AİHM'den Cizre Başvurularına Ret

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Şırnak'ın Cizre ilçesinde, sokağa çıkma yasağı sırasında hak ihlallerinin yaşandığına dair yapılan iki ayrı başvuruyu reddetti.

AİHM'den Cizre Başvurularına Ret
Şırnak'ın Cizre ilçesinde 2016'daki operasyonlar ve sokağa çıkma yasağı ilanları sonrasında çok sayıda bina harabeye dönmüştü

PARİS — 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Şırnak'ın Cizre ilçesinde, sokağa çıkma yasağı sırasında hak ihlallerinin yaşandığına dair yapılan iki ayrı başvuruyu reddetti. AİHM, iki dosyada da iç hukuk yollarının tükenmediği, davaların Anayasa Mahekemesi'nde devam ettiği, Anayasa Mahkemesi'nde sürenin uzadığı yolundaki şikayetlerin ise yerinde bulunmadığı hükmünü verdi.

Fransa'nın Strasbourg kentinde bulunan AİHM, Cizre'de yaşanan olayların ardından mahkemeye yapılan çok sayıda başvuruyu iki örnek dosyada birleştirerek ele aldı. Şırnak doğumlu Ömer Elçi'nin, Cizre'de Aralık 2015'te alınan sokağa çıkma yasağının "yaşama ve güvenlik haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle" karara itiraz eden başvurusu ile; Ahmet Tunç, Zeynep Tunç ve Güler Yerbasan'ın, "yakınları Orhan Tunç'un Cizre'deki sokağa çıkma yasağı sırasında ambulansın geçişine izin verilmemesi nedeniyle yaşamını yitirmesi" hakkında yaptıkları başvuruyu değerlendirdi.

Sokağa çıkma yasağı kararı

AİHM, 14 Aralık 2015'te ilan edilen sokağa çıkma yasağı kararının uygulanmasına ilişkin hak ihlallerini mahkemeye taşıyan Ömer Elçi'nin başvurusunu oy birliği ile reddetti. Mahkeme, Elçi'nin Eylül 2015'te Mardin İdare Mahkemesi'ne ve Anayasa Mahkemesi'ne, sokağa çıkma yasağına karşı tedbir kararı alınması (kararın durdurulması) için yaptığı başvuruların reddedildiğini belirtti. Mahkeme, "İtiraza ilişkin her iki yerel mahkeme de yapılan temyiz başvurularını reddetmiş ve Elçi bu karara itiraz etmemiş. Anayasa Mahkemesi halen bu kararı içerikte incelemeye devam ediyor" diyerek, iç hukuk yollarının kapanmadığına işaret etti. Yüksek Mahkeme, oy birliğiyle Ömer Elçi'nn başvurusunu reddeti.

Orhan Tunç'un ölümüne ilişkin başvuru

Yine Cizre'de Ahmet Tunç ve akrabalarının, sokağa çıkma yasağı nedeniyle ambulans geçişine izin verilmediği ve Orhan Tunç'un bu nedenle yaşamını iddiasına ilişkin yaptığı başvuru da mahkeme tarafından "iç hukuk yolları tüketilmediği" gerekçesiyle oybirliği ile reddedildi. Ahmet Tunç ve akrabaları, dava başvurusunda, "Cizre'de alınan sokağa çıkma yasağı kararı sırasında kendi evinden çıkarak abisinin evine gitmekte olan Orhan Tunç'un 18 Ocak 2016'da güvenlik güçleri tarafından açılan ateş nedeniyle yaralandığı, Şubat ayı başında, 31 yaralı ile birlikte sığındıkları bodrum katında yardım gelmemesi nedeniyle yaşamını yitirdiğini" belirtti.

Hükümet yerel mahkemeye, belirtilen yerde yaralı görmediklerini, üzerinde sürücü ehliyeti bulunan Orhan Tunç ve 8 kişinin cesedini buldukları savunmasını iletti.

AİHM, Orhan Tunç'un ölümüne ilişkin başlatılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığını, Tunç'un yakınlarının bu karara iki ayrı başvuru ile itiraz ettiklerini, ancak mahkemenin bu başvuruları da reddettiğini vurguladı. Yargı sürecinin devam ettiğini ve Anayasa Mahkemesi'nin halen bu iki itirazı değerlendirdiğine dikkat çeken AİHM, "Orhan'ın ailesi Aralık 2017'de Anayasa Mahkemesi'ne yaşam hakkına aykırı işlem ve etkisiz soruşturma yapma' iddialarıyla ayrı bir başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi halen bu başvuruyu da incelemektedir. Üstelik Ahmet Tunç'un Şubat 2018'de Mardin Adliyesi'ne yaptığı tazminat talebi başvurusu da askıda beklemektedir. Dava, devletin bu sokağa çıkma yasağını sivillerin yaşamını tümüyle tehlikeye atan bir operasyonla gerçekleştirdiği iddiasıyla 29 Aralık 2015'te AİHM önüne gelmiştir. Ailesi, Orhan Tunç'un ölümünden, hem güvenlik güçlerinin kurşunuyla yaralanması, hem de yaralı olduğu halde hastaneye götürülmemesi nedeniyle yetkilileri iki ayrı nedenle sorumlu tutmuştur. Ancak iç hukuk yolları tükenmediğinden, mahkememize yapılan başvuru prematüre (erken) olarak değerlendirilmiştir" denildi.

Mahkemelerin tarafsızlığı

AİHM, davacıların, Anayasa Mahkemesi'nde görüşülmekte olan davaların yıllarca karara bağlanamadığını ve mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığı şikayetini de inceledi. Ancak AİHM, hükümetin, özellikle Orhan Tunç'un ölümüne ilişkin soruşturmanın dava sürecini uzattığı savunmasını göz önünde bulundurarak, davalıların bu iddiaya ilişkin yeterli delil sunmadıklarını belirtti ve bu şikayeti de yerinde bulmadı. AİHM, "Sonuç olarak, mahkeme, iç hukuk yolları bitmeden bize gelinmesini gerektirecek olağanüstü bir durum tespit etmemiştir. Bu nedenle bu talep kabul edilmemiştir. Ancak eğer, yargılamanın etkili olmadığını kanıtlayan yeni gerekçeler ortaya çıkarsa, örneğin yargılama süresi çok uzarsa, davalıların AİHM huzurunda yeni bir başvuruda bulunmalarına izin verilecektir " dedi.

137 kişi yaşamını yitirmişti

Cizre'de Aralık 2015'te alınan sokağa çıkma kararı ve beraberinde düzenlenen askeri operasyonlar sırasında 137 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi de operasyonlar nedeniyle evlerinin bodrumlarında mahsur kalmıştı.