Fransız Yargısından Özel Sektörde Türbana 'Şartlı Onay'

Fransız yargısı, bazı koşullara bağlı olmak kaydıyla, özel sektörde türban takma hakkını onayladı. Micropole adlı firmada, bundan 10 yıl önce türban taktığı için kovulan bilgisayar mühendisi Asma Bougnaoui, Versailles Temyiz Mahkemesi'ne açtığı "haksız işten atma" davasını kazandı

Fransız Yargısından Özel Sektörde Türbana 'Şartlı Onay'

PARİS — 

Fransız yargısı, bazı koşullara bağlı olmak kaydıyla, özel sektörde türban takma hakkını onayladı. Micropole adlı firmada, bundan 10 yıl önce türban taktığı için kovulan bilgisayar mühendisi Asma Bougnaoui, Versailles Temyiz Mahkemesi'ne açtığı "haksız işten atma" davasını kazandı. Kovulan kadın mühendise hak veren Temyiz Mahkemesi, "işten atma kararının iptaline ve işyerinin işçisine 23 bin Euro tazminat ödemesine" hüküm getirdi.

Uzun bir yargılama sürecinin ardından Versailles Temyiz Mahkemesi 10 yılın sonunda, özel sektörde türban takılmasına ilişkin tartışmalara önemli bir nokta koydu. Asma Bougnaoui, 2008 yılında, Micropole firmasında bilgisayar mühendisi olarak göreve başladığında türbanı ile çalışıyordu. Ancak firmanın bir müşterisi olan dev sigorta şirketi Groupama'ya göreve gittiğinde, Groupama yönetimi, Micropole'e türbanlı bir çalışanı olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Micropole yetkilileri, Asma Bougnaoui'den bir dahaki sefere türbanını çıkararak misyona gitmesini istedi. Ancak genç kadın türbanını çıkarmayı reddetti. Micropole buna karşılık müşterilerini kaybetme riski olduğunu belirterek Asma Bougnaoui ile yollarını ayırdı. İşyerindeki bazı arkadaşlarının da rahatsızlıklarını dile getirmesi üzerine, Asma Bougnaoui, işe başladıktan bir yıl sonra, 2009 yılında atıldı.

İşten atılma kararını mahkemeye götüren Asma Bougnaoui, "dini inancına bağlı olarak ayrımcılığa" uğradığını iddia etti. Uzun yargılama sürecinde dava önce İş Mahkemesi'nde, ardından temyiz alt mahkemesinde görüldü. Her iki mahkeme de, şirket yönetimine hak vererek, "işten çıkarma eyleminin haklı ve ciddi sebeplere" dayandığına karar verdi.

Avrupa Adalet Divanı görüşü

Asma Bougnaoui davayı bir üst merci olan Yargıtay'a götürdü. Konunun önemine dikkat eden ve temkinli davranan üst Temyiz Mahkemesi, Avrupa Birliği Adalet Divanı'ndan görüş istedi.

O dönem AB Adalet Divanı, "bir işverenin, müşterisinin isteğine bağlı olarak, yanında çalışan bir işçisinin İslami bir türban takmasının, profesyonel ve belirleyici bir mesleki gereklilik olmadığına" karar vermişti. Avrupa Adalet Divanı, belirli koşullar altında, müşterilerle temas halinde olan çalışanlarının, türban gibi, dini ve politik göstergeleri görünür şekilde kullanılmasının yasaklanabileceğini" belirtti. Mahkeme, bu konuda önceden bir iç genelge ya da kural belirlenmemişse, dini işaretlerin yasaklanmasının meşruiyetinin 'kanıtlanmasının çok zor olduğuna' işaret etmişti.

Micropole: "Sözlü olarak söyledik"

Micropole firması, böyle bir kuralın bulunduğunu ve bunu Asma Bougnaoui'ya işe alım sürecinde sözlü olarak söylediklerini öne sürdü. Yargıtay, Micropole'ün savunmasındaki bu ifadeyi alarak, "işverenin sözlü olarak verdiği bu bilginin yalnızca bir tek dini sembole dönük olmasından dolayı ayrımcı karakter taşıdığı" kararına vardı. Bir alt mahkemenin onayladığı işten atma kararını da bozarak, dosyayı yeniden görüşülmek üzere Versailles Temyiz Mahkemesi'ne geri gönderdi. Versailles Mahkemesi de, 10 yıl sonra kararı bozarak, Asma Bougnaoui'ye hak verdi.

Türban konusuna açıklık getiriyor

Bu uzun yargı süreci Fransa'da yıllardır tartışılan "özel sektörde türban takılması" konusunda, işverenin nasıl davranması gerektiği hususuna açıklık getirdi. Bu kararla, şirketlerin, bir iç düzenleme yaparak, "tüm politik, felsefi ya da dini işaretlerin görünür şekilde kullanılmasını" yasaklayabilmesi yolu açıldı. Bu düzenlemenin yalnızca "müşterilerle temas halinde olan çalışanlar için" getirilmesi sınırı çizildi. Eğer bir çalışan bu kurala uymayı reddederse, işverenin, eğer olanaklıysa, işten çıkarmadan önce, müşterilerle temas içinde olmayacağı başka bir pozisyon önermesi hükmü de getirildi.

Yasa ne diyor?

Yasa, özel sektörde dini işaretlerin taşınmasına ya da kıyafetlerin giyilmesine izin veriyor. Ancak bununla birlikte, 'istediği gibi giyinme özgürlüğünü temel bir özgürlük olarak' görmüyor ve işverenin güvenlik, sağlık ya da hijyen gibi nedenlerle bazı kıyafetlerin yasaklanması, bazı kıyafetlerin ise 'giyilmesini' istemesini onaylıyor. Ancak bu kuralların, iç prosedür kurallarına yazılması gerekliliğinin altını çiziyor.

Yasanın bu detayı önem taşıyor. Zira Asma Bougnaoui'nin avukatı İmen Bichaoui, "Hiçbir yasa maddesinin, türban ile işe gitmenin yasak olduğunu belirlemediğine" dikkat çekiyor. Micropole'ün avukatları ise, bu konunun davacı eski çalışana sözlü olarak bildirildiğini savunuyor.

Versailles Temyiz Mahkemesi'nin aldığı karar, şüphesiz, özel şirket yöneticilerine, dava durumunda yeni hukuk savaşları ile karşılaşmamak için, bu konudaki politikalarını net bir şekilde belirlemesini öneriyor. Yargı, sözlü bir kuralın, yasa önünde geçerli olmadığını da bir kez daha doğruluyor.