CHP Birliği Berlin Başkanı Kenan Kolat'la Röportaj

Şunu söylemek gerekiyor: şiddetle hiçbir şeyin halledilemeyeceğini bilinmesi gerekiyor. Bir kere temel yaklaşım insanların birbirleri ile olan iletişimleri olmalı. İnsanların birbirlerine sert konuşmaları bile şiddetin bir göstergesidir. Bizim Türkiye’de çok ciddi bir uzlaşmaya gereksinimimiz var… Burda şu an ‘’o sorumlu, bu sorumlu’’ gibi demagoji yapabiliriz fakat dönem öyle bir dönem değil. Dönem gerçekten insanların bir arada olması gereken bir dönem.

Elif Yalaz: Sayın Kolat teşekkür ederiz röportajımızı kabul ettiğiniz için. Öncelikle sizi tanıyalım, daha sonra sorularımıza devam edelim; Kenan Kolat kimdir?

Kenan Kolat: Teşekkürler, ben de selamlıyorum Medya Berlin izleyicilerini. Ben 1959 yılında İstanbul’da doğdum. Ilkokulu Levent Ilkokulu’nda okuduktan sonra Avusturya lisesi’nde Orta ve Lise öğrenimimi bitirdim. İstanbul Teknik Üniversitesi’ne girdim, daha sonra 12Eylül döneminde okulun kapanması ile Almanya’ya öğrenimime devam etmek için geldim. Almanya’da biraz uzun sürdü gerçi eğitimim; Hava Gemi İnşaatı ve Deniz Taşımacılığı’nı bitirdim. O alanda kısa bir süre çalıştıktan sonra sosyal alanda yoğun çalışmalarım oldu… Almanya’daki Türk örgütleri içerisinde yoğun olarak bulundum. Uzun yıllar bildiğiniz gibi sivil toplumun içinden geliyorum. Bu görevlerden sonra da Kültürlerarası Hayır Kurumu başkanlığına geldim ve halihazırda onu sürdürüyorum. 23 Ekim 2016’dan bu yana da Berlin CHP Birliği’nin başkanlığına seçtiler; bu da çok onurlu bir görev. Uzun yıllar tabii ki ben Sosyal Demokrat Parti’nin içerisinde de görevler yaptım. Oradaki o geniş deneyimleri de şimdi buradaki arkadaşlarla paylaşmak için buradayız…

Elif Yalaz: CHP Berlin Birliği’ne tekrar döneceğiz ama, konuşmamızın başında değindiğimiz gibi ülkeden bahsedelim: ülke gündeminden; terör olaylarından bahsedelim… Son günlerde yaşanan terör olaylarından, yılbaşı gecesi olayı özelinde konuşacak olursak, siz ne düşünüyorsunuz yaşanan olaylar hakkında?

Kenan Kolat: Tabii ki çok acı bir durumç. Ben İstanbulluyum ve o bölgeyi de çok iyi biliyorum. Çocukluğumuzun geçtiği yerler oralar… Bu olay bizi gerçekten çok üzdü. Son yıllarda Türkiye’de, değişik terör gruplarının olduğunu biliyoruz. 15 Temmuz’da da bir terör saldırısı bir darbe girişimi oldu.  Bu konuda ben yıllar öncesinden bunun uyarısını yaptım. AKP ile birlikte çalışırken onlara ben yanlış olduğunu söyledim, bugün de aynı yanlışlık maalesef devam ediyor. Bunun dışında tabii bir PKK terörü var; bu da ciddi bir terör… Bunun yanına IŞİD terörü olayı var… Bunlar insanları çok kaygıya düşürüyor. Pekçok yakınım ağlayarak bana durumlarını anlatıyor; insanlar çaresizlik içinde. İnsanların psikolojisinin bozulduğunu görüyorum. Ki üzerinde durulması gereken en önemli konu  bu diye düşünüyorum.

Elif Yalaz: Tam da oradan devam edecek olursak, terörün pek çok çeşiti olduğu gibi, aynı zamanda pek çok da biçimi var: örneğin toplumsal şiddet. Yani terör aynı zamanda toplumsal şiddete de zemin hazırlıyor. Malum, metrobüsteki yolcunun, klimayı açmadığı için şoförü bıçaklaması gibi… Sizce terör olayları aynı zamanda toplumu da başka bir şiddete mi sevkediyor; yani sizce toplum olarak biz hastalıklı bir yere mi evriliyoruz, evrildik mi veya evrildiysek oradan nasıl kurtulacağız?

Kenan Kolat: Yani onun cevabını ben verebilmiş olabilseydim şu an çok başka bir görevde olurdum… Şunu söylemek gerekiyor: şiddetle hiçbir şeyin haledilemeyeceğini bilinmesi gerekiyor. Bir kere temel yaklaşım insanların birbirleri ile olan iletişimleri olmalı. İnsanların birbirlerine sert konuşmaları bile şiddetin bir göstergesidir. Bizim Türkiye’de çok ciddi bir uzlaşmaya gereksinimimiz var… Burda şu an ‘’o sorumlu, bu sorumlu’’ gibi demagoji yapabiliriz fakat dönem öyle bir dönem değil. Dönem gerçekten insanların bir arada olması gereken bir dönem.

Elif Yalaz: Aslında herkes ‘’Vatansever’’ olduğunu söylüyor, kendini vatansever olarak adlediyor. Fakat herkesin ‘’vatansever’ olma biçimi farklı gibi… Sizce acaba biraz da bundan mı kaynaklanıyor? Daha net soracak olursak, herkesin  o vatanı farklı şekillerde sevmesinden mi kaynaklanıyor?

Kenan Kolat: 15 Temmuz olayından sonra Sigmar Gabriel ile birbuçuk saat, Dışişleri Bakanı ile yarım saat görüşme yaptım. ‘’Bizleri De yalnız bırakmayın’’ dedim. Darbede her kesim çok zarar görmüştür ama en büyük zararı da solcular görmüştür. Ve bu görüşmeden sonra Steinmeier ‘’ Almanya’daki Türk demokratların darbe konusunda eleştirileri var, bunları ciddiye almamız gerekiyor’’ dedi. Aynı şekilde Gabriel Türkiye’ye gitti.. Şunu söylemeye çalışıyorum: Bizim burada CHP olarak, Türkiye’deki sosyal demokratların da, Türkiye’de önemli bir kesim olduğunu, Türkiye’nin yalnızca AKP’den oluşmadığını, başka insanların da olduğunu, farklı şeyler de söylediklerini ama Türkiye’nin bütünselliğini savunmaya çalıştığını anlatmaya çalışıyoruz. Bu bizim yapabileceğimiz en yararlı şeydir. ‘’Türkiye’ye eleştiri yapın fakat önyargılı yaklaşmayın, örneğin İslam düşmanlığı yapmayın, Türk düşmanlığı yapmayın, Türkiye düşmanlığı yapmayın; bunu anlatıyoruz. Toplumun Alman partilerin bazılarında ciddi bir Türkiye düşmanlığı var, kamuoyu çünkü böyle; ırkçılık var, bu böyle.. Kamusal ırkçılık, yapısal ırkçılık var ben bunu yıllardır söylüyorum.

-Mutlaka ve mutlaka ekonomik ilişkiler sürmek zorunda, Türkiye’nin AB dışında başka ekonomik ilişkileri geliştirebileceği bir mecra yok. Bizim AB ile iletişimimiz her zaman iyi olmalı.

-Türkiye bir yol ayrımında, bu ayrımı iyi görmek gerekir. Bir dipsiz kuyuya mı gidiyoruz, yoksa bir düzlüğe çıkabilecek miyiz; CHP düzlüğe çıkaracak yolu göstermeye çalışıyor.

Elif Yalaz: Topluma doğru gelecek olursak, saydıklarınızın ötesinde barış ortamının sağlanması için Berlin adına önerileriniz nelerdir?

KENAN KOLAT: Öncelikle Berlin’de CHP'nin daha çok güçlenmesini istiyoruz. Şu anda 750 civarında üyemiz var. İnsanlarımızın birbirleri ile kavga etmelerine gerek yok, siyasi argümanları karşılıklı dinlemek; birbirimizi dinlemek gerekiyor. İnsanların birbirleri ile konuşmalarını istiyoruz. Biz Türkiye insanıyız, dillerimiz bir. Fakrlı diller elbette var ama bizi bağlayan ortak dilimiz Türkçe; o zaman konuşacağız. Son olarak insanlar konuşmalarında bibirlerine talimat vermekten kaçınsınlar. Tek doğru bizim düşündüğümüz,sizin düşündüğünüz değildir.

 

Elif Yalaz: chp özelinde devam edecek olursak son zamanlarda pekçok tanıdık isim geldi Berlin’e, bu isimleri Berlin’de buluşturmanız, bu söylediğiniz şeylere bir katkı sağladı mı? Yani bahsettiğiniz o ortak dil, CHP içinde de etkili oldu mu? Örneğin Levent Gültekin’in konuşmasında Alevilerden konu açılmıştı ve Alevilerin CHP içerisinde çok fazla örgütlendiğini ve bunun da Alevilerin aleyhine bir durum olduğunu söylemişti… Ve fakat aynı zamanda siz Alevi değilsiniz örneğin; bu bir çelişki mi, yoksa gerçeklik payı olan bir sav mı?

 

KENAN KOLAT: Bence insanların kökenleri çok da önemli değil, dediğiniz gibi, Alevi kesimden gelen arkadaşlarımın çok yoğun olmasına rağmen, ben Alevi değilim. Beni seçtiklerine göre arkadaşlar bunu aşmışlar. Yani bizim öyle bir sorunumuz yok. Biz şundan yanayız yalnız: İnsanların, kimliklerinden dolayı dışlanmalarını kabul etmiyoruz. Sivas’ı biz unutamayız, Dersim’i unutamayız, Güneydoğu’dak olumsuzlukları unutamayız. Biz insanların her zaman kendi kimliklerini rahatça yaşamalarını isteriz. Türkiye’de bu sorunun çözülebilmesi için, Alevinin sorununu sunnni’nin, suninin sorununu alevi’nin, eşcinselin sorununu eşcinsel olmayan, türk’ün sorununu kürt kürt ün sorununu türk çözecek. Bu karşılıklı rolleri değiştirmeye bakıyor. Yani biz, farklı taraflardan bakarak ancak anlayabiliriz.

Röp:Elif Yalaz

Görüntü:Mustafa Ekşi