sex shop
avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   avcılar sex shop   avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   beylikdüzü sex shop   samsun sex shop   samsun sex shop   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı  

Almanya için büyük tehlike: FETÖ!


Bu makale 2017-06-22 09:12:13 eklenmiş ve 245 kez görüntülenmiştir.
Ozan Ceyhun

Pazartesi Günü Almanya Dış İşleri Bakanı Sigmar Gabriel Ankara'daydı. İlk önce Türkiye Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'yla iki buçuk saat süren bir görüşme yaptılar. Bu görüşmeler planlandığından uzun sürdüğünden dolayı (yani başka bir nedenden dolayı değil) Başbakan Binali Yıldırım ile olan görüşmesi başbakanın diğer randevuları nedeniyle iptal edilmek zorunda kaldı. Ardından planlanmış olduğu gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi.

İlk önce hemen belirtelim. Sigmar Gabriel, gerçek bir Türkiye dostu olan Almanya eski şansölyesi Gerhard Schröder'in çok yakınında olan bir sosyal demokrat olarak zaten yıllardır Türkiye ile sıcak ilişkilere sahip bir politikacı. Uzun yıllar boyunca Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve AB eski Bakanı Egemen Bağış ile sürekli diyalog halindeydi. SPD Başkanı olduğu dönemlerde gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretlerinde de her zaman Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile “dostça” konuşabilen Avrupalılardan biriydi. 
Almanya Dış İşleri Bakanı olarak ilk defa ziyaret ettiği Türkiye'de de bir kez daha bu ortaya çıktı. Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı basın toplantısının hemen başında Fettulahçı terör örgütü FETÖ tarafından 15 Temmuz'da gerçekleştirilen kanlı darbe teşebbüsünü dile getirerek o günlerde Almanya'yı temsilen bir hükümet temsilcisinin hemen Ankara'ya gelmemiş olmasını bir hata olarak tanımlayarak özeleştiri yaptı. Bu çıkışı aslında tüm AB için anlamlıydı. Çünkü 15 Temmuz 2016 tarihinde gündeme gelen kanlı darbe girişiminin ardından sadece Almanya değil tüm AB sınıfta kalmıştı. Türkiye'de teröristler tarafından faşist bir rejim kurmak amacıyla denenen ve çok sayıda insanın ölümüne ve yaralanmasına yol açan darbe girişimi özünde demokrasiye karşı bir saldırıydı ve buna en başta AB ülkelerinin tepki vermesi gerekirdi. Basın bildirileri ile değil. Bizzat Ankara'ya gelip dayanışma içinde olduklarını göstermeleri gerekirdi. Olmadı maalesef.
İşte bu açıdan Almanya Dış İşleri Bakanı Sigmar Gabriel'in hem Fettullahçı terör örgütü FETÖ hem de PKK terör örgütü hakkında Türk milleti ile aynı duyguları paylaştığını dile getirdiği samimi sözleri çok anlamlıydı. Üstelik bu sözleri hem kapalı kapılar ardında hem de kamuoyu nezdinde aynıydı. Türkiye AB ülkelerinin politikacılarında bu samimiyete pek alışık değil. Onların bir çoğu genellikle kapalı kapılar ardında söylemediklerini medyaya söyleyenler olarak tanındılar.
İşte bu nedenle AB'nin en önemli ülkesi Almanya ve Türkiye arasında var olan sorunların ve de bundan sonra atılacak adımların “dobra, dobra” konuşulduğu bir ziyaret gerçekleştirmiş oldu Sigmar Gabriel. İnşallah bu stil tüm AB temsilcileri için bir örnek olur. Çünkü hem Türkiye ve Almanya arasında hem de Türkiye ve AB arasında var olan sorunların çözümü ve geleceğe yönelik olumlu adınların atılması için “dobra, dobra” konuşulan bir ortama acilen ihtiyaç var.
Türkiye açısında bu zaten gerçekleştirilen olay. Hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem de Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu muhataplarıyla çok açık ve dobra, dobra konuşmaktalar her konuyu.
Pazartesi günü de öyle oldu.
Almanya ve AB medyasında yansıtıldığı gibi olmadığı bir kez daha ortaya çıktı var olan sorunların. Örneğin İncirlik üssündeki Alman askerlerini Almanya Federal Meclisi (Bundestag) Savunma Komisyonu heyetinin ziyaretine karşı değil Türkiye! Alman kamuoyu bu konuda aldatılmakta. Türkiye sadece ve sadece eğer bu heyet içinde varlarsa açıkça PKK terör örgütüne detsek verdiği kanıtlanmış üyelerin ülkesine gelmesine karşı. Türkiye'de onbinlerce insanı katletmiş ve de Almanya'da da AB'de de yasak olan bir terör örgütüne destek verdiği bizzat Alman makamları tarafından da bilinen bazı demokrasi özürlü, terör destekçisi Alman milletvekillerini ülkesinde görmek istemiyor. Eğer Türkiye'de bazı milletvekilleri halen Almanya'da tamamen yok edilememiş olduğu arada bir açıklanan “Baader-Meinhof (Kızıl Ordu)” terör örgütüne destek veriyor olsaydı aynı durum Almanya için de geçerli olmaz mıydı? Terörü destekleyen demokrasi özürlü şahıslar isterlerse milletvekili olsunlar hiç bir demokratik ülkeye kabul edilmemeliler.
İşte Almanya ile yaşanmakta olan “İncirlik” krizinin” ana nedeni bu! 
Aslında bu kriz Almanya ve AB için bir başka konuda büyük bir şans. Hem Almanya hem de AB kendi ülkeleri içinde çöreklenen, kökler salan ve günün birinde aynı DAESH'te yaşandığı gibi büyük bir tehlike olabilecek terör örgütleri konusunda duruşlarını özeleştiri yaparak değiştirmeleri kendi lehlerine olacaktır.
Pazartesi Günü Almanya Dış İşleri Bakanı Gabriel hem Dış İşleri Bakanı Çavuşoğlu'ndan hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Almanya'daki PKK, PYD, DHKP-C ve Fettullahçı terör örgütü FETÖ konusunda kendisinin bir çoğunu ilk defa öğrendiği konularda bilgilendirildi. Hatta basın toplantısında açıklandığına göre son günlerde Yunanistan'dan Almanya'ya kaçan ve şu an orada bulunan eli kanlı iki eski generalin isimleri de kendisine verildi. Yunanistan'ın darbeci faşist albaylarına ya da Şili'nin faşist generali Pinochet'e tavır alan Almanya'nın demokratlarının Türkiye'de meclisi bombalama, insanları katletme ve ülkeyi kana bulama emri veren iki faşist generale sığınma olanağı tanıması nasıl kabul edilebilinir? Şu anda sadece Almanya'da dört yüz civarında “Türkiye Cumhuriyeti'nin diplomat pasaportu taşıyan” diplomatı ve subaylar bulunmakta. Bunlar Fettulahçı terör örgütü FETÖ'nün emrinde olan teröristler. Acı olanı ise Almanya gibi faşizm konusunda en deneyimli ülke olan bir ülkenin bu faşistlere kayıtsız kalması. Onlara sığınma hakkı vermesi. 
Oysa bu Fettullah Gülen adındaki İslam dinini istismar ederek bir çok islam ülkesini içerden ele geçirmeyi amaçlayan terör örgütü elebaşının tüm Almanya için de büyük bir tehlike olduğunu sadece ben iddia etmiyorum. Bu gerçeği bile çok sayıda Alman sorumlu, politikacı ve gazeteci var. Elbette Fettullah Gülen, Almanya'da bir darbe yapamaz ve ülkeyi ele geçiremez ancak şu anda onun “sapık kafa yapısının” emrinde beyinleri yıkanmış binlerce terör sempazitanı Almanya'da son gelişmelerden cesaret almaktalar. Almanya'da yaşamakta olan bu insanlar Fettullah Gülen'in etkisi altında her zaman Almanya toplumu için büyük bir tehdit oluşturmaktalar. Oysa Almanya, Türkiye ile işbirliği yaparak Fettullahçı terör örgütü FETÖ'nün elebaşlarını etkisiz hale getirebilir ve onların Almanya'da masum insanların beynini yıkamasını engelleyebilir. 
Sigmar Gabriel aslında bu konuda partisi SPD'yi de düşünmek zorunda. Çünkü Fettullahçı terör örgütü FETÖ bol sayıda SPD üyesi ve Almanya'da medyada sözcüsü konumunda bir isimle SPD'nin Türkiye kökenli milletvekilleri toplantılarına katılarak Türkiye'yi savunan insanlarımızı karalamaya çalışmakta. Bu gelişme SPD için de büyük bir tehdit konumunda. FETÖ üyesi SPD'liler bu parti için kara leke konumundalar.
Aynısı PKK terör örgütü içinde geçerli. Almaya'da yaşamakta olan Kürtler için büyük bir tehit olan bu örgütün özellikle Almanya'daki kürt işadamlarına baskı uygulayarak haraç aldığını sadece ben iddia etmiyorum. Almanya'da bu konuyla ilgili kurumların raporları ortada. Çok sayıda Alman yönetici, politikacı ve gazeteci benden çok daha fazlasını bilmekteler.
İşte yaşanan “İncirlik Krizi” bile bu terör örgütleri nedeniyle gündeme gelmekte. Eğer Türkiye'yi ziyaret eden Alman milletvekilleri arasında açıkca PKK terör örgütü mensupları ve paçavralarıyla dayanışma içinde olduklarını açıkca sergileyen bazı şahıslar olmasa böyle krizler zaten hiç yaşanmayacak. Ancak PKK terör örgütü ile “flört eden” bazı siyasi partiler özellikle temsilcilerini bu tarz şahıslar arasından seçmekteler. Çünkü amaç Türkiye ve Almanya ve de Türkiye ve AB arasında krizleri kışkırtmak. Bu krizle en çok terör örgütlerini sevindirmekte.
Türkiye'nin Almanya, Almanlar ve Alman askerleri ile hiç bir sorunu yok. Bu AB için de geçerli. Türkiye için tek sorun Türkiye'de her gün güvenlik güçlerine ve sivillere saldıran terör örgütlerine ve bu cinayetlere verenler. Çünkü onların tetik çeken teröristlerden hiç bir farkı yok. İster milletvekili isterse gazeteci kimliği taşısınlar eğer kanlı terörü destekliyorlarsa bu şahsların terörün her gün kan akıttığı toprakları ziyareti elbette kabul edilemez.
Bunu en iyi Alman kamuoyu anlar aslında!

Diğer yazıları...
Android apk indir
avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   avcılar sex shop   avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   beylikdüzü sex shop   samsun sex shop   samsun sex shop   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı  

Yazarlar

Döviz Kurları

  ALIS SATIS
$ USD 5.7794 5.7898
€ EURO 6.6943 6.7064
Arşiv Arama
- -
Medya.Berlin | Haber, Gündem, Video-Röportaj, Spor
© Copyright 2018 Medya.Berlin. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
AKP Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
ÖNEMLİ
Dışişleri Bakanlığı
Berlin Basin Müşavirliği
Berlin Büyükelçiliği
A.Ö.L.
DÜNYA
Almanya Gündem
Berlin Gündem
Avrupa Gündem
Türkiye Gündem