Almanya ve Çin’den Gelen Veriler Resesyon Endişelerini Arttırdı

Başkan Donald Trump Çin’den ithal edilen bazı ürünlere getirmeyi planladığı ek gümrük vergilerini bekletme kararı aldı. Ancak karar ABD borsasının dünkü kazanımlarının ardından düşüşle açılmasını engelleyemedi. Almanya’dan ve Çin’den gelen verilerse dünya ekonomisinde resesyon endişelerini arttırdı

Almanya ve Çin’den Gelen Veriler Resesyon Endişelerini Arttırdı

WASHINGTON — 

ABD Başkanı Donald Trump Çin’den ithal edilen 300 milyar dolarlık ürüne ilave gümrük vergisinin Eylül ayı itibariyle yürürlüğe gireceğini açıklamıştı. Ancak Trump aralarında dizüstü bilgisayar, cep telefonu, oyun konsolu gibi kalemlerin bulunduğu ürünlerin bazılarına uygulanacak gümrük vergilerini Noel tatili öncesindeki alışveriş sezonunda tüketiciyi olası fiyat artışından koruma gerekçesiyle Aralık ayına kadar askıya aldı.

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross CNBC kanalına verdiği röportajda bu adım karşılığında Çin’in herhangi bir taviz vermediğini söyledi, “Bir ‘al ver’ durumu olmadı” dedi. Tarafların Eylül ayında ticaret savaşına çözüm getirmek amacıyla bir araya gelmesi bekleniyordu ancak bu görüşmenin yapılıp yapılmayacağı ya da tarihi de kesinleşmiş değil.

“Çin ile ticaret savaşının çözümü konusunda piyasalar sabırlı olmalı”

Fox Business kanalının yayınına katılan Beyaz Saray’ın ekonomi ve ticaretten sorumlu danışmanı Peter Navarro ise Trump’ın Çin mallarına ilave gümrük vergisi adımını askıya alma kararının amacının ABD firmaları üzerinde ticaret savaşının etkisini azaltmak olduğunu söyledi. Gümrük vergilerinin ertelenmesi karşılığında Çin’den taviz beklemenin yanlış bir bakış açısı olacağını belirten Navarro “Yapmaya çalıştığımız şeyin çıkış noktası kendimize değil onlara acı vermekti. 1 Eylül itibariyle gümrük vergilerini devreye sokmamız halinde onlardan ziyade biz zarar görecektik. Bu aptalca olur” şeklinde konuştu.

Çin ile yapılması muhtemel görüşmeler için de herhangi bir tarih belirlenmediğini söyleyen Navarro, “Bir şey resmi olarak açıklanıp taraflar arasında karşılıklı uzlaşı sağlanmadan hangi noktada olunduğunu söylemek için henüz erken” dedi. Navarro piyasaların da sabırlı olması gerektiği mesajını verdi.

Wall Street olumsuz ekonomik verilerin ardından düşüşle açıldı

Başkan Trump’ın bu kararının ardından dün ABD borsasında Dow Jones dahil olmak üzere endeksler puan kazanmış, Apple dahil olmak üzere teknoloji şirketlerinin hisselerinde de yükselme görülmüştü. Ancak Wall Street karardan bir gün sonra hem Çin hem de Almanya’dan olumsuz ekonomik verilerin gelmesi ve resesyon uyarılarıyla birlikte düşüşle açıldı.

Wall Street’te ana endeksler Salı günü yüzde 1,5’ten fazla değer kaybetti. Teknoloji şirketlerinin hisseleri de düşük seyretti. Dow Jones endeksi 700 puan birden kaybetti.

BMO Sermaye Piyasaları stratejisti Stephen Gallo, haber ajansı Reuters’a verdiği röportajda “Küresel yatırımcılar ya gümrük vergilerinin ertelenmesini ABD ve Çin arasında devam eden ticaret savaşı görüşmelerinde hakiki bir ilerlemenin işareti olarak görmedi ya da küresel ekonomik zaafın göstergesi olan yeni verilerin gelmesiyle birlikte baş gösteren endişeye kapıldılar” sözleriyle değerlendirdi.

Çin’de sanayi üretiminde beklenenden daha keskin bir düşüş

Çin’in sanayi üretimi verileri de iç açıcı değil. Çin’de sanayi üretiminde beklenenden daha keskin bir düşüş yaşandığı görüldü. Sanayi üretiminde büyüme rakamı geçen Haziran ayında yüzde 6,3’tü. Temmuz ayında da bu rakamın yüzde 5,8’e düşmesi bekleniyordu. Ancak Temmuz ayında sanayi üretiminde büyüme rakamı yüzde 4,8 olarak gerçekleşti. Sanayi üretiminde büyümede beklenenden daha keskin olan bu düşüşle Çin’de son 17 yıl içinde sanayi üretiminde görülen en düşük oranlar kayda geçmiş oldu.

Ekonomistler Çin ekonomisinin yavaşlamaya devam edeceği öngörüsünü dile getiriyor. Çin’de konut, inşaat, motorlu taşıt üretimi gibi alanlarda son dönemde ivme kaybı yaşanıyor. Çin’de iş güvenliğine ilişkin endişeler de ekonomik verilere yansıdı. Ülke çapında yapılan bir ankete göre işsizlik yüzde 5,3 düzeyinde ancak piyasaları yakından takip eden uzmanlar bu oranın çok daha yüksek olabileceği görüşünde.

Almanya ekonomisinde ikinci çeyrekte daralma

Dünya ekonomisinde uzmanları kaygılandıran bir diğer veri de Avrupa’nın en büyük, dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya’dan geldi. Almanya istatistik ajansı Destatis’in verilerine göre Alman ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0,1 oranında daraldı. Almanya’da ekonomi geçen yılın aynı döneminde yüzde 0,4 oranında büyümüştü.

Almanya’da önemli bir istihdam kaynağı ve büyümenin önemli ayaklarından biri olan otomotiv sektörünün Avrupa ve Çin’de daha sıkı emisyon standartlarına uyum konusunda zorluk yaşamasıyla birlikte ekonomi bazı sorunlarla karşı karşıya. İngiltere’nin AB’den çıkış koşulları konusunda hala belirsizliğin hakim olması da Avrupa ekonomisinde genel olarak ekonomiye duyulan güveni etkiliyor.

Otomotiv sektöründe yapısal değişiklikler de Almanya ekonomisi üzerinde etkili oldu. Dijital teknolojiler otomobil üreticilerini şarj edilebilen arabalar ve akıllı telefon temelli hizmetlere yoğun yatırım yapmaya zorluyor. Almanya’da işsizlik oranı yüzde 3,1 ancak ihracat rakamlarındaki düşüşün içerdeki tüketiciye ve şirketlere yayılabileceği endişesi var. Almanya’nın ticaret ve yatırım fazlasının olması da ülkeyi küresel ticarette olası bir yavaşlama karşısında daha savunmasız bırakıyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel Salı günü yaptığı açıklamada şimdilik ekonomi teşvik paketine gerek olmadığını ancak duruma göre hareket edeceklerini söyledi.

İngiltere ekonomisi de yılın ikinci çeyreğinde daraldı. Bu 2012 yılından bu yana bir ilk. İngiltere ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde yeniden toparlanması ve resesyona girmemesi bekleniyor ancak İngiltere’nin yeni Başbakanı Boris Jonhson’ın ülkesini 31 Ekim günü AB’den anlaşmasız olarak çekmesi halinde resesyonun kaçınılmaz olacağı yorumları yapılıyor.

Küresel ekonomide iki büyük risk

Uzmanlar Pekin ve Washington arasındaki ticaret savaşında bir çözüm olmaması halinde iş dünyasında güvenin azalacağı uyarısında bulunuyor. Uluslararası Para Fonu IMF, ticaret savaşının daha da tırmanması halinde 2020’de büyümenin yarım puan azalacağı tahmininde bulundu.

Uzmanlara göre küresel ekonomide bir diğer büyük risk de merkez bankalarının harekete geçmemesi ve bu nedenle de mali piyasalarda negatif bir reaksiyona sebep olması. ABD Merkez Bankası geçtiğimiz ay 11 yıldır ilk kez faiz oranını düşürmüştü.

Avrupa Merkez Bankası da olası bir faiz oranı indirimi dahil olmak üzere bazı ilave para teşvik önlemleri hazırladığının sinyalini verdi. Bu konuda açıklamanın Avrupa Merkez Bankası’nın 12 Eylül’de yapacağı toplantıda açıklanması olası.

Çin’in de dört yıldır ilk kez ana faiz oranını düşürmesi konusunda üzerindeki baskı artıyor.