“İki, üç daha fazla Türkiye!”


Bu makale 2017-12-28 00:26:32 eklenmiş ve 739 kez görüntülenmiştir.
Ozan Ceyhun

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Pazar günü çıktığı Afrika turunda 27 Aralık 2018 Çarşamba gününe kadar Sudan, Çad ve Tunus'a resmi ziyarette bulunuyor.

Sudan'da halkın büyük çoşkuyla karşıladığı Recep Tayyip Erdoğan Sudan Ulusal Meclisi'nde konuşma yaparken büyük bir sevinç yaşayan Sudan'lı milletvekilleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı meclise girişinden konuşma yapacağı kürsüye gelene kadar tekbir getirdiler. Sudan caddelerinde Sudan'a ilk resmi ziyareti yapan Türkiye Cumhurbaşkanı nedeniyle büyük bir sevinç yaşanmakta.

Avrupalı dostlarımız için özellikle belirtmek isterim Çad ve Tunus'ta da hiç farklı olmayacak Erdoğan çoşkusu!

Avrupa Birliği ve bazı AB üyesi ülkelerin maalesef görmekte zorlandıkları bir gerçek var. O da hem Türkiye'nin hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın neredeyse tüm İslam ülkeleri halkları tarafından çok seviliyor ve sayılıyor olması! Recep Tayyip Erdoğan, milyonlarca müslüman tarafından “liderleri” olarak görülmekte.

Bu gerçeği Avusturya'nın yeni başbakanı kavrayamıyor ve hala Türkiye aleyhine konuşuyor olsa da AB'nin geri kalanı da aslında her geçen gün daha fazla farketmekte.

Kudüs ile ilgili olarak gündeme gelen gelişmeler bir kez daha bu gerçeği de ortaya çıkardı.

Bildiğiniz gibi Doğu Kudüs'ü 5 Haziran 1967'de işgal eden İsrail, 1980'de tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını "birleşik başkenti" ilan etmişti Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BGMK), 1980'de kabul ettiği 478 sayılı kararla, İsrail'in ilhak ve başkent ilanını geçersiz saydı.

BMGK kararı çerçevesinde, ABD bile Doğu Kudüs'ün işgal altında olduğunu kabul ediyor. İsrail yönetimini tanıyan tüm ülkelerin büyükelçilikleri Tel Aviv'de bulunuyor. Hiçbir ülke, Kudüs'ü ya da doğu ve batı bölümlerini başkent olarak kabul etmiyor. İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail'in "1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yeni Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi kabul etmemesi" nedeniyle Nisan 2014'te durmuştu. Maalesef ABD Başkanı Trump'un ABD büyükelçiliğini Kudüs'e nakletme kararı tüm bu dengeleri sabote etmek amaçlıydı.

BM'de geçen hafta gerçekleşen oylamada Türkiye'nin girişimleriyle hazırlanan ve Trump'ın kararını geçersiz sayan karara 128 ülke evet oyu verirken ABD ile İsrail ile 9 ülke hayır oyu vermiş, 35 ülke de çekimser kalmıştı.

AB ülkelerinin ve AB'nin de 128 ülke arasında yer aldığını hatırlatacak olursak AB-Türkiye ilişkisi açısından Brüksel'in 2018 yılında Türkiye'ye yönelik tavrını olumlu yönde değiştirmesinin yanlış olmayacağını söyleyebiliriz.

Türkiye'nin kararlı tavrı, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tüm İslam ülkelerini arkasına alarak tüm dünyaya yaptığı çağrı ve Türkiye Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yoğun diplomasi faaliyetleri ve BM'deki konuşması Kudüs konusunda ABD'nin tüm tehdit ve şantajlarına rağmen yapayalnız kalmasını sağladı.

Türkiye, özellikle bu açıdan ne kadar önemli bir rol oynamakta olduğunu da gösterdi.

Sadece İslam ülkelerindeki müslümanlar tarafından değil Latin Amerika, Afrika ya da Asya'daki bir çok ülke yöneticisi ve halkları tarafından da hem Türkiye'ye hem de lideri Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik saygı ve sevgi her geçen gün artmakta. Türkiye dünya da mazlumların umudu bir ülke olma yolunda.

Geçmişte Vietnam Harbii sırasında ABD'nin saldırgan politikalarına dur demek için ABD ordusuna kahramanca direnen Vietnamlılar örnek gösterilerek dile getirilen “iki, üç daha fazla Vietnam” sözü çok popüler olmuştu.

Günümüzde ise bu sözden esinlenerek “iki, üç daha fazla Türkiye” demek yanlış olmayacaktır.

“Dünya beşten büyüktür” diyerek BM reformu talep eden Türkiye'nin bir çok ülke tarafından desteklenmesi ve bu talebin güçlü bir şekilde savunulması için daha çok “Türkiye'ye” ihtiyaç var.

AB'nin de dünyanın bir çok ülkesinde sempati ve sevgiyle desteklenen Türkiye ve lideri Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik bakışını değiştirmesinde yarar var. AB ile Türkiye arasında son dönemde sorunlu olan ilişkiler acilen düzelmek zorunda. Bu konuda Almanya'ya büyük bir sorumluluk düşüyor.

AB'nin politikaları ve çıkarları günümüz Türkiye'si ile sıkı işbirliğini ve Türkiye'nin AB üyeliği konusunda adımlar atılmasını gerektiriyor. 
Türkiye'yi kazanan AB'de kazanır! 2018 bu açıdan yeni bir başlangıç yılı olsun diyoruz.

Diğer yazıları...
Android apk indir

Yazarlar

Döviz Kurları

  ALIS SATIS
$ USD 5.9944 6.0052
€ EURO 6.8267 6.8390
Arşiv Arama
- -
Medya.Berlin | Haber, Gündem, Video-Röportaj, Spor
© Copyright 2018 Medya.Berlin. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
AKP Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
ÖNEMLİ
Dışişleri Bakanlığı
Berlin Basin Müşavirliği
Berlin Büyükelçiliği
A.Ö.L.
DÜNYA
Almanya Gündem
Berlin Gündem
Avrupa Gündem
Türkiye Gündem