Türkiye'de Büyümedeki Düşüş Ne Anlama Geliyor?

Türkiye'de Büyümedeki Düşüş Ne Anlama Geliyor?
Türkiye'de Büyümedeki Düşüş Ne Anlama Geliyor?

Türkiye’nin büyüme rakamlarında düşüş devam ediyor. 2018’in ilk çeyreğini %7,2, ikinci çeyreğini %5,3 büyüme ile tamamlayan Türkiye, bugün açıklanan “Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla” verilerine göre bu yılın üçüncü çeyreğinde %1,6 büyüme gerçekleştirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in verilerine göre ekonomi 2017’nin üçüncü çeyreğinde %11,5 büyüdükten sonra 2017’nin son çeyreğini %7,3 ile tamamlamıştı.

Ancak takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksine bakıldığında 2018 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,1 arttığı görülüyor.

Hizmet sektörü %4,5 büyüdü, inşaat sektörü %5,3 daraldı

2018’in üçüncü çeyreğindeki büyüme büyük ölçüde “ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti” faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektöründeki %4,5’lik, tarım sektöründeki %1 ile sanayi sektöründeki %0,3’lük artıştan kaynaklandı.

TÜİK verilerinde Türkiye ekonomisinin son yıllardaki büyümesinin ana lokomotifi olan inşaat sektöründe %5,3 daralma da dikkat çekiyor.

“İnşaatta resesyon için iki çeyrek üst üste eksi büyüme olmalı”

Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Hurşit Güneş, mevsimsel olarak arındırılmış rakamların resmi daha net ortaya koyduğu görüşünde.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Prof. Güneş, “İnşaat sektörü bir önceki yılın son çeyreğinde %18,8 büyürken sonrasında dramatik bir şekilde düşüyor. Bu yılın içindeki düşüş %-5,3. Bu büyük bir daralmaya işaret ediyor. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış veriye baktığımızda büyümenin üçüncü çeyrekte -1,1 olduğu da görülüyor. Bir ekonomide resesyon olması için gayrisafi yurtiçi hasılanın iki çeyrek üst üste negatif büyüme göstermesi lazım. Onu söyleyebilmek için hem bu yılın dördüncü çeyreğinin hem de 2019’un ilk çeyreğinin eksi büyüme çıkması lazım. Bugünden baktığımda bir şekilde bu yılın son çeyreğinde son dönemde yapılan vergi indirimleri ve kampanyalarla %0,1 ile %0,5 arası büyümenin ihtimal dahilinde olduğunu düşünüyorum” dedi.

TÜSİAD: “Dördüncü çeyrekte hem yıllık hem çeyreklik büyüme negatif gelecek”

TÜSİAD Baş Ekonomisti Zümrüt İmamoğlu ise Prof. Güneş kadar iyimser görünmüyor.

 

İmamoğlu, bugün kişisel Twitter hesabından yaptığı yorumda, “Üçüncü çeyrekte yıllık büyüme, %1,6, bir önceki çeyreğe göre ise - %1,1. Beklentilerimize paralel olarak ekonomi küçülmeye başladı. Dördüncü çeyrekte hem yıllık hem çeyreklik büyüme negatif gelecek” dedi. İmamoğlu, 11 Mart’ta yayınlanacak TÜİK dördüncü çeyrek raporundaki büyüme verilerinin bugünü dahi aratacağı görüşünde olduğu dile getirmiş oldu.

“İşsizlik sigortasına başvuru arttı, büyümedeki daralma işsizliği arttıracak”

Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi Bölümü’nden Aziz Çelik ise TÜİK üçüncü çeyrek verilerinin İşkur’un kayıtlı işsizlik verileriyle birlikte değerlendirmesi gerektiğinin altını çiziyor.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Doçent Çelik, “Büyüme rakamları güçlü durgunluk belirtisini gösteriyor, son çeyrekte çok düşük büyüme ya da eksi büyüme yüksek muhtemeldir. Ancak burada başka büyük bir sorun daha var. O da işsizlik artışı. İşkur’un açıkladığı kayıtlı işsizlik verileri işsizlik sigortası başvurusunun 207 bine ulaştığını gösteriyor. Geçen Kasım ayından bu Kasım ayına kadar işsiz artışı 700 bini buluyor. Büyümedeki yavaşlama işgücü piyasasını da olumsuz etkileyecek” dedi.

Her ne kadar üçüncü çeyrekte büyüme %1,6’ya gerilese de dört çeyrek ortalamasının %5,3 civarında olduğuna dikkat çeken Doçent Aziz Çelik, sürmekte olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantılarında 2019 yılı için asgari ücret belirlenirken yalnız enflasyon artışının değil büyümeden kaynaklanan refah payının da dikkate alınmasının önemli olduğunu söyledi.

En kötüsü geçmedi, milli gelir 2011’e geri döndü”

CHP de büyüme verilerinin ekonomik durgunluğa ilk adım olduğu görüşünde.

Yazılı açıklama yapan CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, yatırım harcamalarının 34 çeyrek sonra gerilediğini ve milli gelirinin 2011 seviyelerine indiğinin altını çizdi.

CHP Parti Sözcüsü, “Yatırım harcamalarındaki sert daralma önümüzdeki günler için parlak bir tablo ortaya koymuyor. Yatırım harcamaları, 2009 krizinden bu yana ilk kez bu yılın üçüncü üç ayında bir önceki üç aya göre, yüzde 1,1 daraldı. 2018’in üçüncü üç ayında işgücünün milli gelirden aldığı payın geçen yılın aynı dönemine göre neredeyse bir puan gerilediği ve yüzde 31,6’ya düştüğü dikkati çekiyor. Yaşanan kur şoku ve ekonomik durgunluk dolar cinsinden milli geliri de aşağıya çekiyor. 2018’in üçüncü üç ayında 12 aylık dolar cinsinden GSYH, 833 milyar dolar ile 2011 seviyelerine kadar indi. Ekonomide yaşanan kur şokunun esasen 2018’in son çeyreğinde etkisini göstereceği dikkate alındığında Türkiye ekonomisi için en kötünün geçmediği, tersine tam önünde durduğu anlaşılıyor'' dedi.