"DEVAM" kelimesinin vücut bulduğu nokta


Bu makale 2018-06-05 09:09:16 eklenmiş ve 1510 kez görüntülenmiştir.
Koray Erdemli

 

Devam mı, Tamam mı..!? 24 Haziran öncesine bir göz atalım

Geçen yıl ki referandum 16 Nisan'da halkoylamasına dair yazdığım 'Evet' mi 'Hayır' mı makalem gibi yine uzun ama yerinde bir yazı oldu. Seçimler bunu gerekli kılıyor. Her seçim öncesi bir kriz, bir kaos... Artık bıkkınlık geldi. İnsanın olduğu yerde hata da vardır. Herkes böyle söyler. Ancak bunun kişiye göre değiştiğini de çok gördük, görüyoruz... Algılarımı kenera bırakıp bugün sezisi ve duru görüşüyle hareket eden biri olacağım. Bir insanın Ruhunda oksijen yoksa beyninde olsa ne olur. Savrulmayalım, evirilmeyelim. Adı Türkiye - Hepimiz aynı gemideyiz. Bu, hep unutuğumuz şey. Bakın, tıpkı diğer olaylardaki gibi, ortam hazırlandı, beklenildi ve kimileri de gelip bu tuzağa düştü. Bu tuzağı kuranlar belli. Ve bir gün nasılsa her şey gün yüzüne çıkacak. Bu insanlar kimsenin yüzüne bakamayıp, saklanmak için delik arayacak. Ama bazı açıklamaları yapanların kimler olduğunu kendime sorunca şaşırmamak gerektiğini de düşündüm. Hâlâ devam ediyorlar aklımızla oynamaya. Ama gün gelip hesap sorulacak, bu böyle bilinsin! O gün 24 Haziranla başlayacak. Son kez 24 Haziran öncesine bir göz atalım.

 

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve benim hissiyatım

Kuruluşundan bu yana AK Parti'nin önemli isimleri arasında yer alan Sayın Abdullah Gül yapmış olduğu bir hatadan vazgeçmiş oldu diyemeyeceğim. Hayat geçici, dünya fani, kardeşlik bakidir. Hedef 'Gülcüler- Erdoğancılar' ayrışması uygulamaktı ve elbette ki Türkiye'yi bir kaosa, bir krize, sokmaktı. Yine Başaramadılar. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kanaatimce fevkalade büyük bir yanlış yapmıştır. Benim hissiyatım: Esasında bu tartışmaların daha ilk başladığında tavır koyup konuyu kapatması lazımdı. Bunu maalesef yapmadı. Ortak adayı olacağını kabul edebileceğini itiraf etti. Bu herkes için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Lâkin benim için değil. Kısaca; Gerçekte kim ve nasıl biri olduğunu tahmin edebiliyorum. Bilmediğim ise kıymet bilmez, vefadan anlamaz bu tavırların aslında içinde hep mi var olduğu yoksa sonradan mı edinildiği. İtibar çok zor elde edilir, ama tüketilmesi kolaydır.

 

Kılıçdaroğlu hegemonyasında ezilenlerin dramı

Cumhurbaşkanlığına talip olanlara bir bakalım..! Kılıçdaroğlu niye aday olmadı malûmunuzdur. Ne söylemişti - Tam metni: „Bu tarihin bize yüklediği bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek, listede yer alalım almayalım, bu ülkenin ve çocuklarımızın geleceği için hepimizin görevidir“ - dedi. Sonrasında vatandaşın iradesine saygısızlık ederek, uyguladıkları garip bir senaryo ve devrede olan mühendislik projesi ellerinde patladı. CHP, İYİ Parti, Saadet Parti'nin ittifak kararı; Aslında kaş yapayım derken göz çıkarmanın güzel bir örneğidir. Size rakip olan lideri ekarte etmek adına bir yol izliyorsunuz. İttifakların toplumsal ve siyasal desteği olması gerekir. Millet bu ittfakları ancak bir pazarlık ve tezgah olarak değerlendirmiş olmalı ki sonuç ortada. Diğer söylemlerini anımsayalım - Tam metni: „Türkiye'nin büyük bir değişime ve dönüşüme ihtiyacı var“ - diyor; Evet Sayın Kılıçdaroğlu Türkiye büyük bir değişime uğradı siz hâlâ farkında değil misiniz… „Ufku dar olanlar Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetemez“ - diyor. Bu bir ironi olmalı, yüzümde gerçekten bir tebessüm oluştu. „Türkiye'de para var“ - diyor. Doğru var - Tüm bu yatırımlar milli bütçe ile olmadı, zamanında sizlerin anlamadığı ve yapamadığı ve Türkiye'nin dünyada başarıyla örnek teşkil ettiği sistemle, Ekonomide kaynakların çeşitlendirilmesi ile oldu. Ve bu sistemle kazanılan para milli bütçeye aktarılıyor. Umarım anlaşılmıştır.

  

Sayın İnce'ye gelince

Sayın İnce'de bütçede para yok diyor; Sayın Kılıçdaroğlu'nun bütçede para var söylemine ters düşüyor. Bir karar verin. Bu tür spekülatif haberlere milletimiz izin vermez, bunlar ülkeyi yönetecek kapasitede değiller. Liderlikten çok uzaktalar. En son örnek: Tarih 18.05.18 - Seçim öncesi (Fetö- Fetullah Gülen'in iadesinin usulünce istenilmediğine dair yalan) ABD'den telefonla arayan adı gizlenen yalancı birine kendini kolayca gönüllü kullandıran ve ülkesine iftira eden, Cumhurbaşkanı olduğunda acaba kimlere kendini kullandırır bilinmez. FETÖ kurucusu ve yöneticisi ve 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü dahil pek çok suçun bir numaralı faili terörist başı Fetullah Gülen'in ve onun bilumum hain ekibinin ABD'den usulüne uygun talebi binlerce Klasör gönderilen dosyalar var. Yargı mercileri tarafından Adalet Bakanlığı'ndan 7 ayrı iade talepnamesi var. Süreci yakından takip eden başta Sayın Cumhurbaşkanımız. Sayın İnce o zamanlar neyle mesguldünüz siz - Tüm görüşmeler ve medyada yazılanlar, her şey ortada. Siz bu ülkede siyaset yapmıyor musunuz..!? Şimdiye kadar olan biteni nasıl takip ettiniz, diye, sormazlar mı insana..! Vah vah vah… Bütçede para yok diyerek AK Partinin yaptıklalarını yakıp yıkmak istemeside trajikomik bir cebelleşmedir. Dert başka. Sayın İnce'ye dair işin aslı ve doğrusu bu. Bilgi sahibi olduğunu zannettiği konular dehşet verici.

 

Sayın Akşener neler söyledi

Tam metni: „Kılıçdaroğlu'nun ortaya koyduğu tavır her türlü takdirin üzerindedir. Tarihi bir demokratik tavırdır“ - demişti. Akşener yazılı açıklamasında, demokrasiyi ahlak, hukuk ve erdemliler rejimi olarak nitelendirdi. Siyasette temel bir strateji belirleyeceksin, ideolojik bir siyasetin temsilcisi olacaksın, sonra kalkıp böyle bir tavır uygulayacaksın ve 'Erdemli' olmaktan bahsedeceksin. Hiç de öyle değil; Siyaseten böyle ayakta durma şansınız yoktur. Kimilerinin adab-ı muaşeret kuralları kendilerine özgü, ülkesine, milletine ve topluma özgü değil. Amaç hizmet etmekse, ülkemize karşı oyun oynayanlara birlikte olup ülkemize sahip çıkmalıyız. Türkiyenin gerek FETÖ darbesi gerek PKK gerek Suriye'deki PYD, YPG, DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı verdiği mücadeleyi takdir ediyorlar mı ve anlayışla karşılıyorlar mı..!? Tabii ki de "HAYIR"

 

Türkiye meseleleri kişisel ikballerin önüne geçmemeli

Hırsların aklın önüne geçmemesi lazım. Bir birine benzemezler ittifakını motive eden ve bir araya getiren unsur çöktü. "Millet İttifakı" adı altında Türkiye'nin önünü kesme ittifakının geldiği nokta bu. Gerçekte hepsi tasfiye oldular. Artık bu hesapların tutmadığı, tutmayacağını gösteren bir sürece girdik. Temsil ettiği bütün değerlerin düşmanıdır bu ittifak, merhum Necmettin Erbakan Hoca'nın kemiklerini sızlatmıştır. Ve "Cumhur İttifakı" ile merhum Alparslan Türkeş ve merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun sanırım kemikleri rahat etmiştir. Veliahtları olarak sizler hatırasına sahip çıkmalısınız. Sayın Temel Karamollaoğlu'nun yaptıkları neticesinde böyle bir sahip çıkma olmadığı görülmüştür.

 

Bunların siyasi ehliyetleri Türkiye'yi yönetmeye sahip değil

Değerlerimizi yok saymanın bize kazancı olmaz. Seçimi kazanmak için her yola başvurdunuz ve mubah dediniz. Daha önemlisi Cumhurbaşkanlığına talip olan diğer zâtlar; Bunlarda bilmediğimiz ise; Köşelerinden ortaya çıkıp kimin ağızıyla konuştuklarıdır. Bunlara söylemlerini ve aklını ödünç verenlerle birlikte ne tür beklenti ve menfaatlerinin olduğudur. Bu zatların zihin kodlarında halkı kucaklayabilmek milleti birleştirmek yazmıyor. Kutuplaşmak yazıyor. Bunların siyasi ehliyetleri Türkiye'yi yönetmeye sahip değil.

 

Bugünkü sıkıntılar eskinin şoklarını yaşıyor

Türkiye'nin geçen yıl 15 Temmuz darbe girişiminin getirdiği ağır dönemi inanılmaz bir çeviklikle atlattığı bu belirgin şoklardır. Ve şimdide 24 Haziran erken seçim. Çıkarları örtüşmeyen devletlerin tamamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kaybetmesini istiyor. Ne demektir bu? Ana sebebleri Türkiye'nin Türkiye'den yönetilmesidir. Bunların bugünkü dertleri, henüz eskinin şoklarını atlatamadan yeninin sıkıntılarını yaşıyor olmalarıdır. Artık takvim başka işliyor. Alışamadılar, kabullenemediler bir türlü. Hal böyle iken geriye ne kalıyor? Her şey milletin gözü önünde cereyan ediyor. Sonuçları görüldü, halkımızın feraseti çok engindir. Tecrübeler bunu göstermiştir.

 

Bütün bu öngörüden yoksun işler arasında tek bir görüş doğru çıkıyor

Ve Türkiye kararlı ve hızla ilerliyor. Her şeyin başı insan ve Ar-Ge'dir. Nitelikli insan her şeyin başıdır. Türkiye güçlü iktidar ve sürekli istikrar ile kararlı ve hızla ilerliyor. Dış ve İç Ekonomik ilişkiler faaliyetleri ile Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve Bakanlarımız daima iftihar edeceğimiz bir kadrodur. Stratejik ilişkilerimizi daha yukarı taşımak için ve tüm imkanlarıyla Ülkeler arasındaki işbirliği, barış ve dayanışma için çalışan bir kadro. Sürekli Türkiye'nin gündeminde olup da bir türlü yapılamayan işleri yaptılar ve bugünlere geldik. Türkiye'yi nasıl ileriye taşırız çabası içerisindeler. Bunlar gayet çok samimi ve en derin duygularımdır, boş bir ifade değildir.

Benim oyum 'Cumhur İttifakı' - AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan. 

 

Türkiye'nin Türkiye'den yönetilmesini istiyen tek Lider

Polemik yapmayan, dingin biçimde konulara çok iyi hakim olan, kavgacı olmayan asil bir insan olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan - Milli Mücadele yıllarının en çetin Adamı. Vatandaşlarımız bunu çok iyi biliyor. Özellikle 2011 seçimlerinden sonra yaşananları hatırlayalım: Gezi eylemleri, sokak eylemleri, devlet içerisinde yapılanan FETÖ'nün 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi, 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen darbe girişimi. Türkiye olağanüstü bir durumla karşı karşıya idi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayeti sayesinde hepsi sonuçsuz kaldı. Türkiye şimdi yükseldiği bir dönemi yaşıyor. İç güdülerimiz hepimize ne yapmamız gerektiğini söyleyecektir. Toplumlarda, insanların sağduyusu kazanır.

 

'Devam' mı, 'Tamam' mı..!?

Bu sorunun yanıtını insanın en büyük adalet mekanizması olan kendi vicdanınızla değerlendiriniz lütfen. Elinizi vicdanınıza koyun ve Cenab-ı Hakk ile baş başa kaldığınızda; Vicdanınız ile hesaplaştığınızda bu soruya vereceğiniz yanıt, iradeniz olsun. Kazanan İnşaAllah Türkiye olsun. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Türkiye ve dünyanın her bir yerindeki müslümanlara mazhar olan ve asari mesaisini vazife edinmiş bir Lider. Bizlerin de bunu müteşekkir etme vazifemizin ifası ancak 24 Haziran müyesser olabilir. Sonuç olarak... Cumhuriyetimiz bütün birikimleriyle bugüne kadar gelmiş. Türkiye hiçbir zaman şimdikinden daha iyi durumda olmadı. Denebilir ki: İyi şeylerin ödüllendirilmesi gibi, yapılan yanlışların da bir karşılığı olmalı. Haksız mıyım..? Hâl durum böyleyse; Düşün artık bu necip milletin yakasından. Hayat, ektiklerini biçtiriyor. Kendi ektiklerinizde size zarar verir. Emin olunuz 24 Haziran sonrası bunlara daha tesirli cevap verilecek.

 

Kendini tekrar eden bir döngü var - Kısır Döngü

Bu tip siyasetçilerde gördüğümüz gibi alışkanlıklar ve ritüeller serisi devam ediyor. Kendini tekrar eden bir döngü var. Asıl sıkıntı alışıyoruz ve normalleştiriyoruz. Görür ve buna alışılmadıkça durum çözülür. Aksi çok hastalıklı olur. Beyin, bu oyuna kanmaya ve hayata oynadığı rol gibi devam etmeye çok hazırdır tabii ki. Sonra belki 24 Haziran biz nerede yanlış yaptık dersiniz. Dikkatli olmak gerek. Bunlara 24 Haziran son diyoruz. Aksi halde 2002 evveli Kısır Döngü tekrar ederiz. "Parlamenter sistem devam mı etmeli, yoksa Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine mi geçilmeli?" diye millete soruldu. Millet de yüzde 51 küsur oyla yeni sistemi onayladı. Bu Referandumda vesayet odaklarına ve bürokratik oligarşlara karşı mücadele için 'EVET' dedik. Unutmayalım. sistem değişikliği, Fırat Kalkanı, Afrin Harekatı, ekonomiyle ilgili gelişmeler, yani birçok konu; FETÖ belası, terör belası, bunların kalıntıları tamamen ortadan henüz kalkmadı.

 

Neden mi - bu tip siyasetçilere "TAMAM"

Sistemik iftira kaynaklı algı popülasyonunu artırma hedefindeler. Bunlar ilk beyin hijyeni sağlamalıdır. Bu sonra ağız ve dil temizliğini de kapsayacaktır. Mesainizi türkiye için ne yapabilirsiniz; ona harcayın. Türkiye'nin değişim ve yenileşme biçiminden bir haber olanlar bu milletin yakasından düşün artık. Sizlerin temayül yoklamasına bakılırsa Terör örgütleri ya da benzeri yapı ağzı ile iltisakı konuşma kriteri yeterli olur. Buna prim verilemez. Elbette "TAMAM"

Yapılan bu yanlışların karşılığı olmalı; Ve tabii ki tereddütsüz asıl sizin gibilere "TAMAM" diyorum.

 

Neden mi - iktidar hükümete "DEVAM"

Siyaset toplumsal sorunları ve ihtiyaçları yönetme sanatıdır. Dünyada değişim dalgası var ve 10 yıl sonraki dünyanın hazırlığını şimdiden yapan bir hükümet bir iktidar bir lider var.Türkiye alt ve üst yapısıyla popülasyon refahının son yıllarda ayyuka çıktığı bir Ülke konumunda. Elbette "DEVAM"

Şükürler olsun bugünlere geldik; Ve ödüllendiriyorum tabii ki mevcut iktidara "DEVAM" diyorum.

 

Milletin terazisi çok sağlam, hiç şaşmıyor

Bundan emin olabilirsiniz. Anketlerdeki son duruma bakılırsa sayısal olanla değil siyasal olanla ilgilenilmeli. Twitter üzerinden yapılan somut olmayan Kamuoyu araştırmaları ile seçim sonucu analizine gülümsüyorum. Türkiye'de sessiz bir çoğunluk var, toplumun merkezini oluşturan ana kitle, seçimi bunların rasyonel tercihi ile algı haritası belirliyor. Bu çoğunluk izleyen, takip eden ve sandıkta cevap veren bir kesim. Ve o kitle herşeyi doğru okuyor. Milletin terazisi çok sağlam, hiç şaşmıyor. Bundan emin olabilirsiniz.

 

Ben vatanseverlikten bunu anlıyorum

İşte "EVET" ve "DEVAM" kelimesinin vücut bulduğu nokta; 16 yıldan bu yana iktidarda devamlılık Türkiye'yi nerelere getirdi gayet açık ve net. Ülkeyi ve Milleti sevmek işte böyle birşey. Milletimize ve Ülkemize hizmette 'DEVAM' inşaAllah. 24 Haziran'da AK Parti gerçek iradenin sahibi, milletin iradesinin tecellisiyle yine başarıyla çıkacak. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yenilenmiş ve güçlenmiş bir kadroyla inşaAllah 24 Haziran seçimlerinde AK Parti büyük bir zaferle bu çalışmalarını da taçlandıracaktır. Çıraklık, Kalfalık ve Ustalık dönemeni geride bırakan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendiye Büyük Ustalık dönemi olacak 24 haziran sonrası için 'EVET' diyorum ve Türkiyemiz için 'DEVAM' diyorum.

Çok kıymetli ve bilinçli Türk insanı herkesi gerektiği yere zaten bu zamana dek koymuştur. Ve bundan böyle de koymaya devam edecektir. Ve ülkemiz daha güçlü bir halde 2023'e, cumhuriyetin 100'üncü yılına girecek. Hayırlı uğurlu olsun.

 

 

Koray Erdemli  (05.06.2018)

 

 

Özel Not

AK Parti, MHP ve BBP'nin oluşturduğu 'Cumhur İttifakı' çok büyük bir çoğunlukla milletimizden temsil yetkisi aldı. Hiç şüphem yok 300'ün üzerine çıkacak ve çok net söylüyorum; Yüzde %53% - %58 bandında salt çoğunluğun çok üzerinde bir temsil parlamentoda sağlanacaktır.

 

 

Diğer yazıları...
Android apk indir

Yazarlar

Döviz Kurları

  ALIS SATIS
$ USD 6.1360 6.1471
€ EURO 6.9501 6.9626
Arşiv Arama
- -
Medya.Berlin | Haber, Gündem, Video-Röportaj, Spor
© Copyright 2018 Medya.Berlin. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
AKP Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
ÖNEMLİ
Dışişleri Bakanlığı
Berlin Basin Müşavirliği
Berlin Büyükelçiliği
A.Ö.L.
DÜNYA
Almanya Gündem
Berlin Gündem
Avrupa Gündem
Türkiye Gündem