almanya’da da benzer bir yasağın gündeme gelebileceği iddia edildi.

  • 14 Ekim – Bavyera’da seçim sürprizi

Almanya’nın Bavyera eyaletinde yapılan seçimde, 61 yıldır hükümette olan ve eyaleti yıllardır mutlak çoğunlukla yöneten muhafazakar Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi büyük bir hezimete uğradı. Uzun bir dönem yüzde 60’lara varan oy alan, 1954’ten beri yüzde 43 oy oranının altına düşmeyen, son seçimde yüzde 47,7 alan CSU dramatik bir kayba uğrayarak, bu kez ancak yüzde 35,7 oranında oy alabildi. Seçimin CSU dışında bir diğer hezimetini sosyal demokratlar yaşadı. Geçen seçimde yüzde 20 alan SPD, yüzde 9,6’luk oy oranıyla aşırı sağcı AfD’nin gerisine düştü.

  • 15 Ekim - 11 Eylül saldırılarının kilit ismi sınırdışı için Fankfurt’ta

11 Eylül saldırılarının kilit isimlerinden Fas uyruklu Münir El Mutassadık bulunduğu Hamburg Cezaevi’nden alınarak, sınırdışı edilmek üzere Frankfurt’a gönderildi. 15 yıldır hapiste bulunan Münir El Mutassadık’ın cezası bitmeden tahliye edileceği Ağustos ayında açıklanmış, tahliye olur olmaz sınırdışı işlemi için Alman yetkililerin Faslı meslektaşlarıyla hazırlıkları başlattığı öğrenilmişti.

  • 22 Ekim – Almanya Kaşıkçı cinayetindeki sessizliğini bozdu

Washington Post gazetesi köşe yazarı Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul'daki Başkonsolosluk binasında öldürülmesi olayında uzun süre sessiz kalmayı tercih eden ve sadece olayın “hızlı ve inandırıcı bir şekilde aydınlatılmasını” istemekle yetinen Angela Merkel hükümeti, Riyad yönetiminin olayı doğrulayan açıklamaları sonrasında eleştirilerinin tonunu sertleştirdi. Başbakan Merkel, bu şartlar altında Suudi Arabistan'a silah ihracatının sürdürülemeyeceğini açıkladı.

 

  • 28 Ekim – Hessen’de kaybeden Merkel oldu

Almanya’nın Hessen eyaletinde yapılan parlamento seçimlerinde Angela Merkel’in genel başkanlığını yaptığı Hristiyan Demokrat CDU ve sosyal demokrat SPD hezimete uğradı. Beş yıl önce yapılan seçimlerde yüzde 38,3 oy alan ve 19 yıldır eyaleti yöneten CDU, bu kez ancak yüzde 27,5 oy aldı. Seçimlerin bir diğer büyük kaybedeni ise Hessen eyalet meclisinde ana muhalefet rolü oynayan SPD oldu. Geçen seçimlere göre yüzde 10 daha az oy toplayabilen SPD bu kez ancak yüzde 19,8 oy alabildi.

  • 30 Ekim – Merkel siyasi gelecek planlarını açıkladı

Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel'in, Aralık’ta genel başkanlık, 2021'de de başbakanlık için yeniden aday olmayacağını aktif siyasetten çekileceğinin açıklanması Berlin’de siyasi deprem etkisi yaptı. Merkel, partisinin Bavyera ve Hessen eyelet seçimlerinde aldığı yenilgilerden ötürü görevinden ayrılacağını söyledi.

  • 4 Kasım – CDU adayları açıklandı

CDU Genel Sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer Federal Sağlık Bakanı Jens Spahn ve 2000-2002 yılları arasında Birlik Partileri CDU/CSU’nun Federal Meclis Grup Başkanlığını yapan Friedrich Merz, CDU liderliği için adaylığını açıklayan isimler oldu. Almanya'da kısaca AKK diye söz edilen 55 yaşındaki Annegret Kramp-Karrenbauer, Merkel’in gizli favorisi olarak tanımlandı.

 

  • 12 Kasım – CSU Başkanı da görevi bırakıyor

Başbakan Angela Merkel’in Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) liderliğine tekrar aday olmayacağını açıklamasından sonra, CDU’nun kardeş partisi muhafazakar Hristiyan Sosyal Birlik Partisi’nin (CSU) Genel Başkanı Horst Seehofer partideki görevini bırakacağını duyurdu. CSU’nun iki hafta önce yapılan Bavyera eyalet seçimlerinde aldığı ağır yenilginin faturasını dolaylı olarak üstlenen Seehofer, "Partide yenilenmenin önünü açmak için genel başkanlıktan ayrılacağım. Kararımı verdim, ne zaman ayrılacağımı ise bu hafta içinde netleştirerek, duyuracağım" dedi.

  • 20 Kasım – Yabancılar yasası değişiyor

Merkel hükümetinin uzun süren tartışmalardan sonra üzerinde anlaştığı yeni yabancılar yasa tasarısına göre, yıllardır bir tabu olarak görülen, iş gücü açığının giderilmesinde önceliğin Alman ve AB vatandaşlarına verilmesi koşulu kaldırılırken, nitelikli çalışan açığı bulunan mesleklerde Almanya’da tanınmış bir meslek diploması olan herkese ülkenin kapıları açıldı. Tasarıya göre, hemşirelik, hasta ve yaşlı bakıcı, inşaat, metal, elektrik sektörü ile IT branşları gibi toplam 61 branşta meslek diploması bulunan, herhangi bir iş sözleşmesi olmadan da iş aramak için belirli bir süreliğine Almanya’ya gelebilecek.

 

  • 25 Kasım – Alman ordusunda gizli örgüt

Alman ordusu içinde örgütlü bir aşırı sağcı ağı yöneten, suikast ve terör yoluyla idareyi ele geçirmeyi planlayan bir Nazi örgütlenmesi son anda çökertildi. ''Hannibal'ın Gölge Ordusu'' adı verilen gruba karşı yürütülen gizli operasyonda, tamamı askerlerden oluşan ve aralarında bir albayın da bulunduğu teşkilatın, ''X Günü'' adını verdikleri bilinmeyen bir tarihte, Almanya’daki siyasetçilere yönelik suikastlar yaparak, iç savaş çıkartmayı, ardından da darbe planladığı belirlendi.

  • 26 Kasım – Noel pazarlarında tedbir

Almanya’daki Noel pazarları, terör tehdidinin devam etmesi nedeniyle bu yıl çok daha sıkı güvenlik önlemi altında açıldı. İki yıl önce, 9 Aralık'ta Berlin'deki Noel pazarına Tunuslu Anis Amri tarafından çalıntı bir TIR'la terör saldırısı düzenlenmiş, 12 kişi hayatını yitirmiş, çok sayıda ziyaretçi de yaralanmıştı.

 

  • 4 Aralık – Aranan 467 aşırı sağcı izini kaybettirdi

Almanya’da haklarında tutuklama kararı bulunan 467 aşırı sağcının izini kaybettirdiği ortaya çıktı. Bir soru önergesini yanıtlayan hükümet, söz konusu zanlıların nerede olduğunun bilinmediğini ve bu nedenle tutuklama kararlarının infaz edilemediğini doğruladı.

  • 7 Aralık - Merkel’in koltuğuna “Mini-Merkel” oturdu

Hıristiyan Demokrat Parti (CDU) genel başkanlığına seçilen isim Annegret

oldu. 18 yıl boyunca bu görevi yürüten Başbakan Angela Merkel’den boşalan koltuğa oturacak Kramp Karrenbauer, Hamburg’da yapılan CDU kurultayında ikinci tur oylamada, oyların yüzde 51,75’ini alarak CDU liderliğine geldi. 56 yaşındaki Annegret Kramp Karrenbauer, seçimden önce Merkel’in favorisi olarak tanımlanıyordu. Daha önce Saarland eyaletini 2011-2018 yılları arasında 7 yıl yöneten ve Merkel’e olan yakınlığı ve benzerliği nedeniyle, Alman basınında “Mini Merkel” olarak tanımlanan siyasetçi, CDU’nun liberal kanadını temsil ediyor.

  • 13 Aralık – Fransa’daki saldırıda Almanya bağlantısı

Fransa'nın Strasbourg kentinde Noel pazarı yakınında düzenlenen silahlı saldırının zanlısı Cherif Chekatt'ın, saldırıdan çok kısa bir süre önce Almanya’dan telefonla arandığı öğrenildi. Bir Alman internet haber sitesinde çıkan haberi doğrulayan güvenlik birimleri, Chekatt'ın telefona çıkmadığını, kim tarafından arandığının ise henüz saptanamadığı yönündeki iddiaları doğruladı. Yetkililer ayrıca saldırganın Fransa’da "muhtemel bir terör eylemi şüphelisi" olarak sınıflandırıldığının önceden Alman güvenlik güçlerince bilinmediğini kaydetti.

  • 15 Aralık – Kimlikte “diğer” seçeneği

Federal Meclis'te oylanarak kabul edilen düzenlemeye göre, hem kadın hem erkek cinsiyetine ait özellikleri taşıyan bebekler, doktor raporu sunulması durumunda “diğer” seçeneğiyle ikili cinsiyet sisteminin dışında nüfusa cinsiyetsiz olarak kaydettirilebilecek. Söz konusu seçeneğin yasal tanımlamasının ‘interseks’ olması da kararlaştırıldı. Almanya bu uygulamaya izin veren ilk Avrupa ülkesi oldu.

 

  • 18 Aralık – Türkiye kökenli avukata tehdit

Frankfurt kentinde Türkiye kökenli bir avukata gönderilen tehdit mektubu, Federal ordunun yanısıra, Alman polis teşkilatı içerisinde ırkçı ve aşırı sağcı bir yapılanmanın varlığı iddialarını gündeme getirdi. Sekizi Türkiye kökenli on kişiyi öldüren aşırı sağcı NSU terör örgütü davasında müdahil avukat olarak görev yapan Frankfurtlu avukat Seda Başay Yıldız'a gönderilen tehdit mektupu sonrasında ortaya çıkan olay, Alman makamların NSU olayından yeterince ders çıkarmadığı, tam tersine devlet kurumlarına sızan ırkçı tehlikenin çok daha büyüdüğü şeklinde yorumlandı.