Türkiye’nin yeni modern ve demokratik anayasası


Bu makale 2017-02-13 15:02:49 eklenmiş ve 392 kez görüntülenmiştir.
Ozan Ceyhun

Bu yazıyı Avrupa'da bize çirkin bir şekilde saldıran medyanın etkisindeki Avrupalı dostlar için onların dilinde sundum. Sizlerle de paylaşıyorum:

AB medyasında yeni bir anayasa hazırlığı içinde olan Türkiye hakkında çok sayıda makaleler yayınlanmakta. AB kamuoyu bir kez daha Türkiye hakkında yanlış bilgilendirilmekte. PKK ya da Fettullah Gülen terör örgütü mensupları ya da destekçileri özellikle Almanya, Belçika ve Hollanda medyalarında bizzat yorumlar yazarak çirkin bir algı operasyonunu yönlendirmekteler. Böylesine çirkin bir kampanyanın tek bir amacı var Türkiye'yi karalamak ve kamuoyu nezdinde itibarını zedelemek.

Oysa gerek farklı.

1980 yılından beri Avrupa'da “demokratım” diyen herkesin red etmesi gereken bir anayasaya sahip Türkiye. 1980 yılında darbe yapan “faşist cunta” tarafından hazırlatılan ve “şeffaf zarflar” içinde kimin “evet”, kimin “hayır” dediğinin tespit edildiği anti-demokratik bir oylama ile zorla kabul ettirilen bir “askeri cunta anayasası” 36 yıldır Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünde en büyük engeli teşkil etmekteydi. 1980'nin cuntacıları kendi “anti-demokratik düzenleri” için bir anayasayı Türkiye'ye dayatmışlardı. İşte Türkiye bugün bu “anti-demokratik” anayasayı değiştirmekte.

AB medyasında Türkiye'nin yeni anayasasına karşı yazılan makaleleri okuyanların ise 18 maddelik bu yeni anayasanın içeriğinden haberi olmadıklarından kandırılmaları maalesef çok kolay oluyor.

TBMM günlerce tartışarak Pazar akşamı 18 maddelik yeni anayasanın ilk tur oylamasını yaptı ve kabul etti. Yarın ikinci tur başlayacak. İkinci tur sonunda da kabul edildiği takdirde Cumhurbaşkanına sunulacak ve o da onaylarsa 2 ya da 9 Nisan 2017 tarihinde seçmenler karar verecekler. Yani kısacası yeni anayasa hakkında kararı referandumda Türk milleti verecek.

Türkiye'nin modern ve demokratik bir anayasaya sahip olması ülkenin daha istikrarlı ve daha iyi yönetilir olmasını sağlamak amacına yönelik bir reform. Yeni anayasa sayesinde gereksiz bürokrasi azaltılarak karar mekanizmaları daha effektif işler hale gelmiş olacak. 
Türkiye'ye karşı algı operasyonlarında en çok kaleme alınan bir yalan ise “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu anayasa sayesinde diktatör gibi güçlü olacağı” yalanı. Oysa 1980 askeri cuntası anayasası sayesinde cumhurbaşkanları bugün tüm yetkilere sahipler ve kendilerine hesap sorulamamakta. Yeni anayasa kabul edildikten sonra ise cumhurbaşkanları meclis tarafından çok daha etkin bir kontrol altında olacaklar. Başbakanlık makamının kaldırılması ise devlet yönetiminde gereksiz çok başlılığın kaldırılması ile ilgili bir pragmatik adım. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun başında olması zaten günümüz Türkiye'sinde pratikte yaşanan bir durum. Bakanlar kurulu toplantıları hali hazırda cumhurbaşkanlığında yapılmakta. Yeni anayasa buna bir düzen getiriyor. Gereksiz makamların devreden çıkması devlet yönetiminin daha sağlıklı işlemesini amaçlamakta.

AB medyasında maalesef gerçekler dile gelmemekte. Örneğin yeni anayasa sayesinde seçme ve seçilme yaşı 25'ten 18'e indirilmekte. Bundan daha demokratik ne olabilir. AB ülkelerinde tüm sosyal demokrat partiler bunu doğru bulmuyor mu? Hatta bazı ülkelerde 16 yaş tartışmaları yapılmıyor mu?

Yine aynı şekilde mecliste 550 olan milletvekili sayısı yeni anayasa ile 600 olacak. Bunun neresi “anti-demokratik”?

Ülkede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir “diktatör gibi olanaklara” sahip olmasını isteyen hiç seçme ve seçilme yaşını 18 yapmak ister mi? Diktatörler en çok gençlerden korkar! O nedenle 1980 cuntasının anayasasında yaş sınırı 25 idi! Diktatörlerin en etkin ve radikal muhalefeti gençlerdir. Türkiye'de ise gençlere bugüne kadar sahip olmadıkları demokratik haklar sunulmakta.

Avrupalı dostlarıma soruyorum: hangi diktatör mecliste daha çok milletvekili olmasını ister? Bırakalım diktatörleri hangi “despot yönetim” mecliste “eleştiri” ister. Türkiye'nin yeni anayasası ise milletin mecliste daha iyi temsil edilmesini amaçladığından milletvekili sayısı 600'e çıkarılmakta.

Türkiye konusunda tek taraflı karar vermek istemeyen tüm Avrupalı dostlarımıza Türkiye'nin yeni anayasasının modern ve çok daha demokratik olmasını sağlayan 18 maddesini okumalarını öneririm. Bu 18 maddenin tümü AB değerlerine uygun ve demokrasi açısından değerlendirildiğinde örnek ülkeler olarak tanımlanan bazı AB üyesi ülkeler anayasaları ile de tam bir uyum içinde olduğunu tespit edeceklerinde hiç şüphem yok.

Türkiye'nin gerçekten modern ve daha demokratik bir ülke olmasını isteyenlerin bu yeni anayasayı desteklemesi en normal olanıdır.
Ancak Türkiye karşıtlarının ya da Türkiye ile çıkar çelişkisi olan çevrelerin ve ülkelerin yeni anayasaya karşı olmalarını çok iyi anlıyabiliyorum. Çünkü modern ve demokratik bir anayasa ile yönetilen bir ülke istikrarlı ve de istikrarlı olduğu için de güçlü bir ülke olur. İşte sorun da burada! istikrarlı ve güçlü bir Türkiye'nin istenmemesi!

2002 yılından beri modernleşen, demokratikleşen ve güçlenen Türkiye bu konudaki “ufak, ufak adımları” bazı çevreleri yeterince rahatsız etmekteydi. Şimdi Türkiye'nin yeni anayasası ile “dev bir adım” atması “paniğe” neden olmakta!

Ancak tüm bu engelleme çabaları boşuna. Türk milleti uyandı ve kendisi için “neyin doğru, neyin yanlış olduğunu da” çok iyi bilmekte.

Diğer yazıları...
Android apk indir

Yazarlar

Döviz Kurları

  ALIS SATIS
$ USD 6.1360 6.1471
€ EURO 6.9501 6.9626
Arşiv Arama
- -
Medya.Berlin | Haber, Gündem, Video-Röportaj, Spor
© Copyright 2018 Medya.Berlin. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
AKP Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
ÖNEMLİ
Dışişleri Bakanlığı
Berlin Basin Müşavirliği
Berlin Büyükelçiliği
A.Ö.L.
DÜNYA
Almanya Gündem
Berlin Gündem
Avrupa Gündem
Türkiye Gündem