sex shop
avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   avcılar sex shop   avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   beylikdüzü sex shop   samsun sex shop   samsun sex shop   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı  

Recep Tayyip Erdoğan’ı anlamak önemli


Bu makale 2017-10-06 10:31:09 eklenmiş ve 565 kez görüntülenmiştir.
Ozan Ceyhun

İlk önce 3 Ekim vesilesiyle Almanya'nın Birleşme Gününü yürekten kutlayalım. Alman dostlarımız ekonomik alan da çok başarılı ancak siyasi alanda zor günler geçirmekteler. Bundestag'ta 1945'ten sonra ilk defa ırkçı zihniyeti temsil eden milletvekilleri de oturmakta. Bugüne kadar hep güçlü koalisyon hükümetleri ile yönetilen Almanya ilk defa hükümet kurmanın zor olduğu ve en azından 2018 yılı başına kadar süreceği düşünülen bir dönem yaşamakta. Dileğimiz bu sorunların bir an önce çözülmesi ve özellikle Türkiye-Almanya ilişkisi açısından olumlu adımlar atılması. Türkiye ve Almanya ilişkisinin rayına oturması AB ile Türkiye ilişkisi açısından da çok önemli.

AB ve Türkiye konusunda ise şimdiye kadar çok yazmış olsak da yazmaya devam edeceğiz: AB'nin Türkiye konusunda bakışını değiştirmesi ve Türkiye'yi anlamaya çalışması gerekiyor. Türkiye ve AB ilişkisi basit cümlelerle şekillenecek bir ilişki değil. Ne AB'e bazılarının dediği gibi “Türkiye AB üyesi olamaz” saçmalığı ile ne de Türkiye'de AB'ye haklı bir şekilde kızan kesimlerin “AB'yi istemiyoruz” şeklinde kestirip atmasıyla.
Gerçek açık ve net: AB ve Türkiye ilişkisi kolay, kolay “bitti” denilemeyecek kadar sıkı bir ilişki.
Özellikle günümüzün Yeni Dünya Sistemi içinde AB'nin “Türkiye'yi üye yapmak istemiyoruz” deme lüksü kesinlikle olamaz ve bu nedenle sorumluluğunun bilincinde hiç bir AB yöneticisi böyle bir açıklama yapmıyor. Türkiye'nin de “AB perspektifimizden vaz geçtik” deme lüksü yok. Bunu da Türkiye'de sorumluluk taşıyan kimse söylemiyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1 Ekim 2017 günü TBMM açılışında yaptığı konuşmada AB hakkında söyledikleri de aslında yeni değil. Türkiye Cumhurbaşkanı son yıllarda bu konuda yaptığı her konuşmasında aynı dili kullandı. Maalesef AB, AB üyesi hükümetler ve AB medyası bu açıklamaları anlamamakta diretiyor ya da anlamak işine gelmiyor.
Avrupalı dostlarımıza bir kez daha Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dediklerini hatırlatmakta yarar var:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB hakkında şu ifadeleri kullandı: "Kendi vatandaşları ülkemizde, terör dahil çeşitli suçlardan yakalandığında hemen kapımıza dayananlar, bizim onlara ilettiğimiz dosyaları işleme dahi koymuyorlar. Avrupa Birliği kurumlarının, fasıllardan serbest dolaşıma ve yardımlara kadar her konuda ülkemize karşı sergilediği iki yüzlü tutum öylesine alenileşti ki artık bu durumu örtecek mazeret dahi bulamıyorlar. Türkiye'nin, 1959 yılında ilk başvuruyu yaptığı, 1963 yılında Ankara Anlaşması'nı imzaladığı tarihten beri gösterdiği sabrı, Avrupa Birliğinin yanlış anladığını görüyoruz. Demek ki hala anlayamamışlar. Buna rağmen, şunu açıkça ifade ediyorum. Bu süreci bitiren, havlu atan, vazgeçen taraf biz olmayacağız. Aslına bakarsanız, bizim Avrupa Birliği üyeliğine ihtiyacımız da kalmamıştır.”.
Evet, yukarıda sizlere sunduğumuz bu konuşma metninde söylenenler doğru değil mi?
Türkiye'nin Cumhurbaşkanı tüm Türkiye vatandaşları adına yani 78 milyon insan adına konuşuyor ve onların yıllardır söylemek istediklerini dile getiriyor.
Sadece Türkiye'nin yöneticileri değil tüm Türkiye bıktı artık! 
İşte yine son örnek İspanya! İspanya'da bir referandum gerçekleştirmek isteyen beş milyon Katalana yönelik olarak İspanyol polisinin tavrını çok “kibar” bir şekilde eleştiren AB, eğer aynı durum Türkiye'de olsaydı “nasıl kıyameti koparırdı” çok iyi bilmekteyiz. Türkiye ve Türkler artık bu “çifte standarttan” sıkıldılar. Sabırları taştı.
Türkiye artk “eski Türkiye” değil. “Yeni Türkiye” için ideal bir durum olmasa da gerektiğinde AB üyeliğini olmadığı bir geleceğe korkmadan bakabilmekte. Türkiye'nin AB dışındaki “dünya” ile ilişkileri her geçen gün daha da iyiye gitmekte. Bu nedenle Türkiye'nin “AB üyeliğine mahkum” olmadığını dile getirmesi doğru okunmalı. Türkiye, AB üyeliğine mahkum değil ama AB üyeliğini hala kendisi için tüm diğer alternatiflerden daha değerli olarak görmekte. Bu Türkiye için en doğru olanı. Bu nedenle de Türkiye AB üyeliği yolunda ilerlemeye ve AB stratejisini kararlı bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. 
Türkiye, AB üyeliği konusunda kesinlikle “havlu atan” ülke olmayacak.
Ancak AB'nin de bu durumu istismar etmeyi sürdürmeye son vermesinin zamanı geldi de geçiyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1 Ekim 2017 tarihindeki konuşmasını AB doğru okumalı ve doğru anlamalı. Türkiye artık “eski Türkiye” değil. Bu iyi kavranmalı!

Diğer yazıları...
Android apk indir
avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   avcılar sex shop   avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   beylikdüzü sex shop   samsun sex shop   samsun sex shop   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı  

Yazarlar

Döviz Kurları

  ALIS SATIS
$ USD 5.3710 5.3807
€ EURO 6.0755 6.0865
Arşiv Arama
- -
Medya.Berlin | Haber, Gündem, Video-Röportaj, Spor
© Copyright 2018 Medya.Berlin. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
AKP Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
ÖNEMLİ
A.Ö.L.
Dışişleri Bakanlığı
Berlin Basin Müşavirliği
Berlin Büyükelçiliği
DÜNYA
Adalet Bakanlığı
Almanya Gündem
Berlin Gündem
Avrupa Gündem
Türkiye Gündem